|
 
Kısaca <İnsanın
kendi güçlerinin farkına varması> olarak açıklanabilecek kuantum
düşünce tekniğine dair okumakta olduğum kitaptaki tespitlerle
İslâmî tefekkür arasında gördüğüm paralelliği sizlerle paylaşmak
istiyorum.Kuantum Düşüncenin ÖZ BİLİNÇ-EGO BİLİNÇ kıyaslamasına
dair maddeleri işlerken bu yakınlığı siz de fark edeceksiniz.
Kişinin kendini sadece beden kabul etmesi sonucu egemen olan Ego
Bilinç,bir anlamda İslâmî düşüncede sıkça bahsi geçen
NEFİS-ŞEYTAN-VESVESE olarak biliniyor.Kuantum;bilinci
basamaklara ayırıp EVRENSEL BİLİNÇ OKYANUSUNU ALGILAMAYI hedef
koyarken;Tasavvuf düşüncesi NEFSİN MERTEBELERİNİ sayıyor ve
birer birer basamak çıkmayı gaye ediniyor.Kuantum;ÖZE VARMAK
olarak nihâî noktayı belirlerken,Tasavvuf HAKKA ERMEK,SAFİYE
BOYUTUNA ÇIKMAK şeklinde hedef gösteriyor.Şimdi Kuantum Düşünce
Tekniğinde ana hatları verilen ÖZ BİLİNÇ-EGO BİLİNÇ mukayesesini
ele alalım. Maddelerin açıklamaları kuantum düşünce tekniğine,
yıldız altına düşülen İslâmî düşünceye ayet-hadis-vecizelerden
dair notlar bendenize ait.
ÖZ
BİLİNÇ-EGO
BİLİNÇ
1-TAMLIK-EKSİKLİK
HİSSİ:
Öz varlık doğası gereği eksiksiz,tamdır. Bu durum
kendinden
memnuniyeti,olduğu halden hoşlanmayı ve ihtiyaçsızlık bilincini
geliştirir. Ego bilinç ise her zaman kıyaslar,yarışa
girişir,olduğu hali uygun ve kabul edilir bulmaz. Hep kendi
dışında başka şeylere ihtiyaç duyar. Bu bazen madde,bazen
övgü,bazen de insan olabilir. Özünü fark edene kadar hiçbir şey
içindeki boşluğu dolduramaz.
***
“Ona şekil verdiğim ve ona ruhumdan üflediğim
zaman.”(Hicr-29)“Biz insanı en güzel biçimde yarattık.”
(Tin-4) Bu ayetlerden insanın tam,eksiksiz olarak
yaratıldığı;Allah’ın insana kendi ruhundan (evrensel özden)
verdiği anlaşılıyor. Allah için eksiklik düşünülemiyorsa,ondan
içimize verilen ruhta,özde eksiklik düşünmek ne mümkün?!.
2-GÜVEN-KORKU:
Öz varlık kendisini hiçbir şeyin tahrip edemeyeceğini,yok
edemeyeceğini bilir. Dolayısıyla korkacak bir şeyi yoktur. Ego
bilinç ise kendini beden kabul ettiği için açlık-susuzluk- acı
tehlike-hastalık vb olgulardan sürekli korkar.
***
“Onlara hiçbir
korku yok ve onlar üzüntü de duymayacaklardır”(Ali İmran-170)
“Deki:Bize hiçbir zaman Allah'ın yazdığından başkası ulaşmaz.
O,bizim Mevlamızdır,mü'minler onun için yalnız Allah'a dayanıp
güvensinler!"(Tevbe-51) “Kadere İman eden;Kederden güvende
olur”(H.Ş)
Ashab-ı Kehf adıyla tarihe geçen 7 genç Allah’a güvendikleri
için,300 küsur yıl mağarada uyutulmak suretiyle Allah tarafından
kralın zulmünden özel olarak korunmuşlardır!..Allah’a güvenen
kişi;şartlar ne olursa olsun korunur!..İnancı zayıf olanların
ödlek olduklarını,korktukları için saldırarak korkularını
bastırmaya çalıştıklarını günlük yaşamda da,tarihin tozlu
sayfalarında da gözlemek mümkündür.
3-HUZUR-KAYGI: Öz her şeyle bütünleşme duygusu içinde yaşadığından onun
için “Bir başkası” yoktur.Böyle olunca korkacak,kaygı duyacak
şey de yoktur. Her şeyin mükemmel,insan yararına işlediği
duygusu ona hakimdir. Ego bilinçse düşman bir dünyada yaşadığını
sanır. Her şey ona karşı tavır almıştır sanki. Her an kendisini
tehlikeye sokacak sürprizler olur diye ödü kopar.
