|
 
15-Din günü girerler oraya.
Cennet-Cehenneme ahrette,yıllar hatta asırlar sonra girileceği
yaygın kanaatinin aksine ayet;”Din Günü Girerler” diyor.Girecekler
demiyor.”Girerler” şeklinde geniş zaman kullanılması
cennet-cehennem boyutlarının halen,sürekli yaşandığına delildir.Bu
da “bilincin cenneti-cehennemi” kavramlarını çıkarır
karşımıza.Bilinci İNFİTAR(Yarılma) yaşamayan Cehennemi;
infitar yaşayan,yıldızları dökülen,denizleri kaynayan Cenneti
yaşar sürekli.An be an,dem be dem yaşar özünde…
Dini,sistem
anlamında alacak olursak,”Din Günü” akan zaman içinde tek
gün olamaz.Zaten O’nun katında zaman olmadığı gibi,bizim
bildiğimiz şekilde gün kavramına da yer yoktur! O halde din
günü;yaşadığımız her andır.Bu demek olur ki;kişinin
cennete-cehenneme girişi her an yaşanan bir olgudur!...Hesap
daima görülmekte olduğundan,ceza-ödül sistemi de devri daim edip
durmaktadır.
SERİÜL
HİSAB(Hesapları Hızlı Gören) olması da bunu işaret eder…
Aşıklar,öze
erenler için din günü;SEVGİLİNİN GÖRÜLDÜĞÜ İLK ANdır.Bir
elektriktir,şimşektir, buraktır Aşk.Bir anda olur ne olursa..Bir
anda olur da kimi hemen fark eder,kimi günler,aylar sonra!..
Yunus,buğday
istediğinde Hacı Bayram’ın tekkesinde yaşar bunu...Yunus’un din
günü;Hacı Bayram’a gittiği gündür.Mevlana’nınki Şems’in Konya
şehrine adım attığı gün…Halid Bin Velid geç mümin olmasına
rağmen şöyle diyecektir;”Muhammed’i ilk gördüğüm anda sırlı bir
şeyler olduğunu anladım.
Ne zaman
müminlerle savaşa girsem O’nun galip geleceği hissi otururdu
içime”.Halid aşkı geç fark etmiştir….Hz.Ali;namaz kılarlarken
görür Muhammed’le Hadice’sini.Henüz sekiz yaşındadır.”Siz ne
yapıyorsunuz böyle?”dediği
gün;Ali’nin din günüdür…Bilal,kaya parçası altında
kırbaçlanırken yaşar din gününü…Sümeyye’nin din günü;gövdesi
parçalanıp da İslam’ın ilk şehidi diye vasıflanacağı gündür.
Manaların oturduğu,bilginin fiile,bilincin aşka
dönüştüğü,kelamın sineye indiği gündür din günü…
Kafirler açısından da küfürlerinin,şirklerinin pekiştiği
gündür…Rasül eli ile ayı ikiye yarar.Pek çok kimse hayret
eder,bir kısmı mümin olur da Ebu Leheb:”İyi sihirbazmışsın amcam
oğlu “der.Ebu Leheb’in din günü işte o gündür.O gün cehennem
kurmaylarından olur elleri kuruyasıca Ebu Leheb!..
Musa tebliğini yaparken Firavun alaycı bir gülümseme ile:”Bak
sen!...Bizim yetim Musa neler de bilirmiş?”
der…Firavun,Kızıldeniz’de boğulurken şehadet getirmek ister de
ağzını çamurla tıkar Cebrail.Musa’ya “Bak sen!” dediği gün din
gününü yaşamış,cehenneme rezerveyi çoktan yaptırmıştır
Firavun.Nemrut İbrahim için ateş yaktığında din gününü
yaşar.Herkese güya güç yetirir de bir sivrisinek beynini yer
Nemrut’un..Nemrut kendi ateşini yakmıştır da İbrahim’e yaktım
sanır…
YASLEVNEHA:
Girerler-Ulaşırlar-Kavuşurlar anlamına geldiği gibi YASLANIRLAR
anlamı da mevcut.
