Severim

Arabanın altında kalmak üzere olan bir kedinin son saniyeye kadar arabaya bakakalmasını,
muz kabuğuna basıp düşmek üzere olan birinin sendelemesini,
sinemada filmden sıyrılıp oradakilerin film izleyişini fark etmeyi,
hafif yağan yağmurda ve buz gibi havada yürümeyi,bir tanıdıkla karşılaşınca “merhaba” “nasılsın” falan demeyi,
kimseye güvenmemeye karar verdiğim anı,
denize balıklama deyip karnının üzerine atlayanların sıçrattığı suda ıslanmayı,
ayağı takılıp düşen çocukların suratındaki ifadeyi,
fındık kabuklarını ezince çıkardıkları sesi,
mayo defilelerinde ve güzellik yarışmalarında Hıncal Uluç'u görmeyi,
karpuzun kütür kütürünü,yaşlı bir kadını yoldan 
karşıdan karşıya geçirme düşüncesini,
internetin
hızlısını,
yağmurdan sonraki toprak kokusunu,
gözlerinin içine bakarak yalan söylemediğini iddia eden yalancıları,
bir misafirlikteyken tuvalete gidememe sıkıntısını,
özentiyle yaşamayıp kendine bir tarz belirleyenleri,
bilgisayarın kilitlenmeyenini,
“yabancı müzikten ne anlıyorsunuz ?”sorusunun anlamını,
telefonla konuşurken insanların,fark etmeden bağırmaya başlamalarını,
bayanların kendine dikkât etmeden yiyip-içip yaz gelince rejim yapmalarını,
bazen yaşantıma şöyle bir bakıp memnun olduğum zamanı,
tam uyuklarken odadaki saatin tiktak sesini fark edişimi,
bir işin ehlini o işi yaparken seyretmeyi,
filmlerdeki öpüşme sahnelerini,
halkın duygularını sömüren televizyoncuları,
eşcinsel şarkıcıların tavernaları istila etmelerini,
gazetelerin üçüncü sayfalarını sırf ölüm haberlerine ayırmalarını,
bir mağazadayken sevdiğim şarkı çıkınca bitene kadar içeride dolaşmayı,
Reha Muhtar’ın haberciliğini,
aynaya bakınca bazen garip hissetmemi,
bir başkasının çantasını-bilgisayarını-günlüğünü karıştırmayı,
her popüler şarkıya herkesin “benim şarkım” demesini,
başka milletlerin uzayda seyahat etmesini bizim çok iyi seyretmemizi,
yaşım büyüdükçe zamanın hızlandığını algılamayı,
dilenci çocuğa elindeki çikolatayı verip onun yiyişini seyredip sevinenleri,
çok hoşuma giden bir elbiseyi param yetmediği için alamamayı,
çilek yerken iri tanelerini en sona bırakmayı,
beraber olmak istediği travestinin aids'liyim sözlerine karşılık “atın ölümü arpadan olsun” diyenleri,
başkasının aldığı gazeteyi okumayı,sigara içenlerin “karar verdim yakında sigarayı bırakıcam” demelerini,
sevdiğim insanların beni sevebilme ihtimalini!

Volkan Tolga