***
“Mutlu son,
Allah'tan korkanlarındır”(Araf-128) “Onlar ki iman etmiş ve iyi
işler istemektedirler; ne hoş mutluluk onların, istikbal
güzelliği de onların!”(Ra’d-29)”Yüzlerinde nimet ve mutluluğun
parıltısını tanırsın.”(Mutaffifin-24)”Ey Rabbine itaat eden huzura ermiş ruh,”(Fecr-27)
Özle
bütünleşenler, Allah’ın varlığında olduğunu hissedenler ister aç
yaşasınlar,isterse fakir olsunlar mutludurlar.Sahabeden pek
çoğunun giyecek ikinci bir elbisesi,ertesi güne gıdası
olmamasına rağmen onların çağına Asr-ı Saadet (Huzur Çağı)
denmesi anlamlı değil mi?..
4-GERÇEĞİ SEVMEK-YALAN
TUTKUSU: Öz bilinç gerçeği sever ve onun için
yaşar.Gerçekle yoğrulmuştur.Onun dünyasında yalana yer yoktur.
Ego ise enerjisinin çoğunu gerçeği saklamak için kullanır ve
kendini boş yere yorar. Bir yalanı saklamak için zincirleme
yalanlar düzmek zorundadır. Sahte söz ve davranışlarla
oluşturduğu maske ardına saklanır,sonra da o maskenin kurbanı
olur.
***
“Onun için
emrolunduğun gibi doğruluk et; sen ve beraberinde tevbe edenler
de böyle olsun ve aşırı gitmeyin! Çünkü O,bütün yaptıklarınızı
görür.”(Hud-112)”Yalanı ancak Allah'ın ayetlerine inanmayanlar
uydurur, iftira ederler; işte onlar,yalancıların ta
kendileridirler.”(Nahl-105) “Şüphe yok ki, Allah, aşırı giden
bir yalancıyı doğru yola çıkarmaz.”(Mümin-28)”Hakkı batıla
karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin!”(Bakara-42) “Vay
haline artık o gün o yalan
söyleyenlerin!”(Tur-11)“Yalanla İman bir arada
bulunmaz”(H.Ş)“Gönül yalan sözden ferah bulmaz. Yağa su
karışırsa kandil güzel aydınlatır mı?”
(Mevlana)
5-AÇIKLIK-İKİYÜZLÜLÜK: Öz bilinç kendinden memnun yaşar. Kendinin değerli,özel
olduğunu bilir. Utanılacak ve gizleyecek bir şeyi yoktur. Ego
bilinç ise;kendisi olduğunda kıskanılacağını ve
beğenilmeyeceğini sanarak hep sahte rollerle davranır.
Düşündüklerini söylemez,olduğu gibi davranmaz.
***
“Şu da bir
gerçek ki ikiyüzlüler,ateşin en alt katındadırlar. Onlar için
bir yardımcı asla bulamayacaksın.”
(Nisa-145) “İkiyüzlülere şunu müjdele:Kendileri için korkunç bir
azap öngörülmüştür.”(Nisa-138)“Ya olduğun gibi görün,ya
göründüğün gibi ol”(Mevlana)
Ayette geçen ateşte olmayı sadece cehennem olarak düşünmeyiniz.
İki yüzlüler, sahte rolleri bir gün açığa çıkar korkusu içinde
hep gizli bir bunalım yaşarlar. Bu bunalım ruhu,gönlü yakar,iç
daralması verir. Bu da bir nevi dünyada cehennemi yaşamaktır.
Harbî olanlar,içi dışı bir olanlar gönül rahatlığını; dünya
cennetini yaşarlar.
6-BARIŞÇILIK-ÇATIŞMA
EĞİLİMİ:
Öz barışçıdır. Çıkarlar çatışıyor gibi görünse de
herkesin kendince mutlu olmaya hakkı olduğuna inanır.
Çoğu kere savunma için bile şiddet kullanmaz. Şiddeti ancak
insanlık onuru zedelenirse kullanır.
Ego;farklılıklara,ayrılıklara kafayı takar. Şiddeti çözüm olarak
görür. Ego bilinçle davrananların en uysalı surat asanlar,en
şiddetlileri de adam öldürenlerdir.
