17-206 / 6594 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor:
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Allah, hanımına dübüründen temas eden kimseye rahmet nazarıyla bakmayacaktır."
17-211 / 6605 - Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor:
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Nutfeleriniz için (kadının) hayırlısını tercih edin. Kendinize denk olanlarla evlenin, denklerinizin kızını isteyin."
17-213 / 6607 - Ebu Rühm radıyallahu anh anlatıyor:
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"En hayırlı şefaatlerden biri, evlenecek iki kişinin arasında yardımcı olmaktır."
17-215 / 6611 - Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor:
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm benimle koşu yarışı yaptı. Yarışı ben kazandım."
17-222 / 6624 - İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor:
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Haram, helali haram kılmaz."
17- 229 / 6635 - Amr İbnu Şu'ayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anhüma anlatıyor:
"Habibe Bintu Sehl, Sabit İbnu Kays, İbni Şemmas radıyallahu anhüma'nın nikahı altında idi. Sabit ise kısa boylu çirkin bir adamdı. Habibe, Aleyhissalâtu vesselâm'a gelerek:
"Ey Allah'ın Resûlü! Vallahi, Allah'tan korkmasam, kocam yanıma girince suratına tüküreceğim (o kadar nefret ediyorum)" der Aleyhissalâtu vesselâm:
"(Mehir olarak aldığın) bahçeyi geri verir misin?" de di. Kadın
"evet!" dedi.
Ravi der ki:
"Kadın bahçeyi Sabit'e iade etti. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm da onları ayırdı."
17- 230 / 6637 - Hz. Aişe anlatıyor:
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm îlâ da bulundu. Sebebi de hediyesinin Zeyneb Bintu Cahş tarafından reddedilmiş olması idi. Bunun üzerine Aişe radıyallahu anhâ Aleyhissalâtu vesselâm'a:
"Zeyneb senin hediyeni muhakkak küçümsemiş olmalı" dedi.
Bunun üzerine öfkelenen Resûl-ü Ekrem aleyhissalâtu vesselâm bütün kadınlarından îlâ etti (ayrı kalmaya yemin etti.)."
17-235 / 6644 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor:
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir kimsenin:
"Ben, öyleyse yahudi olayım!" diye yemin ettiğini işitmişti.
Şöyle buyurdular:
"Yahudilik ona vacib oldu!"
17 / 236 / 6645 - İbni Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor:
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, bir adamın kendi babası üzerine yemin ettiğini işitmişti, derhal müdahale ederek:
"Babalarınız üzerine yemin etmeyin. Kim Allah üzerine yemin ederse doğru söylesin. Allah üzerine kendisi için yemin edilen de râzı olsun (söylenene inansın, tasdik etsin). Allah üzerine edilen yemine razı olmayan (söyleneni tasdik etmeyen) kimse, Allah'a yakın (bir kul) değildir" buyurdular."
17-244 / 6657 - Muâz İbnu Abdûllah İbni Hudeyb'in amcası radıyallahu anh anlatıyor:
"Biz bir cemaatte idik. Başında ıslaklık olduğu halde Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm çıkageldi.
Birimiz ona:
"Bugün sizi iyi ve ferah görüyoruz" dedi.
"Evet! Elhamdülillah öyledir!" buyurdular.
Sonra halk zenginlik hususunda sohbete daldılar. Aleyhissalâtu vesselâm:
"Muttakî için zenginliğin bir zararı yok!" buyurdular. Devamla:
"Ancak dediler, sıhhat, muttaki için zenginlikten daha hayırlıdır. Gönül hoşluğu da bir nimettir."