Kuantum Düşüncede İslâmi Motifler
-3-

17-NEŞE,COŞKU-KEDER,ÇÖKÜNTÜ:Öz bilinç uyandıkça kainatın insanın yararına işlediğini fark eder. Onun için korku yoktur. Ne olursa olsun kazançlı bir yön mutlaka vardır. Bu sebeple hayatı coşku ve neşe içinde yaşar. Ego ise kâr – zarar iyilik –kötülük bakışını atamadığı için keder,sıkıntı,üzüntü yaşar. O adeta kendisine herkesin tavır aldığı düşman bir dünyada yaşamaktadır.

***

“Allah sana bir keder dokundurursa, onu O'ndan başka açacak yoktur. Eğer sana bir hayır dokundurursa,O,her şey üzerinde güç sahibidir.”(En’am-17)
“Korunup sakınanları Allah, kendi başarıları yüzünden kurtarır. Ne kötülük dokunur onlara ne de kederlenirler.”(Zümer-61)Allah size keder üstüne keder verdi ki, elinizden uçup gidene de size isabet edene de üzülmeyesiniz. Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır.”(Ali İmran-153)  

18-AKIŞA UYMAK-DİRENMEK:Öz olana teslim olur, akışa direnmez, uyumlu olmayı seçer. Değiştiremeyeceği koşulları zorlamadan işbirliği yapmayı seçer. Bu onda teslimiyet gücünü geliştirir. Ego her şeyin kendi çıkarına gelişmesini ister. Aksi olduğunda tepki verir, kızar, üzülür, öfkelenir. Aslında bu duygular onun enerjisini yiyip bitirir ama farkına varmaz.

***


“Allah'ındır bütün göklerdeki ve yerdeki! Dayanılacak ( vekil) olarak da Allah yeter!”(Nisa-132) Onun için sen yüzlerine vurmaktan vazgeç de Allah'a havale et! Allah vekil olarak yeter!(Nisa-81)“Müslüman; kendisiyle iyi geçinilen kişidir”(H.Ş) “Deme ki niye öyle/Yerindedir o öyle”(Eşrefoğlu Rumi)Uyumlu olmak,işbirliği yapmak,değişen şartlara adapte olmak olgun kimsenin özelliğidir. Egosuna uyanlar; gelişime,değişime direniş gösterirler. Aslında her şey kusursuz işlemektedir ama onlar sadece kendi ufuklarından baktıkları için ileriyi göremez ve içten içe sancı çekerler.

19-GEÇİRGEN-KIRICI,KIRILGAN:Ego kolay kırılır, en küçük eleştiride yenildiğini hisseder. Bu yüzden insanları kolay kırar, kırdığı zaman kendisini savunduğunu düşünür. Sonunda herkesi kırdığı için yalnızlığın demir parmaklıkları arasına tutsak olur. Öz tamamen geçirgendir. Eleştirinin doğru olanını yararınadır diye düşünür. Yanlış ve haksız eleştiriye hiç alınmaz geçer gider diye bakar. Çünkü artık o kişilik olarak şeffaflaşmıştır. Haksızlık karşısında savunma gereği duymaz. Çünkü bir gün er yada geç hakkın yerini bulacağına inanır.

***

 “Müslüman;elinden ve dilinden insanların güvende olduğu kimsedir.”(H.Ş) “Sizin en iyi huylunuz insanlara karşı yumuşak muamelede bulunanlardır”(H.Ş)”Öyle bir hayat yaşa ki;ölümün halka matem, sana şölen olsun”(Hz.Ali)”Dövene elsiz gerek/Sövene dilsiz gerek/Derviş bağrı taş gerek/Koyundan yavaş gerek”(Yunus Emre) “Avam;İncinir ve incitir-Havas incitmez,incindiğini belli etmez-Hasül Havas;incindiğini belli etmeyi bile incitme sayar”(La Edri)
Öze eren kişi insanları kırmamaya,kendisine yanlış yapıldığında da kırılmamaya özen gösterir. Onun kırılmama nedeni;yapılan yanlışın elbet yapana döneceğini,insanın karşıya bir şey yaptım sanırken kendi geleceğini hazırladığını bilmesindendir.

