ÖRTÜCÜ


Yaşantımızda zaman zaman eskiyi arar hale geldik.
Hem de mumla!..
Ve her yönde...
Ahlâki şartlardan bahsediyorum.

Eskiden futbol klüplerinin üç büyüklerinden biri olarak kabul edilen BJK’ de, Kaptan Baba Hakkı vardı.
Asıl mesleği avukatlık olan Hakkı Yeten, sahada tatlı-sert, ama efendi halleri ile tanınırdı.
Maçlarda hata yapan takım arkadaşlarını kırmaz , teskin eder gönüllerini alırdı.
Bilerek laubali davranan biri olduğunda, elini beline koydu mu, gerisini muhatabı olan anlar, yaptığına bin pişman olurdu. Hemen kendine çekidüzen verir, Baba Hakkı da eski haline dönerdi.

Aksine davranan - ki , nadiren olmuştur- soyunma odasına herkesten önce gider,
Hande Ataizi’nin basından kaçmak isterken kullandığı taktiği uygular, pencereden
atlayıp kendini stadyumun dışında bulurdu.

Siyaset sahnesinde de durum farklı değildi. Muhalif görüş, sert tepki ile karşı karşıya kaldığında, sesini kısar mahcubiyetini takınır;
“Şöyle demek istemiştim efendim...” diyerek gönül almasını bilirdi.

Ahlâki konum, toplumun her kesiminde sevgi-saygı sınırları içindeydi.
Tartışmalar, kinayesiz,tatlı bir dobralıkla devam eder; küçük haddini bilir; büyük de rahmetini esirgemezdi.

Ölülerin arkasından asla konuşulmaz, dargın ölen insanların cenazelerine gidilir  iyi yönleri anlatılır, helâllik alınırdı.

Ya şimdi?..

Herhalde bir boyut değişikliği oldu. Duygusal pencereden bakışın ön planda olduğu yaşantılar geçerli artık...

Hz. İsa’ ya, zina yapan bir kadını getirip cezalandırılmasını istediklerinde yanıtı,
“Hiç günah işlemeyen, ilk taşı atsın” olmuş, böylece taşlar ellere yapışmıştı.

Bugün ise o misal, geçerliliğini yitirmiş gibi görünüyor.
Peki Allah’ın Settar ismi nerede kaldı?
Herhalde bu ismin mânâsının ortaya çıkması için, aynen Hz. Adem’ de zemin arayan Sabır ismi gibi  bazi misalleri mi bekleyeceğiz.
Mutlaka bir örnek ile mi o mânâyı yaşamak  gerek?

Hz. Mevlana’nın bir sözü var;
“Kusurları örtmede gece gibi ol..”

Peki siz  ne zaman gece olacaksıniz?!..

Ahmet F. Yüksel
Londra - 20.2.2000