Bilinç Yarılınca!..
3.Bölüm

15-Din günü girerler oraya. Cennet-Cehenneme ahrette,yıllar hatta asırlar sonra girileceği yaygın kanaatinin aksine ayet;”Din Günü Girerler” diyor.Girecekler demiyor.”Girerler” şeklinde geniş zaman kullanılması cennet-cehennem boyutlarının halen,sürekli yaşandığına delildir.Bu da “bilincin cenneti-cehennemi” kavramlarını çıkarır karşımıza.Bilinci İNFİTAR(Yarılma) yaşamayan Cehennemi;
infitar yaşayan,yıldızları dökülen,denizleri kaynayan Cenneti yaşar sürekli.An be an,dem be dem yaşar özünde… 

Dini,sistem anlamında alacak olursak,”Din Günü” akan zaman içinde tek gün olamaz.Zaten O’nun katında zaman olmadığı gibi,bizim bildiğimiz şekilde gün kavramına da yer yoktur! O halde din günü;yaşadığımız her andır.Bu demek olur ki;kişinin cennete-cehenneme girişi her an yaşanan bir olgudur!...Hesap daima görülmekte olduğundan,ceza-ödül sistemi de devri daim edip durmaktadır.

SERİÜL HİSAB(Hesapları Hızlı Gören) olması da bunu işaret eder…

Aşıklar,öze erenler için din günü;SEVGİLİNİN GÖRÜLDÜĞÜ İLK ANdır.Bir elektriktir,şimşektir, buraktır Aşk.Bir anda olur ne olursa..Bir anda olur da kimi hemen fark eder,kimi günler,aylar sonra!..

Yunus,buğday istediğinde Hacı Bayram’ın tekkesinde yaşar bunu...Yunus’un din günü;Hacı Bayram’a gittiği gündür.Mevlana’nınki Şems’in Konya şehrine adım attığı gün…Halid Bin Velid geç mümin olmasına rağmen şöyle diyecektir;”Muhammed’i ilk gördüğüm anda sırlı bir şeyler olduğunu anladım.

Ne zaman müminlerle savaşa girsem O’nun galip geleceği hissi otururdu içime”.Halid aşkı geç fark etmiştir….Hz.Ali;namaz kılarlarken görür Muhammed’le Hadice’sini.Henüz sekiz yaşındadır.”Siz ne yapıyorsunuz böyle?”dediği gün;Ali’nin din günüdür…Bilal,kaya parçası altında kırbaçlanırken yaşar din gününü…Sümeyye’nin din günü;gövdesi parçalanıp da İslam’ın ilk şehidi diye vasıflanacağı gündür.

Manaların oturduğu,bilginin fiile,bilincin aşka dönüştüğü,kelamın sineye indiği gündür din günü…

Kafirler açısından da küfürlerinin,şirklerinin pekiştiği gündür…Rasül eli ile ayı ikiye yarar.Pek çok kimse hayret eder,bir kısmı mümin olur da Ebu Leheb:”İyi sihirbazmışsın amcam oğlu “der.Ebu Leheb’in din günü işte o gündür.O gün cehennem kurmaylarından olur elleri kuruyasıca Ebu Leheb!..

Musa tebliğini yaparken Firavun alaycı bir gülümseme ile:”Bak sen!...Bizim yetim Musa neler de bilirmiş?” der…Firavun,Kızıldeniz’de boğulurken şehadet getirmek ister de ağzını çamurla tıkar Cebrail.Musa’ya “Bak sen!” dediği gün din gününü yaşamış,cehenneme rezerveyi çoktan yaptırmıştır Firavun.Nemrut İbrahim için ateş yaktığında din gününü yaşar.Herkese güya güç yetirir de bir sivrisinek beynini yer Nemrut’un..Nemrut kendi ateşini yakmıştır da İbrahim’e yaktım sanır…

YASLEVNEHA: Girerler-Ulaşırlar-Kavuşurlar anlamına geldiği gibi YASLANIRLAR anlamı da mevcut.

