Tefekkür Egzersizleri

İhmal ettiğimiz kıymetli bir ibadet tefekkür... Nafilelerin belki de en kıymetlisi.İnsanlığın önderi:”Bir saatlik (anlık) tefekkür bin rekat nafile namazdan hayırlıdır” buyurmuş.Bu hafta, ilahi meltemlerin beynime taşıdığı tefekkür kırıntılarını paylaşmak istedim sizinle..

Rıdvan ve Malik Kimler Acaba?

Cennetin Kapısını RIDVAN; Cehennemin Kapısını MÂLİK isimli melek tutmuş. Onları hep ahret sonrasında görülecek Cennet ve Cehennem isimli mekânların(!?.) bekçisi(!) olarak düşündük. RIDVAN; Cennete gelenlere:"-Hoş geldiniz-Rabbinizden size Selam olsun"(Yasin-58)demek için bekliyor orada..
MALİK ise;"Ayrılın bugün ey Suçlular!.."(Yasin-59) diye azarlayacak günahkârları alevler, lavlar püskürten (...) Cehennem kapısını tutarak...
Böyle düşünürdüm. Ta ki bana bir dost yüreğin hediyesi FUYUZAT-I RABBANİYE' yi okuyana kadar.
Dün geceden itibaren şöyle düşündüm: RIDVAN:RIZAYA ERME-HOŞNUT OLMA VE  KENDİSİNDEN HOŞNUT OLUNMA HALİ...
MÂLİK:SAHİP OLMA-EGEMENLİK İDDİA ETME HALİ...
Cennetin kapısında Rıdvan manası; Cehenneminkinde Malik manası var ise kavramlardan yola çıkarak ortaya serilen manaya hafifçe bir dalalım:

Hakk'dan gelenlerden;işleyişten Razı olarak Rızasına Ermek;Cennet Kapılarını aralıyor!.Bu durumda içimde engin bir ferahlık (İnşirah), güven (Eminlik), doymuşluk (Kanaat) yaşıyorum ki;bu bilinç boyutunda zaten Cennettir.Böyle baktıkça RIDVANIM (Hoşnutluğum) peş peşe kapılarını açar bana saadetin (CENNETİN)...

Yok eğer her şeyi kendimden, ötedekilerden bilirsem, sahip olma düşüncesinin peşine takılırsam, bir de kendimde güç vehmederek olaylara yön vermeye çalışır, irade-i cüziyye perdesi ile perdelenirsem vay halime!...İşte o an MALİKİM (Enem-Egom-Vehmim-Sahip Olduğumu Sandığım Malım-Makamım-Şehvetlerim) tuttuğu gibi kulağımdan azap, kaygı, endişe, hırs ve mutsuzluğa (CEHENNEME) sürükler beni...

RIDVAN; SELAM (kurtuluş ve ferah-güven-kendiyle barışıklık) sana olsun, diyor...
MALİK; MÜCRİMLİK (suçluluk-eziklik-pişmanlık) duygularınla baş başa tat bakalım azabı, diyor bana...
Bir kelimenin manasını düşünmek nerelere sürükledi beni?...Rabbim; Hudeybiye'de Rasülünle RIDVAN BEY'ATİ (Hoşnutluk Sözleşmesi) yapanlara bizleri de dahil eyle!....Selam isminle tecelli buyur Ya Huu!

Kendisi Tek;Alemler Çift

O kendisi TEK ve bizden de TEVHİDE (TEK’E) ERMEMİZİ istiyor...Mümin aynı zamanda MUVAHHİD (TEK’E EREN-TEK GÖREN) olarak tarif ediliyor...Kendisi TEK olduğu halde her şeyi çift yarattığını beyan buyurmuş Kur’an’da:”Her şeyden de çift çift yarattık ki, düşünüp öğüt alasınız.(Zariyat-49)
İnsanı yarattı;BAYAN-BAY, Hayvanı yarattı;DİŞİ-ERKEK, Bulutu yarattı;EKSİ-ARTI
, Hayatı yarattı;
DÜNYA-AHİRET, Günü yarattı;GECE-GÜNDÜZ, Havayı yarattı;SICAK-SOĞUK, Bitkilerden yarattı;
DİŞİL-ERİL, Katmanları yarattı;ARZ-SEMA, Ödül ve Cezayı yarattı;CENNET-CEHENNEM..
Hem TEK’e ermemizi istedi hem de bir sürü çift yarattı.Yetinmedi bir de;Çifte ve Tek’e Andolsun (Fecr-3)
diye yemin etti...Bu kadar çiftin arasında TEKi nasıl bulacağız?...Niye böyle yaptı ki?!....