Bu çerçevede “ONA-Cennete,Cehenneme-DİN GÜNÜ YASLANIRLAR” anlamı
çıkar.İyilik ve kötülükle elde edilen birikim dayanaktır.Ahrete
yönelik altyapı bu şekilde oluşur.İyiler;dayanaklarını sağlam
kurarken,kötüler,günah ve zulümle çürük bir dayanak üzerine
oturduklarını fark etmiyorlar.İyilerin yaslanacağı dayanak
onları yüceltirken,kötüler;bir dokunuşta kendilerini azaba
sürükleyecek şeye yaslandıklarını fark etmeliler.Din
Günü;dayanakların neticesini görme günüdür.Mevlana’mız bu
konuyu gayet hoş betimler:”Her hareketin bir tohumdur.Ya
diken ekersin,ya gül.Hayır da şer de ektiğin anda senin için
filizlenmeye başlar.Diken çıktı diye sızlanma,kendi kendine
ettin ne ettinse!..”
16-Onlar ondan, görülmeyecek şekilde uzaklaşmış değillerdir.
Evet!..İşte bizim Din Günü yaklaşımımızı perçinleyen kısım
burası…Onlar(cehennemlik-cennetlikler)ondan(din günü
olacaklardan)uzak değillerdir…Yani,şöyle diyor Rabbimiz:”Ey
Cennet ve Cehennemi uzakta,ahrette sanan!...Ey yaptığının
karşılığının ertelendiğini sanan gafil!..Cennet-Cehennem senden
uzak değil ki!..Ufuk ötesinde;görülemeyecek zamanda ve yerde
değil ki!...An be an içindesin sen cennet-cehennemin!..”
Allah’ım bu ne müthiş mana!?...Bağışla Ya Rabb!..Ne kadar da
gafiliz!
17/18-Din gününün ne olduğunu sana bildiren nedir?Evet,din
gününün ne olduğunu sana bildiren nedir?
Din
günü konusunda Rabbimiz bazı yanlış algıların önünü kesmek
istercesine iki kere soruyor bu soruyu:”Nedir Din Günü?..” Bu
sorunun peşinden cevabı gelecek ve doğrusu elbet o cevap.
Yani denmek
isteniyor ki;”Geleneksel din günü algından kurtul da söylenecek
olana teslim ol.Sıyrıl eski bilgilerinden,alışkanlıklarından ki
yepyeni bilgi ile donansın zihnin.”
Eski
atılmadan yeni giyilmez.Gecekondu yıkılmadan apartman
dikilmez.İşte onun için aç kulağını;
yarılmış,açılmış,berrak zihninle,gönlünle dinle Rabbini!...Dinle
içinden,özünden,vicdanından gelen sesi!..
Teslimiyeti
çağırır bu hitaplar!..Kuranda çok yerde geçer.”Nedir,bildin
mi,sana bildiren nedir?..” Bizce Rabbimiz şöyle demek ister:”Çok
bilmişlik yapma!..Ukalalık da etme!..Kendini bir şey de
sanma!..Aç kulağını da söylenecek olana teslim ol!..”
Tasavvuf
edebi budur.Mürşidin önüne gelip de hala bildiğini sananlar,hala
minik beyniyle bir şeyleri çözdüğünü söyleyenler,hocasının önüne
laf geçirenler hakiki bilgiye eremezler.Bilmek perde olur
onlara.Burada bilen değil,”Ne diyorsan o!..” diyen mesafe
alır…Burada teslim olan;olmaya adaydır.
Rasül ve
sahabesinin hayatında bunun tatlı örnekleri var.Sahabe bildiği
konuyu dahi Rasül’ün önüne geçmemek için “Biliyoruz”
demezdi.Rasül sorardı:”Şu dağın ardında ne var bilir misiniz?” O
dağı her gün görmelerine,ardını bilmelerine karşın şöyle
derlerdi:”Allah ve Rasülü daha iyi bilir!..” İşte ölçü
budur.Rehberim,Hocam,Mürşidim daha iyi bilir diyene açılır
sırlar bilgisi.”Biliyorum” demek;
bildirilecek
olana kulak tıkamak,”Siz bilirsiniz” demek;yeni idraklere kapı
aralamaktır!..