***
“İnsan
hüsrandadır. İnanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanlar,
birbirlerine hakkı ve sabrı önerenler müstesnadır.”(Asr-3)“İman
edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince onlar
için, altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Büyük başarı
işte budur.(Büruc-11)”Biz,barışsever iyilerin ödülünü zayi
etmeyiz.”(Araf-170) “Mümin olarak hayra,barışa yönelik iyilikler
yapansa ne haksızlığa uğratılmaktan korkar ne de ezilip
horlanmaktan.”(Taha-112)
Allah’a teslim olanlar ruh dinginliği içinde yaşarlar.Kimseye
karşı çatışmacı düşünce beslemezler. Özü kavrayamayanlar
ise;insanları birbirine düşürmeyi,kavga zemini hazırlamayı
meslek edinirler.Dünyada süren savaş ve çatışmaların genellikle
Müslüman olmayan toplumlar ve liderlerce körüklendiğini
görüyoruz değil mi?..
7-ÇÖZÜM
ODAKLILIK-SORUN ODAKLILIK:
Öz,sınırsızlığı yaşadığından her olayda çözümü kolay fark eder
ve hemen çarelere yönelir. Sınır yoksa zaten sorun da yoktur.
Ego sorunlara takıntılı olduğundan sorun yaratır,sorunla
boğuşur,hatta sorun üretir. Hayatı sorunlardan beslenmek,
başkalarının zor anlarını fırsat bilmekle geçer. Sorun;egonun
gıdası,çare özün gıdasıdır.
***
“Demek ki,
zorluğun yanında bir kolaylık mutlaka var!Zorluğun yanında bir
kolaylık muhakkak var! “
(İnşirah-5/6). “Eğer sana hile-oyun yapmak isterlerse Allah sana
yeter.Yardımıyla ve müminlerle seni destekleyen O'dur.”
(Enfal-62)
“Müminler ancak kardeştirler, onun için iki
kardeşinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki,rahmete
layık olasınız”(Hücurat-9)“Kolaylaştırınız,
Güçleştirmeyiniz; Müjdeleyiniz,
Nefret Ettirmeyiniz”(H.Ş) “Derman aradım derdime,derdim bana
derman imiş/Bürhan(delil)aradım aslıma aslım bana bürhan
imiş(Niyazi Mısri)
Allah devasız dert,çözümsüz sorun yaratmamıştır.Çaresiz hiçbir
problem yoktur.Çare;çoğu kez sorunun içinde saklıdır.Tabii ki
görecek göz,çözecek bakış gerek!
8-BOLLUK
BİLİNCİ-YOKLUK BİLİNCİ:
Öz bolluk içinde yüzdüğünü düşünür. Evren sınırsız ise onun
için imkanlar da sınırsızdır. Verdikçe kendisine geleceğini
düşünür. Yaşamı tam bir paylaşma olarak algılar. Paylaşımlarını
bir şölen gibi yaşar. Öz ihtiyaçlarının mevcut olduğunu ve şimdi
olmasa bile yarın geleceğini düşünür. Elde olanın kendisi için
en iyi zenginlik olduğu anlayışı hakimdir ona. Ego; sınırlı
imkanlar olduğunu algılar. Sevgi,zaman,para,dostluk her şey
sınırlıdır. Zenginler ortasında fakir olduğunu söyler durur.
Paylaşmak ona göre değildir.İhtiyaçları karşılamak için çok emek
ve zahmet gerektiğini düşünür. Zahmetler sonrası kazanıp
kazanmayacağından da emin değildir. Hep tedirgindir.
***
"İslâm hidayeti
nasip edilen ve yeterli miktarda maişeti olup, buna kanaat edene
ne mutlu!"(H.Ş) "Siz Allah'a hakkıyla tevekkül edebilseydiniz,
sizleri de, kuşları rızıklandırdığı gibi
rızıklandırırdı:Sabahleyin aç çıkar, akşama tok
dönerdiniz."(H.Ş) "Zenginlik mal çokluğuyla değil,bilakis,göz
tokluğuyladır."(H.Ş)
”Sadaka ömrü uzatır ve gelecek belalara engel olur”(H.Ş) “Dünya
malı Allah’ın tebessümüdür. Ona bak ama, sarhoş olacak kadar
değil.”(Mevlana)“Fakirlik korkusu insanları hırs ve emele lokma
yapmıştır.”(Mevlana)
Allah’a tam anlamıyla teslim olan kişi;rızkının eksiksiz olarak
yollandığı bilincini canlı tutar. Paylaştıkça artacağına
inanmıştır.
Sürecek…
Yararlanılan
Kaynaklar:
1-Kuantum Düşünce Tekniği/R.Şanal/Arıtan Yayınları. (www.kitapyurdu.com)
2- Ayetler(www.kuran.gen.tr)
3-Hadisler-Kütüb-ü Site(www.sufizmveinsan.com)
4-Mevlana’dan Sözler (http://www.sufizmveinsan.com/aksam/mesnevibahcesi.html)
Mehmet DOĞRAMACI
İstanbul - 22.06.2004
asitane1967@yahoo.com
http://sufizmveinsan.com
|