|
 
17-NEŞE,COŞKU-KEDER,ÇÖKÜNTÜ:Öz
bilinç uyandıkça kainatın insanın yararına işlediğini fark
eder. Onun için korku yoktur. Ne olursa olsun kazançlı bir yön
mutlaka vardır. Bu sebeple hayatı coşku ve neşe içinde yaşar.
Ego ise kâr – zarar iyilik –kötülük bakışını atamadığı için
keder,sıkıntı,üzüntü yaşar. O adeta kendisine herkesin tavır
aldığı düşman bir dünyada yaşamaktadır.
***
“Allah sana bir keder dokundurursa, onu O'ndan başka açacak
yoktur. Eğer sana bir hayır dokundurursa,O,her şey üzerinde güç
sahibidir.”(En’am-17)
“Korunup
sakınanları Allah, kendi başarıları yüzünden kurtarır. Ne
kötülük dokunur onlara ne de kederlenirler.”(Zümer-61) “Allah
size keder üstüne keder verdi ki, elinizden uçup gidene de size
isabet edene de üzülmeyesiniz. Allah, yapmakta olduklarınızdan
haberdardır.”(Ali İmran-153)
18-AKIŞA
UYMAK-DİRENMEK:Öz
olana teslim olur, akışa direnmez, uyumlu olmayı seçer.
Değiştiremeyeceği koşulları zorlamadan işbirliği yapmayı seçer.
Bu onda teslimiyet gücünü geliştirir. Ego her şeyin kendi
çıkarına gelişmesini ister. Aksi olduğunda tepki verir, kızar,
üzülür, öfkelenir. Aslında bu duygular onun enerjisini yiyip
bitirir ama farkına varmaz.
***
“Allah'ındır bütün göklerdeki ve yerdeki! Dayanılacak ( vekil)
olarak da Allah yeter!”(Nisa-132) Onun için sen yüzlerine
vurmaktan vazgeç de Allah'a havale et! Allah vekil olarak
yeter!(Nisa-81)“Müslüman; kendisiyle iyi geçinilen kişidir”(H.Ş)
“Deme ki niye öyle/Yerindedir o öyle”(Eşrefoğlu Rumi)Uyumlu
olmak,işbirliği yapmak,değişen şartlara adapte olmak olgun
kimsenin özelliğidir. Egosuna uyanlar; gelişime,değişime direniş
gösterirler. Aslında her şey kusursuz işlemektedir ama onlar
sadece kendi ufuklarından baktıkları için ileriyi göremez ve
içten içe sancı çekerler.
19-GEÇİRGEN-KIRICI,KIRILGAN:Ego
kolay kırılır, en küçük eleştiride yenildiğini hisseder. Bu
yüzden insanları kolay kırar, kırdığı zaman kendisini
savunduğunu düşünür. Sonunda herkesi kırdığı için yalnızlığın
demir parmaklıkları arasına tutsak olur. Öz tamamen geçirgendir.
Eleştirinin doğru olanını yararınadır diye düşünür. Yanlış ve
haksız eleştiriye hiç alınmaz geçer gider diye bakar. Çünkü
artık o kişilik olarak şeffaflaşmıştır. Haksızlık karşısında
savunma gereği duymaz. Çünkü bir gün er yada geç hakkın yerini
bulacağına inanır.
***
“Müslüman;elinden ve dilinden insanların güvende olduğu
kimsedir.”(H.Ş) “Sizin en iyi huylunuz insanlara karşı yumuşak
muamelede bulunanlardır”(H.Ş)”Öyle bir hayat yaşa ki;ölümün
halka matem, sana şölen olsun”(Hz.Ali)”Dövene elsiz gerek/Sövene
dilsiz gerek/Derviş bağrı taş gerek/Koyundan yavaş gerek”(Yunus
Emre) “Avam;İncinir ve incitir-Havas incitmez,incindiğini belli
etmez-Hasül Havas;incindiğini belli etmeyi bile incitme
sayar”(La Edri)
Öze eren kişi insanları kırmamaya,kendisine yanlış yapıldığında
da kırılmamaya özen gösterir. Onun kırılmama nedeni;yapılan
yanlışın elbet yapana döneceğini,insanın karşıya bir şey yaptım
sanırken kendi geleceğini hazırladığını bilmesindendir.
