aşadığımız bunalımların kökeninde mistisizm ile ilgili sorunlar olduğunu düşündüğüm kadar, bilimsellikten yoksun bir kültürün varlığını da kabul ediyorum.

Mistisizm ile Bilim’i her zaman, kol kola yürüyen iki arkadaş gibi kabul etmişimdir. Birinin kabul ettiğini öteki de kabul eder.

Pozitivizmin  iki kutbu olan “şüphecilik “ ve “eleştiricilik “ her türlü doğmayı redederken aynı düşünceye mistisizm de katılıyor. Bizzat  Hz.Rasulûllah’ın vurgulamaları konuya tam bir esneklik getiriyor.
“Hikmet mü’minin yitiğidir. Onu nerede olursa bulur, alır ve değerlendirir.

Şayet bir vesile ile bireyler kendi aralarında, yemeklerde, dost meclislerinde, bilimsel bir tartışmaya girmişlerse,  bilin ki  farkında olmadan mistisizmin bir yanından bahsetmektedirler.

Belki size biraz tuhaf gelecek ama,  Ateist felsefeye sahip olan bir kişi herhangi bir konuya bilimsellikle yaklaşıyorsa, ister istemez asla kabul etmediği mistisizmin sınırlarından içeri dalıyordur.
Haberi olsun!.
Bilim ve Mistisizm insanın aklına gelmeyen şeyleri getiriyor, üretici oluyor, ipuçları veriyor. Algılayamadığı bilmediği şeylerden bireyi haberdar ediyor.

Ne gariptir ki  her iki kavram da önce birbirlerine  göz kırpmakta, sonra da bize  yeniden yapılanma için adeta bir davetiye çıkarmaktadır.

Konuyu abartılı bulmayalım ve nedenlerine inmeye çalışalım.

Şayet Bilim, bir problemi engebesiz, tepesiz, şekilsiz bir düzlüğe çıkarmışsa, bilin ki mistik bir veri açıklığa kavuşmuş, daha iyi algılanabilir hale gelmiştir..

Ancak dikkat edilmesi gereken bir nokta var.
Şöyle ki..
Bilimsellik adına üretilen fikirler, bir yerde mistisizm verileri ile uyuşmak zorundadır.“

Bu; şu anlama geliyor. Bilimsel bir veri  gelişi güzel bir şekilde sırf yakıştırma gayretleri içinde, olasılıklar dahilinde mistik bir uyarı   ile bağdaştırılamaz. Bu tür uygulamaların sakıncaları vardır.
Yani bir mistik verinin, popüler bilimle izahı yapılırken yerine oturması gerekecektir. Aksi takdirde boşlukta asılı kalmış olur.
Bu yönde üretilen fikirlerin gerçekliği, tamamen evrenselliği yansıtan mistisizmle bir paralellik taşıması ile mümkün olur.

Mistisizm ile tezat teşkil edecek bilimsellik adı altındaki dökümanlar maalesef bilimsel olmadığı gibi, bireyi sapla samanı ayırt edemeyecek bir düşünce yapısına ulaştırmaktan ve kafaları karıştırmak veya bulandırmaktan öte bir yere gidemeyecektir.
Değişen süreler içinde bilimselliğin mistik verileri değerlendirmede yetersiz kaldığı düşünülmemeli, aksine
Bilime hız verilerek,mistik veriler deşifre edilmeye devam edilmelidir..

Mistisizm ve Bilimsellik değerlendirilmeleri ile  zihinsel faaliyetler ile gerçekleştirilen  çalışmaların tümü mutlak bir bilince ( teklik anlayışına ) dayanmalıdır.

İstanbul - 31.07.2001
http://sufizmveinsan.com


Üst Ana sayfa e-mail