Deprem ve Gözden Kaçanlar

Ülkemiz hemen her yıl doğal afetlerin yıkıcı bir örneğini yaşıyor. Yaşamaya da devam edecek.Çünkü doğal coğrafyamızın her an afete uğrama riskine sahip bir jeolojik temeli var ve bu afetler arasında en fazla can kaybına ve fiziksel hasara neden olan depremdir. Bundan dolayı deprem bölgesinde yer alan ülkemizde, binaların bu açıdan irdelenerek inşa edilmeleri gerekir.

Bir binanın oluşma aşamaları şöyle sıralanabilir :

*Binanın tasarımı

*Tasarıma uygun taşıyıcı sistemin tespit edilmesi

*Taşıyıcı sistemin hesaplanması

*Hesaplanan sistemin doğru olarak uygulanması

 

Bu aşamaları birbirinden ayrı düşünmemek gerekir. Herhangi birisinde aksaklık binanın rijitliğini,  başka bir anlamda depreme dayanıklılığını olumsuz yönde etkiler.

Depremlerin bir çoğunda yapı hasarının önemli bir bölümü mimari tasarımdan kaynaklanmıştır. Bugün tartışılması gereken bir mimari tasarımın gerçekleştirilme olanağından çok, uygulanmasının doğru olup olmadığıdır. Bazı tasarımlarda, planda basitlik, simetri ve düzen yoksunluğu yanlız deprem açısından değil, mimari ve yapı ekonomisi açısından da risklidir.

 

Depreme dayanıklılık koşullarıyla çelişen bazı mimari tasarım kriterlerini şöyle sıralayabiliriz:

*Büyük kesitli kolonların bulunmadığı, sürekli taşıyıcı duvarlarla geçilmiş geniş hacimler

*Çok miktarda dış cephe boşlukları

*Kolon ve kirişlerin bölücü duvarlar içinde kalmasını sağlamak için küçük boyutlarda yapılması.

*Kirişsiz döşeme kullanılması

*Planda ve yükseklikte basit ve simetrik olmayan yapı biçimleri

Bu arada bir binayı sadece bir tasarım ürünü olarak görmek de yanlış olur. Binaların taşıyıcı sistemlerinin doğru tespit edilip, hesaplanıp, uygulanması gerekir. Taşıyıcı sistemler, ahşap, betonarme ve çelik yapılar için farklıdır. Bugün karşımıza en fazla çıkan ve hemen hemen hepimizin yaşadığı binaların taşıyıcı sistemi betonarme kolon ve kirişlerden oluşur. Betonarme yapı, beton ve demirin birarada kullanılmasıyla meydana gelir. Bu yapı tipinde demir; gevrek bir malzeme olan, yani kırılma özelliği fazla olan betona esneklik verir.

Betonarme yapılar, rijitlik açısından ahşap ve çelik yapılardan üstündür. Ahşap ve çelik yapılarda  yapı elemanlarının birbirine bağlanması sorunu betonarme yapılarda yoktur; ancak kolon-kiriş birleşmelerinde özel önlemler almak gerekir, aksi takdirde, büyük can ve mal kaybına yol açabilirler.

Depreme dayanıklı yapının birinci kuralı, projesindeki beton dayanımının bitmiş yapıda da gerçekleştirilmesidir; bunun proje hesaplarında karar verilenin çok altında olması depremlerde en sık rastlanan hasar nedenini oluşturur.

 Betonarme yapılar eğer, yönetmelik, standart ve mühendislik sağduyusu ile yapılırsa, depreme dayanıklıdır. Çelik yapılar, betonarmeye kıyasla çok daha güvenli olmasına rağmen, betonarme yapının avantajı bahsi geçen koşullar sağlandığında çok daha ucuza mal olmasıdır.

Burcu YAMAN

 

Kaynaklar :
1
Bayülke, Nejat. 1993,
Depreme Dayanıklı Betonarme ve Yığma Yapı Tasarımı
İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yayını

2
Bilim ve Teknik Dergisi Ekim sayısı