20-KAZANMAK,KAZANMAK-KAZANMAK,KAYBETMEK:Ego
“Biri kazanırsa, ben kaybederim” diye düşünür. Çıkarların hep
çatıştığını algılar. Bu sebeple kaybetme ihtimaline karşı hep
tedirgin ve stres içinde yaşar. Bunun sonucu gastrit, ülser, baş
ağrısı ve uykusuzluk hayatının baş aktörleri olur. Öz ise
hayatın her alanında insanın verdikçe kazanacağını,paylaşmayla
verimliliğin artacağını düşünür. Onun için hayatının ilkesi
kazanmak – kazanmaktır.
***
“Allah yolunda harcama yapın/nimetleri paylaşın; kendi
ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın! Güzel düşünüp güzel
işler yapın! Çünkü Allah, güzellik sergileyenleri
sever.”(Bakara-195)
"Ne oldu
sizlere yardımlaşmıyorsunuz?"(Saffat-25)
21-İLKE
MERKEZLİ-EGO MERKEZLİ:Ego
için tek ölçü kendi çıkarıdır. Bir gün doğru dediğine ertesi gün
yanlış diyebilir. Çıkarı için onuru ve ilkelerinden taviz verir.
Öz kendisiyle insanların ve evrenin aynı yapıya sahip olduğunu
bilerek ilkelerden, onurdan, dürüstlükten beslenir. Yeri
geldiğinde insani ilkeleri kendi çıkarından üstün tutar.
***
“Ey İman edenler,Allah’a ve Rasülüne(B sırrı ile)İman
ediniz!”(Nisa-136)”Her kim Allah'a ve ahiret gününe iman edip de
dürüstçe çalışırsa, artık onlara korku yoktur ve onlar üzülecek
de değillerdir.”
(Maide-69)
“Her kim Allah'a iman edip dürüstçe çalışırsa,onu,içinde ebedi
kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Allah
ona gerçekten güzel bir rızık vermiştir.”(Talak-11)“Ok gibi
doğru olursan, hiçbir yay seni tutamaz. Hakça ol ki, nefis
yayından hakikâte fırla.”(Mevlana)” İnandığınız gibi
yaşamazsanız;yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız”(Hz.Ömer)
22-OLMAK-SAHİP
OLMAK:Ego
kendi varlığını sahip olmakla ayakta tutar. Güce, paraya,
bilgiye, karşı cinse sahip olduğunda değerinin olacağını aksi
taktirde bir hiç olduğunu düşünür. Ona göre çok şeye sahip
olanlar mutlu, huzurlu ve saygındır. Öz ise sahip olmak yerine
olmak kavramını ilke edinir. Onun için seven biri
olmak,güvenilir olmak,bilgili olmak,topluma yararlı olmak
vazgeçilmez değerlerdir.
***
“Sanır ki,malı kendisini ebedileştirmiştir.(Hümeze-3) “Ona ne
malı fayda verdi, ne de kazandığı.”
(Leheb-2) “Bütün o göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır; hem
bütün gidiş O'nadır.”(Nur-42)
Sahiplik duygusu bir anlamda Allah’la yarışa kalkışmaktır. Tek
sahip O ise;insan dünya ve içindekilerin fani olduğunu
unutmamalı,maddi birikim yerine manevi değerlere sarılmalıdır.
Şair ne güzel der ”Baki kalan bu kubbede/Bir hoş seda imiş!”
23-ESNEKLİK-KATILIK:Ego
katı ve dar bir çerçeve içinde yaşar. Değişimi sevmez. Değişime
direnir, olaylara tek yönlü bakar. Bakışı katı olduğu için
hareketleri de katılaşır, sert ve tutuk yaşar. Öz ise berrak bir
su gibi akışa uyar. Çocukla-çocuk, büyükle-büyük olur.
Hareketlerinde estetik ve endam vardır. Kolay güler, espri
yapar. Bulunduğu topluma neşe saçar.