Maliki Yevmid Din Ne Demek?...
Sufizmde günün sorusu bu..Yani bir anlamda günün tefekkür malzemesi.Bir anlamda bugün bize "bin rekat nafileden daha hayırlı tefekkür ibadetinin" önermesi bu..Bu önermeden hükümlere varacağız.
MALİKİ YEVMİDDİN=Kelime manası vererek gidelim.MALİK=SAHİP  DİN=SİSTEM  YEVM=GÜN…..
SİSTEM GÜNÜNÜN SAHİBİ...Tefsir alimleri şöyle yaklaştılar.Din Günü yani mahşer gününün sahibi...
Hesap gününün sahibi..Ödül ve Ceza Gününün Hakimi, dediler. Böyle deyince sadece uzaktaki bir günün sahibi oluyordu O..Oysa "O her an yeni bir şa'nda" idi...Kur'an kıyamete kadar Baki ise geçmiş ve gelecek nokta-i nazarından değil,  ebediyetin mantığını en iyi anlatan AN bakışı ile değerlendirilmeli idi.Ebediyet ancak şimdi ile kavranırdı.
DİN GÜNÜNÜN SAHİBİ....Onun katında gün ne idi?...Onun katında GEÇMİŞ VE GELECEK olabilir miydi?Geçmişi ve geleceği olmayan ebediyet ve ezeliyyet denen zamanın tek açıklaması vardı:
AN...
Mevlana şöyle dedi:Sufi geçmişe pişmanlık ve geleceğe kaygı duymaz, sufi ANı yaşar...
Sufi ANIN ÇOCUĞUDUR...Sufiliğe niyet eden DİN GÜNÜNÜN SAHİBİni de böyle anlamalı bizce...O halde, mana şudur:MALİKİ YEVMİDDİN=Şu anın, şimdinin, sistemin işlediği bu anın sahibi sadece O..Namazım ancak şöyle ikame olur:MALKİ YEVMİDDİN okurken O'nun okuduğum o anda içimde olduğunu hissettiğimde Maliki Yevmiddin’in hakkını veririm. Anın sahibi Allah....Şimdinin, şu anın, klavye tuşlarına vurduğum şu anın sahibi, sizin bu satırı okuduğunuz anın hakimi ve bende, benimle yazan;sizde sizinle okuyan Allah... Allah Allaaaah Allaaah Allaaah.....Dayanamıyorum bu manaya dayanamıyorum Huuuuuuuuu…

Karanlığın Sırrı Ne?!..

"Her yer karanlık pür nûr o mevki..."
Çok sevdiği karısı Beyrut'ta vefat edince bu meşhur dizeleri yazmış Abdülhak Hamit..Sonra gazelhanların diline name olmuş MAKBER.Farkında mısınız?Işığı, nuru arıyoruz ama HER YER KARANLIK...Işığı beynimle algılıyor, onunla düşünüyor, onunla hissediyorum Ef'al Âlemini. Tefekkürüm onunla, Sıfat Âlemini...Esma Zikrim yine onunla. Zikreden, düşünen;BEYNİM KARANLIK...
Yaratılışın bir boyutuna ayna olan
ANNE RAHMİ KARANLIK.
Işık geçtiği yeri değil, değdiği yeri aydınlatır kuramı gereği UZAYDA KARANLIK...
Rüyalarıma sahne olan UYKUM KARANLIK..
Dünya ve ahretimin köprüsü KABİR KARANLIK...
Ashab- ı Kehfe boyutlar aşırtan;Rasülullah’ın ilk vahyine mekân olan MAĞARA KARANLIK..
Billur sular fışkırıyor derinlerden..
KUYULAR KARANLIK...
Saltanata zindandan eriyor Yusuf. ZİNDAN KARANLIK..

Biz ışığı arıyoruz, nuru arıyoruz...
Bütün
DEĞERLİ ŞEYLER KARANLIKTA...
Ne dersiniz, KARANLIĞIN HİKMETİ NE?...

Mehmet DOĞRAMACI
İstanbul - 21.09.2004
asitane1967@yahoo.com
 http://sufizmveinsan.com

 

 


Üst Ana sayfa e-mail