20-KAZANMAK,KAZANMAK-KAZANMAK,KAYBETMEK:Ego “Biri kazanırsa, ben kaybederim” diye düşünür. Çıkarların hep çatıştığını algılar. Bu sebeple kaybetme ihtimaline karşı hep tedirgin ve stres içinde yaşar. Bunun sonucu gastrit, ülser, baş ağrısı ve uykusuzluk hayatının baş aktörleri olur. Öz ise hayatın her alanında insanın verdikçe kazanacağını,paylaşmayla verimliliğin artacağını düşünür. Onun için hayatının ilkesi kazanmak – kazanmaktır.

***

“Allah yolunda harcama yapın/nimetleri paylaşın; kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın! Güzel düşünüp güzel işler yapın! Çünkü Allah, güzellik sergileyenleri sever.”(Bakara-195)
"Ne oldu sizlere yardımlaşmıyorsunuz?"(Saffat-25)
 

21-İLKE MERKEZLİ-EGO MERKEZLİ:Ego için tek ölçü kendi çıkarıdır. Bir gün doğru dediğine ertesi gün yanlış diyebilir. Çıkarı için onuru ve ilkelerinden taviz verir. Öz kendisiyle insanların ve evrenin aynı yapıya sahip olduğunu bilerek ilkelerden, onurdan, dürüstlükten beslenir. Yeri geldiğinde insani ilkeleri kendi çıkarından üstün tutar.

***
“Ey İman edenler,Allah’a ve Rasülüne(B sırrı ile)İman ediniz!”(Nisa-136)”Her kim Allah'a ve ahiret gününe iman edip de dürüstçe çalışırsa, artık onlara korku yoktur ve onlar üzülecek de değillerdir.”

(Maide-69) “Her kim Allah'a iman edip dürüstçe çalışırsa,onu,içinde ebedi kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Allah ona gerçekten güzel bir rızık vermiştir.”(Talak-11)“Ok gibi doğru olursan, hiçbir yay seni tutamaz. Hakça ol ki, nefis yayından hakikâte fırla.”(Mevlana)” İnandığınız gibi yaşamazsanız;yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız”(Hz.Ömer)

22-OLMAK-SAHİP OLMAK:Ego kendi varlığını sahip olmakla ayakta tutar. Güce, paraya, bilgiye, karşı cinse sahip olduğunda değerinin olacağını aksi taktirde bir hiç olduğunu düşünür. Ona göre çok şeye sahip olanlar mutlu, huzurlu ve saygındır. Öz ise sahip olmak yerine olmak kavramını ilke edinir. Onun için seven biri olmak,güvenilir olmak,bilgili olmak,topluma yararlı olmak vazgeçilmez değerlerdir.

***

“Sanır ki,malı kendisini ebedileştirmiştir.(Hümeze-3) “Ona ne malı fayda verdi, ne de kazandığı.”
(Leheb-2) “Bütün o göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır; hem bütün gidiş O'nadır.”(Nur-42)
Sahiplik duygusu bir anlamda Allah’la yarışa kalkışmaktır. Tek sahip O ise;insan dünya ve içindekilerin fani olduğunu unutmamalı,maddi birikim yerine manevi değerlere sarılmalıdır. Şair ne güzel der ”Baki kalan bu kubbede/Bir hoş seda imiş!”

23-ESNEKLİK-KATILIK:Ego   katı ve dar bir çerçeve içinde yaşar. Değişimi sevmez. Değişime direnir, olaylara tek yönlü bakar. Bakışı katı olduğu için hareketleri de katılaşır, sert ve tutuk yaşar. Öz ise berrak bir su gibi akışa uyar. Çocukla-çocuk, büyükle-büyük olur. Hareketlerinde estetik ve endam vardır. Kolay güler, espri yapar. Bulunduğu topluma neşe saçar.

