Muhakkak ki Allah Teala, sizin şekillerinize ve mallarınıza bakmaz. Ancak ve ancak kalplerinize ve amellerinize bakar. (İBN-İ KESİR CİLT; XII S; 6663)
Resulullah (sav) buyurdular ki: Cennette öyle odalar vardır ki, içlerinden dışları, dışlarından içleri görünür. Bir bedevi; Onlar kimindir? Dedi. Resulullah (sav) buyurdu ki: Güzel söz söyleyip, yemek yediren, oruç tutanındır. (İBN-İ KESİR CİLT; XII S; 6663)
Bir kutsi hadiste Allah buyurur ki; Ey Adem oğlu, tövbeyi geciktirenlerden, uzun emellere kapılanlardan ve ahirete amelsiz olarak gelenlerden olma. Abidlerin konuştuğunu konuşup, münafıklar gibi amel edenlerden - ki onlar, Allah’ın, helalinden kendilerine verdiği miktara kanaat etmezler; haram olan şeylere yaklaşmaktan çekinmezler.- olma, Salihleri sevdiğini iddia edip onların ahlakını taşımayan, münafıklara buğz ettiğini söyleyip onlarla beraber bulunanlardan olma. Hayrı emredip fakat kendisi işlemeyen, şerri menedip kendisi kaçınmayanlardan olma. (İLAHİ NİZAM S: 93)
Câbir b. Abdullâh şöyle demiştir: Nebiyy-i Ekrem salla'llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Benden evvel hiçbir kimseye verilmedik beş şey (hep birden) bana verilmiştir: Bir aylık yola kadar (düşmanlarımın kalbine) korku (salmak) ile mansûr oldum. Yer (yüzü) bana namazgâh ve sebeb-i tahâret kılındı. Onun için ümmetimden namaz vakti gelip çatmış her kim olursa olsun namazını kılıversin. Ganâim bana helâl edildi. Halbuki benden evvel kimseye helâl edilmemiştir. Bana şefâat verildi. Bir de (benden evvel) her Nebî, hâssatan kendi kavmine ba's olunurken ben umûm-ı nâsa ba's olundum. (SAHİH-İ BUHARİ NO; 223)
Mezardaki ölü, denizde boğulmak üzere olan kimse gibidir. Babasından, anasından, kardeşinden ve arkadaşlarından gelecek bir duayı hep beklemektedir. (HADİS)
İnsan kalbi, tarladaki ekin gibidir. Yemek, yağmur gibidir. Fazla su, ekini kuruttuğu gibi, fazla gıda da kalbi öldürür. (HADİS-İ ŞERİF)
Size bir hediye verildiğimde ona misliyle mukabelede bulunun! Eğer buna gücünüz yetmiyorsa, onu karşılayacak derecede kendisine dua ediniz. (HADİS-İ ŞERİF)
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir adam: "Vallahi Allah falancayı mağfiret etmiyecek!" diye kesip attı. Allah Teala Hazretleri de: "Falancaya mağfiret etmiyeceğim hususunda yemin eden de kim? Ben ona mağfiret ettim, senin amelini de iptal ettim!" buyurdu."(KÜTÜB-İ SİTTE / 4145)
İbnu Ömer’den rivayet; Cahiliye insanları, devenin etini, karnındakinin hamileliği vaktine satarlar da "karnındakinin hamileliği" devenin karnındakini doğurması, doğanın da büyüyüp hamile kalmasıdır. Resulullah (sav) bu alış-verişi yasakladı." Buharinin bir rivayetinde "...sonra karnındaki de doğar" denir.(KÜTÜB-İ SİTTE / 252)