Yeni Hükümette Bir Adanalı Bakan Görmek İsterdim

Prof.Dr. İbrahim Ortaş
 

Adana'dan Bir Milletvekilinin Bakan Olması Bekleniyordu, Olmadı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında kurulan 61 hükümetin Bakanlar Kurulu Cumhurbaşkanı tarafından onaylandıktan sonra gözler kimin bakan olarak atandığına çevrildi. Benim gözüm kimin bakan olmasından çok Adana gibi sorunu büyük bir ilimizden bir bakanın çıkmış olmamasıdır. Bakanların isimleri okunurken, aynı zamanda bakanın hangi ilin milletvekili olduğu da belirtiliyor. Son yıllarda her milletvekilliği seçimi sonrası böyle bir beklenti oluşmaktadır. 2011 Haziran Seçimlerinden sonra da böyle bir beklenti oluştu, Adana'nın yerel basınında bu doğrultuda beklentiler ve haberler işlendi. Ben de değişik ortamlarda sözlü olarak arzumu ve beklentimi ifade etmeye çalıştım. Ancak umutlar gelecek bahara kaldı.

Adana ülkemizin tarım ve enerji koridorunun merkezindeki en gelişmiş illerinden biridir. Doğaldır ki bakanlar milletvekili oldukları illerin sorunlarını daha iyi bilmekte ve siyasi gelecekleri açısından seçildiklere yere daha fazla hizmet sunarak gelecek seçimi garantilemek isterler. Hükümet kurulurken, gönlümden geçen Adanalı bir milletvekilinin Bakan olarak atanması yönündeydi. Bu bağlamda Adananın sorunlarının ele alması ve yeniden Adana'ya bir canlılığın getirilmesi sağlanabilirdi. Hele icracı bakanlıklardan birine bir Adana Milletvekilinin atanması Adana'ya çok güç katacaktı. Bu bağlamda, Adanalı bir vekilimizin Bakan olması Adana için çok büyük bir başlangıç ve kazanım olacaktı.

Adana Milletvekillerinden Bakanlık Yapacak Biri Yok mu?
Genelde Adanalılar da oluşan kaygı acaba bakanlık yapacak nitelikte milletvekili mi çıkaramıyoruz? Temelde iktidar partisinin her milletvekili bakanlık yapacak potansiyele sahiptir. Eğer Adanalı milletvekillerini yetersiz görüyorsak Adanalı olmayan bakanlık yapacak bir aday dışarıdan gösterilebilirdi. Milletvekili aday adayları Siyasi Partiler tarafından Ankara'dan tespit edildiğine göre, isterlerse Şanlıurfa, Mersin, İzmir, bursa örneğinde olduğu gibi bakan yapılmak istenen bir milletvekili adayı Adana'dan sıraya alınabilirdi. Konuştuğum bir çok Adanalı bu görüşte.

Adananın Sorunu Gerçekten Anlatılmayacak Kadar Çok Ciddi.
Nüfus yoğunluğu yönünden de Adana hatırı sayılır bir nüfusa sahiptir, yaklaşık 2 milyon. Adana; eğitim, ekonomik, alanında gerilemektedir. İşsizlik sıralamasında Adana son birkaç yıldır TÜİK verilerine göre ilk sırada ve %20 düzeyinde yer almaktadır. Eğitilmiş 18-25 yaş arası genç nüfus içinde de yine Adana işsizlikte ilk sırada yer almaktadır. Bu arada basına yansıyan bilgilerden de Adana'da 100 yakın fabrikanın kapandığı, çoğu iş yerinin artık işletilemez durumda olduğu belirtiliyor. Adana'da uzun zamandır yatırımlar yapılmadığı, sanayinin gerilediği biliniyor. Adana başta Güneydoğudan gelen göçe rağmen batıya yönelik göç de vermektedir.