***

“Göklerde ve yerde bulunan herkes, O'ndan ister. O, her an yaratma halindedir.”(Rahman-29) “Sizden birinizin kardeşine tebessümle bakışı,hal hatır sorması da bir sadakadır”(H.Ş) “Rasülullah’a 10 yıl hizmet ettim. Yanlışlarım olduğunda bir kez bile beni azarlamadı,suratını ekşitmedi”(Enes b.Malik)

Öze eren kimse her kulun kendi kapasitesi nispetinde hareket ettiği bilinci ile kimseye kızmaz,kimsenin isteğine sert tavır almaz,kimseyle münakaşaya girmez.Çünkü ona göre insanlar bir şey yapmamakta,

insanlar aracılığıyla Allah hükmünü icra etmektedir. Bir anlamda insana kızmak,sert davranmak;Allah’a kızmak,baş kaldırmak değil midir?!..Bu ince noktayı lütfen iyi düşününüz!..

24-TEVAZU-GURUR: Ego gururludur. Eleştiri kabul etmez. Fikrini kolay değiştirmez. Kim ne derse desin, kendi bildiğinden şaşmaz. Onun için kendi kişiliği dokunulmaz, yaptıkları tartışılmaz, inançları eleştirilmezdir. Öz ise her an değişime, yeni bakışa hazırdır. Ego böyle baktığı için gurur köşkünde otururken, öz toprak gibi tevazuyu seçer.

***

“O küfre sapanlar bir gurur, ayrılık ve bütünden kopuş içindedirler.”(Sa’d-2)”İnkârcılar bir aldanış/gurur içindeler”(Mülk-20) “Ona, "Allah'tan sakın!" dendiğinde,gurur kendisini günaha götürür. Böylesine, cehennem yeter. Gerçekten ne kötü yataktır o!”(Bakara-206) “Ey insan! O sonsuz cömertliğin sahibi Kerîm Rabbine karşı seni aldatıp gururlu kılan nedir?!”(İnfitar-6)
“Kim Allah Teâla hazretlerinin rızası için bir derece tevazu izhar eder(alçak gönüllü)olursa,Allah,onu bu sebeple,bir derece yükseltir.”(H.Ş) 

 25-BİRLEŞTİRİCİLİK-AYRIMCILIK:Öz farklılıkların çeşitliliğin sinerjisinden yararlanır. Farklı görünenlerin uyumunun mümkün olabileceğini düşünür. Onun için iş hayatında farklı yetenekleri mükemmel biçimde bir arada tutar. Dinlerdeki ortak özü de fark etmiştir. İnsan, inanç, renk, ırk ayırımı yapmaz. Ego farklı sözlere, farklı insanlara kafayı takmıştır. İnsanları iyi-kötü, güzel-çirkin, zengin-fakir, dindar-dinsiz diye ayırır durur. Adeta gerilimden haz alır. Yenilikler yaratmak ona göre değildir.

***

“Şu bir gerçek ki, müminler sadece kardeştirler. O halde kardeşleriniz arasında barışı sağlayın ve Allah'tan sakının ki,size merhamet edilebilsin.Öz benliklerinizi ayıplamayın/kendi nefislerinizde ayıplar aramayın; birbirinize lakaplar yakıştırmayın. İmandan sonra sapıklıkla adlanmak ne kötü şeydir! Ey insanlar! Biz sizi, bir erkekle bir dişiden yarattık.Ve örfler yoluyla tanışıp kaynaşasınız diye sizi milletlere, boylara ayırdık. Hiç kuşkusuz, Allah katında en seçkininiz, sakınılması gereken şeylerden en çok sakınanınızdır. Allah her şeyi bilir, her şeyden haberdardır.”(Hücurat-10-13)“Elif okuduk ötürü/

Pazar eyledik götürü/Yaratılmışı severiz/Yaratandan ötürü” “Gelin tanış olalım/İşi kolay kılalım/Sevelim sevilelim/Dünya kimseye kalmaz”(Yunus Emre)

 

 


 

Yararlanılan Kaynaklar:

1-Kuantum Düşünce Tekniği/R.Şanal/Arıtan Yayınları.(www.kitapyurdu.com)

2- Ayetler(www.kuran.gen.tr)

3-Hadisler-Kütüb-ü Site(www.sufizmveinsan.com)

4-Mevlana’dan Sözler(http://www.sufizmveinsan.com/aksam/mesnevibahcesi.html)
 

Mehmet DOĞRAMACI
İstanbul - 13.07.2004
asitane1967@yahoo.com
 http://sufizmveinsan.com

 


Üst Ana sayfa e-mail