Bu çerçevede “ONA-Cennete,Cehenneme-DİN GÜNÜ YASLANIRLAR” anlamı çıkar.İyilik ve kötülükle elde edilen birikim dayanaktır.Ahrete yönelik altyapı bu şekilde oluşur.İyiler;dayanaklarını sağlam kurarken,kötüler,günah ve zulümle çürük bir dayanak üzerine oturduklarını fark etmiyorlar.İyilerin yaslanacağı dayanak onları yüceltirken,kötüler;bir dokunuşta kendilerini azaba sürükleyecek şeye yaslandıklarını fark etmeliler.Din Günü;dayanakların neticesini görme günüdür.Mevlana’mız bu konuyu gayet hoş betimler:”Her hareketin bir tohumdur.Ya diken ekersin,ya gül.Hayır da şer de ektiğin anda senin için filizlenmeye başlar.Diken çıktı diye sızlanma,kendi kendine ettin ne ettinse!..”


16-Onlar ondan, görülmeyecek şekilde uzaklaşmış değillerdir. Evet!..İşte bizim Din Günü yaklaşımımızı perçinleyen kısım burası…Onlar(cehennemlik-cennetlikler)ondan(din günü olacaklardan)uzak değillerdir…Yani,şöyle diyor Rabbimiz:”Ey Cennet ve Cehennemi uzakta,ahrette sanan!...Ey yaptığının karşılığının ertelendiğini sanan gafil!..Cennet-Cehennem senden uzak değil ki!..Ufuk ötesinde;görülemeyecek zamanda ve yerde değil ki!...An be an içindesin sen cennet-cehennemin!..” Allah’ım bu ne müthiş mana!?...Bağışla Ya Rabb!..Ne kadar da gafiliz!

17/18-Din gününün ne olduğunu sana bildiren nedir?Evet,din gününün ne olduğunu sana bildiren nedir? Din günü konusunda Rabbimiz bazı yanlış algıların önünü kesmek istercesine iki kere soruyor bu soruyu:”Nedir Din Günü?..” Bu sorunun peşinden cevabı gelecek ve doğrusu elbet o cevap.

Yani denmek isteniyor ki;”Geleneksel din günü algından kurtul da söylenecek olana teslim ol.Sıyrıl eski bilgilerinden,alışkanlıklarından ki yepyeni bilgi ile donansın zihnin.”

Eski atılmadan yeni giyilmez.Gecekondu yıkılmadan apartman dikilmez.İşte onun için aç kulağını;
yarılmış,açılmış,berrak zihninle,gönlünle dinle Rabbini!...Dinle içinden,özünden,vicdanından gelen sesi!.. 

Teslimiyeti çağırır bu hitaplar!..Kuranda çok yerde geçer.”Nedir,bildin mi,sana bildiren nedir?..” Bizce Rabbimiz şöyle demek ister:”Çok bilmişlik yapma!..Ukalalık da etme!..Kendini bir şey de sanma!..Aç kulağını da söylenecek olana teslim ol!..”

Tasavvuf edebi budur.Mürşidin önüne gelip de hala bildiğini sananlar,hala minik beyniyle bir şeyleri çözdüğünü söyleyenler,hocasının önüne laf geçirenler hakiki bilgiye eremezler.Bilmek perde olur onlara.Burada bilen değil,”Ne diyorsan o!..” diyen mesafe alır…Burada teslim olan;olmaya adaydır.

Rasül ve sahabesinin hayatında bunun  tatlı örnekleri var.Sahabe bildiği konuyu dahi Rasül’ün önüne geçmemek için “Biliyoruz” demezdi.Rasül sorardı:”Şu dağın ardında ne var bilir misiniz?” O dağı her gün görmelerine,ardını bilmelerine karşın şöyle derlerdi:”Allah ve Rasülü daha iyi bilir!..” İşte ölçü budur.Rehberim,Hocam,Mürşidim daha iyi bilir diyene açılır sırlar bilgisi.”Biliyorum” demek; bildirilecek olana kulak tıkamak,”Siz bilirsiniz” demek;yeni idraklere kapı aralamaktır!..