Adana'daki Meslek Örgütlerinin Çabaları Sonuç Vermiyor
Adana'da açıkçası birçok sorunun olmasına rağmen ortalıkta laf çok ancak icraat yok ifadesine uygun olarak Adana'da yaprak kımıldamıyor. Adana adeta sahipsiz. Adana'da oturan herkes son on küsur yılda fazla bir şey değişmediğini rahatlıkla söyleyecektir. Çoğu kişi Adana'da son yıllarda yönetim sorunu olduğunu belirtiyor. Adanalı da, Adana'nın gözden çıkarıldığını ve Adana'ya devlet katında ilgi gösterilmediğini belirtiyor. Adana'da iki yıla yakındır Belediye Başkanlığı vekâleten yürütülüyor. Anakent Belediyesi ile İlçe Belediyeleri arasındaki koordinasyon eksikliği basına yansıdığı kadarı ile Türkiye genelinde olduğu gibi çok da ortak iş yapmaya yatkın değildir. Bütün bu kopukluk ve iletişimsizlikler beraberinde Adananın sorunlarına sorun katmaktadır. Hatta denilebilir ki Adana'daki sorunlar bütün Çukurova'daki diğer illere de zarar vermektedir.

Adana'da yönetim ve teknokrat kadar, kentin dinamikleri de açıkçası pasif. 2000'li yıllarda iyi niyetle başlayan Adana Güç Birliği Vakfı'nın Tarım ve Sağlık konusundaki durum tespiti çalışmaları maalesef ileriye taşınamamıştır. TMMOB' inin 2008 ve 2011 de düzenlediği Kent Sempozyumlarına yönetimler ilgisiz kalmıştır. 2007 yılında TMMOB Makine Mühendisleri Odasının Adana'nın Sanayileşmesi ve Çevre Sempozyumunda alınan kararlar da yine yetkili çevreler tarafından hayta geçirilmedi. Adana Sanayiciler ve İş Adamları Derneği kendi çapında Sivil Toplum Örgütleri ile bir dizi etkinlik düzenlediği basına yansıdı ancak oradan da ciddi bir çıkış sağlanamadı. Bir vatandaş geçenlerde Adana'nın bir yerel kanalı dahi uydu ortamında yayın yapamıyor. İleri teknoloji ortamında Adana gibi büyük bir metropollün yerel TV kanalını Adana dışında oturan Adanalı tarafından izleyememektedir.

Adana'daki Kütün Kurum ve Kuruluşlar İnsiyetif Almak ve Toplumu Dinamikleştirmek Zorundadırlar
Adana'daki gözlemlerim sonucunda Adana'da ciddi bir memnuniyetsizlik ve umutsuzluk hâkim. Açıkçası Adananın sivil insiyatif, Demokratik Kitle Örgütlerine, Üniversite çevresi ve diğer ilgili ve halkın konuyu canlı tutması gerekir. Adanalının soruna sahip çıkması için her kesimin siyasi iradeden taleplerini dile getirmelidir. Adanalı seçmenlerden parti gözetmeksizin Adanalı milletvekillerinden kentin ve bölgenin sorunlarına sahip çıkmaları ve Adana'dan bir Bakanın hükümete yer alması taleplerini dile getirmelidirler. Adananın simgesi olan bereketli toprakların yeniden bereketlenmesi ve her alanda üretici konuma geçmesi için herkesin yeniden kolları sıvaması gerekir. Tabii devlet desteği ve koordinasyonu öncelikli olmak zorundadır.
Adana'nın ve Adanalının da bu konuda potansiyeli var ve üstesinden gelebilecek güçtedir. Yeter ki öncülük edilsin ve geleceğe yönelik umutlar ışıldasın.

Çukurova'nın bereketli topraklarının kalbi olan Adana'nın dinamizmi Türkiye'nin dinamizmidir. Adana'ya ne kadar değer verirsek Türkiye o kadar ileriye gider.

 

 

 
 
Çukurova Üniversitesi
Ziraat Fakültesi, Toprak Bölümü
OHIO, ABD - 20.07.2011
iortas@cu.edu.tr
 http://sufizmveinsan.com