19-Bir gündür ki o,bir benlik bir başka benlik için hiçbir şeye
güç yetiremez.O gün,buyruk yalnız Allah'ındır!
Din Günü
konusunda iki açılımı değerlendirelim şimdi.
1-Mahşer
Günü-Hesap Günü-Kıyamet Sonrası Yaşanacak Olan Mutlak Adalet
Günü.
2-Sistem Günü-Akıp giden sonsuz zamanın birimi olan gün;AN...
1.manaya “Amenna” diyoruz.Elbet sonuçta o hesap anını topluca
yaşayacağız.Mutlak güne Amentümüzle inandık zaten.Sakın ola ki
bizim getirdiğimiz Din Günü yorumu ile 1.manayı ihmal ettiğimiz
sanılmasın.Haşaa,bundan Allah’a sığınırız.
2.mana bizi uyaracak,yeni bir bilinç verecek mana olduğu için
ağırlıkla ona yöneliyoruz.Şimdi birlikte tefekkür edelim.
Din Günü
sadece ötede olsa “O gün buyruk yalnız Allah’ındır” cümlesi
gelmezdi.Uyarıcı
olan bu kısımdır.O gün buyruk Allah’ın da pekala bugün
kimin?!...Başkasının mı!?..Haaşaa!..İşte can alıcı nokta
bu!..Buyruk her an,her gün,her dakika,her yerde O’nun ise
buradaki gün bildiğimiz gün değil; sonsuzluk birimi ANdır…Mana
şu;Unutma Ey İnsan!...Yıllar sonra Allah hükmünü icra edecek
diye yanlışa düşme!...O her an hükmünü sende,seninle icra ediyor
zaten!..
Kıyamet günü
kimseden kimseye fayda yok,amenna!...Peki,şimdi var mı?Herkes
kendi dünyasını yaşamıyor mu?..Hakiki manada kim kime zerre
kadar faydalı olabiliyor Allah aşkına?!..Baba-Anne evladını bir
yere kadar taşıyor.Ya sonrası?Eşinizle dahi neyi,ne kadar
paylaşabiliyorsunuz? Sonuçta siz teksiniz ve kendi
duygu-düşüncelerinizi tekil yaşıyorsunuz.Bir yeriniz acısa sizin
kadar onu kim duyabilir başka?!..Hayat tek başlıyor ve tek
bitiyor.Kabre çift gömülen gördünüz mü?..
TEK’in HAY
sıfatından tecelli eden Hayat;Tek olarak yine TEK’e akıyor.”Biz
Allah içiniz ve yine Ona dönücüleriz!”(Bakara-156) Her şeyi
kendi zatımızda;sırlarımızla,sevinçlerimizle,özel hayatımızla
yaşıyoruz…Hiçbir nefis diğerini değiştirmeye,hidayete yada
saptırmaya güç yetiremiyor.Çünkü (HADİ)hidayet eden de
O,(MUDİLL)saptıran da..
O halde!?….
Özüne
dön Ey İnsan!...
Dışarıyı,başkalarını,o yaptı-bu etti demeyi,dedikoduyu bırak da
Sinene bak Ey İnsan!..
Bak ki;Yarılsın Bilincin!..
Bak ki;Dökülsün Yıldızların!...
Bak ki;Fışkırsın Denizlerin!...
Bak ki;Deşilsin Kabrin!...
Anla ki sadece namazda değil an be an Huzur-u İlahidesin….
Din Günü şimdi,şu anda yaşanıyor…
Anlayana ne mutlu!....
Mehmet DOĞRAMACI
İstanbul - 21.12.2004
m_dogramaci@yahoo.com
http://sufizmveinsan.com
|