19-Bir gündür ki o,bir benlik bir başka benlik için hiçbir şeye güç yetiremez.O gün,buyruk yalnız Allah'ındır! Din Günü konusunda iki açılımı değerlendirelim şimdi.

1-Mahşer Günü-Hesap Günü-Kıyamet Sonrası Yaşanacak Olan Mutlak Adalet Günü.
2-Sistem Günü-Akıp giden sonsuz zamanın birimi olan gün;AN... 
1.manaya “Amenna” diyoruz.Elbet sonuçta o hesap anını topluca yaşayacağız.Mutlak güne Amentümüzle inandık zaten.Sakın ola ki bizim getirdiğimiz Din Günü yorumu ile 1.manayı ihmal ettiğimiz sanılmasın.Haşaa,bundan Allah’a sığınırız.
2.mana bizi uyaracak,yeni bir bilinç verecek mana olduğu için ağırlıkla ona yöneliyoruz.Şimdi birlikte tefekkür edelim. 

Din Günü sadece ötede olsa “O gün buyruk yalnız Allah’ındır” cümlesi gelmezdi.Uyarıcı olan bu kısımdır.O gün buyruk Allah’ın da pekala bugün kimin?!...Başkasının mı!?..Haaşaa!..İşte can alıcı nokta bu!..Buyruk her an,her gün,her dakika,her yerde O’nun ise buradaki gün bildiğimiz gün değil; sonsuzluk birimi ANdır…Mana şu;Unutma Ey İnsan!...Yıllar sonra Allah hükmünü icra edecek diye yanlışa düşme!...O her an hükmünü sende,seninle icra ediyor zaten!..

Kıyamet günü kimseden kimseye fayda yok,amenna!...Peki,şimdi var mı?Herkes kendi dünyasını yaşamıyor mu?..Hakiki manada kim kime zerre kadar faydalı olabiliyor Allah aşkına?!..Baba-Anne evladını bir yere kadar taşıyor.Ya sonrası?Eşinizle dahi neyi,ne kadar paylaşabiliyorsunuz? Sonuçta siz teksiniz ve kendi duygu-düşüncelerinizi tekil yaşıyorsunuz.Bir yeriniz acısa sizin kadar onu kim duyabilir başka?!..Hayat tek başlıyor ve tek bitiyor.Kabre çift gömülen gördünüz mü?..

TEK’in HAY sıfatından tecelli eden Hayat;Tek olarak yine TEK’e akıyor.”Biz Allah içiniz ve yine Ona dönücüleriz!”(Bakara-156) Her şeyi kendi zatımızda;sırlarımızla,sevinçlerimizle,özel hayatımızla yaşıyoruz…Hiçbir nefis diğerini değiştirmeye,hidayete yada saptırmaya güç yetiremiyor.Çünkü (HADİ)hidayet eden de O,(MUDİLL)saptıran da..

O halde!?….
Özüne dön Ey İnsan!...
Dışarıyı,başkalarını,o yaptı-bu etti demeyi,dedikoduyu bırak da Sinene bak Ey İnsan!..
Bak ki;Yarılsın Bilincin!..
Bak ki;Dökülsün Yıldızların!...
Bak ki;Fışkırsın Denizlerin!...
Bak ki;Deşilsin Kabrin!...
Anla ki sadece namazda değil an be an Huzur-u İlahidesin….
Din Günü şimdi,şu anda yaşanıyor…
Anlayana ne mutlu!....

 Mehmet DOĞRAMACI
İstanbul - 21.
12.2004
m_dogramaci@yahoo.com
 http://sufizmveinsan.com


Üst Ana sayfa e-mail