Nesîmî Divanı - 2. Bölüm
Meryem Irmak
 

29 Nisan 2009
 

Gör sen seni kim ne cism ü cânsen

Maksûd-ı vücûd-ı Kün fe-kân sen

 

Her kimse ki esridi bu meyden

Hayy-i ebed oldu zât-i hayden

 

Nefsini çü bildi Rabbı

Tevhîd yolunda ekdi habbı

 

Ey Hakdan ırak olan azâzîl

Ger dîv değilsen Âdemi bil

 

Âdemde tecellî kıldı Allâh

Kıl Âdeme secde olma güm-râh

 

Şeytân-ı la’îne uyma zinhâr

Anun sözünü işitme ey yâr

 

Hakdan sana Lâ lüti’hu geldi

Hem Ve’scüd va’kterib diyildi

 

Çalındı kıyâmetin nefîri

Ey sağır işitmedin safîri

 

Haşrîn günü geldi uykudan dur

İnanmaz isen gözünü aç gör

 

Uykudan uyan ki mahşer oldu

Gör neçe zamâne pür-şer oldu

 

Sûr ünün işitmedi kulağın

Dayandı bu köprüden ayağın

 

Çün mahrem-i kul kefâ değilsen

Bîgânesen âşinâ değilsen

 

Kopdu kıyâmet kuruldu mîzân

Haşr oldu inan bulundu Yezdân

 

Her kimse ki tanıdı bu cânı

Bir zerreye saymadı cihânı

 

Yerden çıkageldi Dâbbetü’l-Arz

Uş sırrını eylerem sana arz

 

Müşrikden ider müvahhidi fark

Ey vay ana kim işi ala zerk

 

Hem hâtem anın elinde fermân

Ya’nî ki benem bugün Süleymân

 

Mûsâ benem uş asâ elimde

Hakdan ezelî kılıç belimde

 

Halkın alına basar asâyı

Ya’nî ki bilin bu istivâyı

 

Ya’nî ki bu istivâdadır Hak

Ol mâlik-i mülk ü hayy-i mutlak

 

Hum cennet ü ham u hem likâdır

Rahman ile arşi’stevâ dır

 

Ger sen geçesin bu bu istivâdan

Âzâd olasan kamu belâdan

 

Hakdan bu sırât-ı müstakîmi

Bil sen ki budur Hakın na’îmi

 

Yüzün bu cihetten oldu beyzâ

Mün fazlı âlihünâ te’âlâ

 

Elfâz-ı Nesîmî gör ne cândır

Deryâ-yı muhît u dürr ü kândır

 

Âdem tükeli Hak oldu bilgil

Mescûd-ı hakîka secde kılgıl

 

Fazl ister isen hakîkat ey yâr

Sa’y eyle bu işe kalma zinhâr

 

Dal bu bahre v’al bu gevheri sen

Ta kim bileler ki cevherîsen

 

K’ebyât-ı Ebu’l Fazl Nesîmî

Min matla’ı hâzihî naîmî

 

El-hak bu Nesîmî âyetinden

Gel oku anun nihâyetinden

 

Bu bahre dalalıdan Nesîmî

Terk eyledi ol zer ile sîmi

 

                                                  2

Ey Hak ehli yakîn imiş bu haber

Ki bilen nefsinidir ehl-i nazar

 

Özünü kim ki bildi buldu Hakı

Özünü bilmeyenler oldu şakî

 

Ey hakı isteyen gel insân ol

Kara taş olma la’l ü mercân ol

 

Ger dilersen sa’âdet-i ebedî

Tamuyı bil ki niçin oldu yidi

 

Sekiz oldu kapusu uçmağun

Neye dört oldu suyu ırmağın

 

Tûbî ağacının nedür yemişi

Hak anı er yarattı yoksa dişi

 

Hûr u gılmân neden ibârettir

Hüve men hû neye işârettir

 

Kevser ü selsebîl ü mâ’-i ma’în

Mak’ad-ı sıdk ile makâm-ı emîn

 

Ne demekdir bana beyân eyle

Bu nihân sırrı gel ayân eyle

 

Ne aseldir ne ma’ ü hamr ü leben

Şol ki Kur’anda Hak dedi rûşen

 

Bunların aslını nedendir bil

Gör ne şeydense olma egri dil

 

Bunları bilmeyen ne bilmiş ola

Adı anın evi yıkılmış ola

 

Kim ki bildi bu ince esrârı

Koydu elden cihân-ı gaddârı

 

Fânî oldu özünden oldu Hak

Bildi kim cümle Hak imiş mutlak

 

Aşk u ma’şûk u aşık oldu yâr

Leyse fi’d-dârı gayruhû deyyâr

 

Kim ki bildi bunları insândır

Bilmeyen anı bil ki şeytândır

 

Ne bilir degme cânavar anı

Hızra sor Hızra âb-ı hayvânı

 

Ey Nesîmî sözündür âb-ı hayât

İçmeyen anı kaldı fi’z-zulümât

 

 

 
 
İstanbul - 29.04.2009
meryemirmak@gmail.com
www.semazen.net
http://sufizmveinsan.com