|
 
eğişimin kaçınılmaz
olduğunu kabul edenlerin bile, kendilerine göre, değişmesini
istemediği şeyler vardır.
Zira, bitmez tükenmez istek ve arzular, insanı bir noktada kıskıvrak
yakalıyor.
Öncelikle, bu isteklerin değişime girmesi gerekir.
Şimdi gelin de, şu garip düzende bunlarla başa çıkın!..
Genelde kişiler,
“ne olacaksa olsun, her şey değişsin, ama bu değişmesin” eğiliminde...
Peki, bu nereye kadar devam eder?..
Nereye kadar kabullenilir veya tepki görür?..
“Nereye kadar
?” sorusu “artık yeter, durmanın yeri ve zamanı geldi!”
mânâsına alınabildiği gibi, sınırsız bir
serüvenin varlığını da dile getirmektedir.
Giyimi, kuşamı,
konuşmasıyla ve tuhaf bir
görgüsüzlüğü yansıtan davranışlarıyla birey, acaba
nereye kadar gidebilecektir?..
Toplumsal hayatın
tümüne yansıyan ve yapıcılıktan uzak eleştirel davranışlar nereye kadar sürecektir?..
Beşeri yansıtmaları,
tuhaf alışkanlıkları olan insan, bunu nereye kadar devam
ettirecektir?..
Delicesine seven
bir insanın aşkı onu nereye kadar götürebilir?.
Güzelliği, gençliği
kaybolunca her şey bitecek korkusuyla yaşayan, bütün zamanını
ve parasını bu yolda harcayan, güzellik salonlarından çıkmayan
bir kadının bu yaşam modeli nereye kadar devam edecektir?..
Güzellik uğruna
Çin’de dişlerini kapkara boyayan kadınların, Afrika’da eşlerine
güzel görünmek için dudaklarını -gelenekler
açısından da olabilir -aşağıya doğru sarkıtmaları
nereye kadar sürer?..
Havaların kapalı
ve yağmurlu olduğu günlerde evine kapanıp saatlerce
internetin başından ayrılmayan kullanıcıların
bu hali nereye kadar varır?..
Bu arada,
okullarda yaygınlaştırılması düşünülen internet salgınının
varabileceği nokta nereye kadardır?..
Posta işlemlerinin
internet üzerinden yapılması, internet bağlantısı sağlayabilen
ve ‘e- mail’ adresi olan herkesin
online olması halinde
posta idaresinin hükmü nereye kadar geçerli olur?..
Bireyler, ödemelerini
internet üzerinden yaptıkları takdirde, bankaların kapanacak
şube sayısı nereye kadar varır?..
Bankaların
birbirini satın alması nereye kadar ulaşır?..
Arkadaşını
satan insanın kariyeri nereye kadar geçerli olabilir?..
İstanbul olası
bir depreme karşı nereye kadar hazırlıklıdır?..
Bürokrasi nereye
kadar uzanır?..
Gıybet, çekiştirme,
nifak gibi İslâm’a yakışmayan bireysel davranışlar
nereye kadar devam eder?..
Birtakım
insanların ortaya çıkıp ,birtakım psikolojik gerekçeler öne
sürerek en yakınlarının, belki gizlenmesi gereken yanlarını
ifşa etme cesareti nereye kadardır?..
Bireylerin
yasakları delme arzusu nereye kadar varmaktadır?..
İnsan hislerinin
ne kadarını anlatabilir?..
Dil, din,
cinsiyet, yaş, kültür gibi etmenler nereye kadar sınıf farkı
oluşturabilir?..
Beyaz ve zenci
ayrımındaki kargaşa nereye kadar sürer?..
Fıtratından
kurtulmak istemeyen ve ‘ aynen devam ‘ diyen insanın hali
nereye kadar devam
eder?..
Korkular nereye
kadar gider?..
Özgürlüğün sınırları
var mıdır ? Nereye kadardır?..
“Neden,
niçin, nasıl?”
gibi insanı bıktıran sorular nereye kadar varlığını
koruyabilir?..
İnsan Hadisleri
nereye kadar inkâr edebilir?..
Nereye kadar ‘
Ben’ diyebilirsiniz?..
Meleklerin varlığı
nereye kadardır?..
Kulun kulluğu
nerede başlar, nerede biter?..
“Ulvi” ve
“sufli” gibi kavramlar nereye kadar varlığını devam
ettirebilir?..
Benlik ve ona ait
vasıfların geçerliliği nereye kadardır?..
Kendini
bulamamaktan, tanıyamamaktan ileri gelen hal nereye kadar devam
edecektir?..
İnsan, kendi
tasavvuru, hayali ile yaşadığı
ve yaşattığı özellikler ile
hakikâtinden perdelenip nereye kadar bu hali ile yaşayabilir?..
Bağlantıları
yapamayan, yaşamı olmayan sadece sözsel davranışları
bulunan bir insan, varlığını nereye kadar korur?..
Bireysellikten ümidini
kesebilmen nereye kadar sürer?..
Olmayan
varlığının devam etmesini nereye kadar sağlayabilirsin?..
Nereye kadar gerçekleri
saptırabilirsin?..
Nereye kadar yalana devam edebilirsin?..
Ve...
Ateşin
arkasındaki ilmi alabilmek için daha ”ne kadar”
bekleyeceksin!
İstanbul
- 04.01.2000
http://afyuksel.com
|