Kaos Kavramı

 

Geçmişten günümüze kadar “evrende Kaos var mı,yok mu?” sorusu, beyinleri devamlı meşgûl etmiş, ama modern bilimin gelişmesiyle daha somut bir anlam kazanmıştır.

Kaosun sözlük anlamı, “kargaşa, düzensizlik” tir. Kargaşa ve düzensizliğin olduğu bir yerde de her şey bir rastlantı şeklinde gelişir. Bunu daha iyi anlamamız için bazı temel kavramları bilmemiz gerekmektedir. Bunlardan ilki Entropi ilkesidir. Termodinamiğin II. kanunu olarak da bilinen bu ilke, düzensizliğin bir tanımıdır. Örneğin, sıcak suya buz koyduğumuzda, su buzu eritir. Çünkü sıcak olan kısımdan, soğuk olan kısma doğru ısı akımı, aralarındaki sıcaklık farkını dengeleyene kadar yavaş yavaş buzu eritecektir. Dengeye ulaştığında ise, sistem tamamlanır ve buz tamamıyla erimiş olur. Kapalı bir sistemde ısı, daima sıcak olan noktadan, soğuk olan noktaya doğru akar. Bunun tam tersi imkânsızdır; tıpkı zamanın yönü gibi. Dolayısıyla, ilk durumdaki Enerji organize ve düzen halinde iken, ısı akımı ile beraber dağılmaya ya da düzensizliğe doğru hareket eder. Entropi bu düzensizliğin ölçümünü bize verir ve ölçünün artması da düzensizliğin artması demektir. Bunu başka bir örnekle şöyle açıklayabiliriz: Elimize otuz tane bölmesi bulunan bir kutu alalım. İçine rastgele her biri bir bölmeye karşılık gelecek şekilde üç tane boncuk koyalım. Boncukların istenilen üç bölmede bulunma ihtimali, A olsun. Bölmelerin sayısını artırdığımızda, ihtimal bir önceki A sayısına göre artarken, belirliliği de azalacaktır. Yani bu artım bize,bir durumun önceki duruma göre düzensizliğinin artacağını gösterir.
Aynı şekilde, Big-Bang’le başlayan evrenimiz de genişlemeyle birlikte, bir andaki durumunun bir önceki durumuna göre düzensizliği artarak tüm enerjisi her noktada tamamen denk hale gelene kadar Entropisini maksimum derecesine yükseltip hiçbir olay gerçekleşmeyecek duruma geldiğinde duracaktır.
Entropiye destek veren ikinci ilke ise, Antropik ilkedir. Bu ilkeye göre de Tabiat bir evren yapmak için sonsuz sayıdaki olasılıklardan birini seçip (ki seçmiş) bugünkü şartları oluşturmuştur. Yani evren, sonsuz ihtimaller içinde tesadüflere bağlı olarak algıladığımız şekliyle var olmuştur.

Klasik bilim de her şeyi, parçalı belirli bir düzen içinde oluşturulmuş ve parçalı, düzensiz, rastlantısal olarak iki kategoriye ayırır. Yere savrulan bir avuç kahve tanesinin oluşturduğu düzen, bir patlamanın ardında oluşan döküntü ve bir rulet tekerleğinin ortaya çıkardığı rakam dizinleri hep düzensizdir. Kar taneleri bilgisayarlar ve canlıların hepsi ise düzenli birimlerdir. Antropik ilke açısından, evrendeki düzenli olan şeylerin düzensizlik içinde mevcut iken, Entropi ilkesinin gereği olarak da bu düzenli şeylerin zamanla düzensizliğe dönüşeceğini göstermektedir.
Halbuki düzensizlik kavramı, var kabul ettiğimiz düzene göre mevcuttur. Aksi de doğrudur.  (Zaten matematikçiler de rastgeleliğin formülünü bulamamışlardır. Olanlar da varsayımdan ibarettir) Tıpkı bir zar attığımızda istenilen sayının altıda birlik bir ihtimalle gelmesinin belirlenebilir uzay içinde olması ile… İndeterminist yasalarla tanımlanan kuantum fiziğinin, determinist yasalarla tanımlanan klasik fiziğe göre olması gibi.
Buna Neils Bhor “Klasik bir alan olmadan kuantum süreçlerini tanımlamak anlamsızdır.” diyerek birinin diğerine göre mevcut olduğunu söylemiştir.
Bununla beraber, yeni Fiziğin ortaya koyduğu Shördingerin kedisi, Haysenbergin belirsizlik ilkesi ve David Bhom un Hologram teorisi uyarınca, evrenin parça parça şekilde olmayıp, parça adı altında olanın tümün yansıması olduğu, madde ve zihin diye iki ayrı şeyin olmadığı, maddenin zihnin bir hali olması dolayısıyla zihinden bağımsız evrensel yasaların oluşturulmayacağı düşünülebilir. 
Böyle bir evrende ise, Entropi ilkesi de, Antropik ilke de çöker. Bu da bize evrende düzenden düzensizliğe doğru giden bir Kaos durumunun olamayacağı gibi, düzensizlik gibi görünen bir sistemin içinde bir düzenin de olamayacağını başka bir değişle Kaos kavramının kendisinin olamayacağını söyler. Çünkü Kaos durumunu oluşturan, zihindir. Böyle olması da gerekir; çünkü bir sonucun sonsuz nedeni olabilir (*) ; ama sonsuz olanı tamamıyla açıklayabilecek hiçbir teori yoktur. Sadece, bu sonsuzluk içinde zihnin var kabul ettikleri olabilir. Bu durumda da Büyük birleşik Teoreminin (Her şeyin Teorisi) tanımlanması da ne kadar gerçekçi olur acaba?

Kenan Keskin
20/04/2000

 

(*) Kalabalığın tam ortasına,yukarıdan,içinde aslan olan bir kafesi indirip kafesi açtığımızda, merkezden dışa doğru bir hareketlenme olacaktır. Hiçbir şeyden haberi olmayan biri için  bunun aslanın uyguladığı fiziksel bir kuvvet mi yoksa halkın bildiği bir gerçekten dolayı mı ya da….vb gibi  birçok nedeni olacaktır.