ZAM ÜZERİNE!..


Siyasetten anlamam, politik ibarelerden kaçarım. Bir kereye mahsus kaleme aldığım “Yeni bir lider doğuyor” başlıklı yazımı da aşırı tenkitler nedeniyle yayına sürmedim.

Aslında, onu  yazmamın sebebi, belirli sürelerde, mistik sahada konuşmalar yaptığım, MHP yandaşı, bir anlamda yayın organı olan İzmit Sancak FM radyosuna borcumu ödemekti.

Yayınlar canlı olarak yapılıyor ve aydın kesime hitap ediyordu. Daha sonra, haftada bir gittiğim İzmit yolunun bitmek bilmez tamiratı nedeniyle, o sohbetler de yarıda kaldı.

Politik olmayan, ama bazı sosyal konulara değinen bir yazım vardı;

“Okuyucu ile Sohbet”...

Mesut Yılmaz’ ın Başbakan olduğu sırada yayımlanan  bu metinde iki konu üzerinde durmuştum;

İlki, İslam’ı yaşam biçimi haline getirmeyi hedefleyen insanın konuşmalarına mutlaka dikkât etmesinin gereği,  aksi halde şartların, kişiyi bazı olaylarla karşı karşıya bırakacağı,

Diğeri ise ;

Yaklaşık yirmi yıldan beri devam ettiği halde, zam uygulamasının asla istenilen düzeyi oluşturamadığı gibi,  fakir fukarayı da menfi yönde etkilediği idi.

O tarihten bu yana  pek bir şey değişmedi gibi...

Özellikle, yakın zamanlardaki fiyat artışlarının kimseyi bir yerlere taşıyamayacağı gün gibi aşikâr...

Hükümetin halka yansıttığı zamlar, gelir seviyesi vasatın üstünde olana göre düzenleniyor anlaşılan...

O kesimin düzeyi, hayat şartlarında baz alınıyorsa, taban altı tabanın bu ülkede yaşama şansı, yok denecek kadar az demektir.

Daha kısa bir süre önce “kolaylık olsun” diyerek, son derece keyfi ve duygusal gerekçelerle  köprüye yapılan yüzde yüz oranlı artışın şokunu atlatmadan, dolara endeksli benzin zamlarıyla karşı karşıya kalıyor insanımız...

Bu da yöneticilerin hayat koşullarından hiç haberdar olmadıklarının açık belgesidir.

Mutlak yaratıcı yüzde bir nisbetinde vururken, yaratılanın vuruşu da ondan az olmuyor.

Maalesef, Türk halkını büyük ölçüde fakirlik ve hayat standartlarında düşme bekliyor.

Hindistan,Pakistan ve Bangladeş kaynaklı filmleri seyredin, örneğini göreceksiniz!..

Bir zamanlar sık kullanılan bir söz vardı;

“Güleriz, ağlanacak halimize” diye...

Herhalde,  o dönemi yaşıyoruz.

Fakirliğe, Hâlik olan Allah’ın takdiri ile alıştık.

Hz. Resulullah ‘ın iftihar ettiğini bildirdiği, ancak yanlışlıkla fakirlik olarak anlaşılan “fakr” hâline ise, yine Cenâb-ı Allah’ın takdiri ile ulaşırız umarım... 

Haftaya başka bir konuda buluşmak üzere...

Ahmet F. Yüksel