***
“Göklerde ve yerde bulunan herkes, O'ndan ister. O, her an
yaratma halindedir.”(Rahman-29) “Sizden birinizin kardeşine
tebessümle bakışı,hal hatır sorması da bir sadakadır”(H.Ş)
“Rasülullah’a 10 yıl hizmet ettim. Yanlışlarım olduğunda bir kez
bile beni azarlamadı,suratını ekşitmedi”(Enes b.Malik)
Öze eren
kimse her kulun kendi kapasitesi nispetinde hareket ettiği
bilinci ile kimseye kızmaz,kimsenin isteğine sert tavır
almaz,kimseyle münakaşaya girmez.Çünkü ona göre insanlar bir şey
yapmamakta,
insanlar
aracılığıyla Allah hükmünü icra etmektedir. Bir anlamda insana
kızmak,sert davranmak;Allah’a kızmak,baş kaldırmak değil
midir?!..Bu ince noktayı lütfen iyi düşününüz!..
24-TEVAZU-GURUR:
Ego gururludur. Eleştiri kabul etmez. Fikrini kolay değiştirmez.
Kim ne derse desin, kendi bildiğinden şaşmaz. Onun için kendi
kişiliği dokunulmaz, yaptıkları tartışılmaz, inançları
eleştirilmezdir. Öz ise her an değişime, yeni bakışa hazırdır.
Ego böyle baktığı için gurur köşkünde otururken, öz toprak gibi
tevazuyu seçer.
***
“O küfre sapanlar bir gurur, ayrılık ve bütünden kopuş
içindedirler.”(Sa’d-2)”İnkârcılar bir aldanış/gurur
içindeler”(Mülk-20) “Ona, "Allah'tan sakın!" dendiğinde,gurur
kendisini günaha götürür. Böylesine, cehennem yeter. Gerçekten
ne kötü yataktır o!”(Bakara-206) “Ey insan! O sonsuz cömertliğin
sahibi Kerîm Rabbine karşı seni aldatıp gururlu kılan nedir?!”(İnfitar-6)
“Kim
Allah Teâla hazretlerinin rızası için bir derece tevazu izhar
eder(alçak gönüllü)olursa,Allah,onu bu sebeple,bir derece
yükseltir.”(H.Ş)
25-BİRLEŞTİRİCİLİK-AYRIMCILIK:Öz
farklılıkların çeşitliliğin sinerjisinden yararlanır. Farklı
görünenlerin uyumunun mümkün olabileceğini düşünür. Onun için iş
hayatında farklı yetenekleri mükemmel biçimde bir arada tutar.
Dinlerdeki ortak özü de fark etmiştir. İnsan, inanç, renk, ırk
ayırımı yapmaz. Ego farklı sözlere, farklı insanlara kafayı
takmıştır. İnsanları iyi-kötü, güzel-çirkin, zengin-fakir,
dindar-dinsiz diye ayırır durur. Adeta gerilimden haz alır.
Yenilikler yaratmak ona göre değildir.
***
“Şu bir gerçek ki, müminler sadece kardeştirler. O halde
kardeşleriniz arasında barışı sağlayın ve Allah'tan sakının
ki,size merhamet edilebilsin.Öz benliklerinizi ayıplamayın/kendi
nefislerinizde ayıplar aramayın; birbirinize lakaplar
yakıştırmayın. İmandan sonra sapıklıkla adlanmak ne kötü şeydir!
Ey insanlar! Biz sizi, bir erkekle bir dişiden yarattık.Ve
örfler yoluyla tanışıp kaynaşasınız diye sizi milletlere,
boylara ayırdık. Hiç kuşkusuz, Allah katında en seçkininiz,
sakınılması gereken şeylerden en çok sakınanınızdır. Allah her
şeyi bilir, her şeyden haberdardır.”(Hücurat-10-13)“Elif okuduk
ötürü/
Pazar
eyledik götürü/Yaratılmışı severiz/Yaratandan ötürü” “Gelin
tanış olalım/İşi kolay kılalım/Sevelim sevilelim/Dünya kimseye
kalmaz”(Yunus Emre)
Yararlanılan Kaynaklar:
1-Kuantum
Düşünce Tekniği/R.Şanal/Arıtan Yayınları.(www.kitapyurdu.com)
2- Ayetler(www.kuran.gen.tr)
3-Hadisler-Kütüb-ü
Site(www.sufizmveinsan.com)
4-Mevlana’dan Sözler(http://www.sufizmveinsan.com/aksam/mesnevibahcesi.html)
Mehmet DOĞRAMACI
İstanbul - 13.07.2004
asitane1967@yahoo.com
http://sufizmveinsan.com
|