Sularla Sınanmak -1

Yaratılıştan bu yana en temel öge olan su, imtihanlarımız içerisinde de önemli yer tutar. Tarihin her döneminde, suyla imtihan vardır. Bazen bereket,bazen felaket olmuştur su, insanlık için. Kur’an, su  ile  imtihan olanlarla doludur. Su ile gelen felaketler,su ile ulaşılan başarılar vardır yüce kitapta.

Suların Annesi, İsmail’in Annesine

İlk su imtihanı Hacer ile Zemzem arasındadır. Çölün ortasında bebeği ile susuz kalan Hacer’in mücadele hediyesi olarak Zemzem bahşedilmiştir  ümmete. Zemzem suların annesidir. Kıyamete kadar gelecek olan tüm insanlığa yetecek kadar bereketli ve lütufkârdır. O sadece bir su değil,aynı zamanda açları doyuran sofra,hastalara şifa kaynağı bir  iksirdir.

Zemzeme ulaşmak için Hacer gibi gözü kara bir tevekkül sahibi olmak gerekir. Eşine dönüp “Beni bebeğimle buraya bırakmanı Rabbim mi istedi?” sorusuna”Evet”yanıtını aldıktan sonra,” Öyleyse haydi git. Allah bize yeter!.. “diyebilecek kadar tevekkül.Bu tevekkülün  armağanı da Zemzem gibi mucizevi bir su. Hacer ve oğlu, sabır ve tevekkülü içeren su sınavını  kazandılar. Peki ya diğerleri?..

Endülüs; Gemileri Yakanlarındır

İspanya’nın fethi sırasında,gemilerle karaya çıkan Tarık Bin  Ziyad; gece gizlice limana gelip tüm gemileri ateşe verir. Ordu şaşkınlıkla limana koştuklarında elinde meşalesiyle komutanlarını görürler. Şöyle  seslenir onlara: ”Gemileri de yaktım. Silin aklınızdan  geri dönüşü. Ya burada İslam’ın muzaffer olması için çarpışacak, Şehid olacaksınız ya da denizde boğulacaksınız!.. Başka çıkış yok”
Bu sınav da kazanılır ve İspanya fethedilir.

Nehir Geçip Su İçmemek

Kur’an’a baktığımızda ise Davud kıssasında, başka bir ordu ve komutanını anlatılır. Çölde süzülen ordu için susuzluk baş gösterir. Kur’an bu kıssayı şöyle anlatır:“Tâlût, İsrailoğullarına öğütte bulundu. Onlara şöylece seslendi: "Allahu Teâlâ sizi bir nehir ile imtihan ediyor. O nehirden içen, benden değildir. Ondan eli ile ancak bir avuç içen bendendir" dedi. Onların pek azı müstesna, diğerleri içti. Tâlût ile iman edenler nehri geçtiklerinde: Bugün Câlût ve askerlerine karşı duracak takat bizde yoktur dediler. Allah'a kavuşacaklarını bilenler.  Nice az bir topluluk vardır ki, Allah'ın izni ile daha çok olana galip gelmiştir. Allah, sabredenlerle beraberdir. ' dediler. " (el-Bakara, 2/249)

Amâlika ordularının başında Câlût (Golyat) bulunuyordu. Câlüt'un ordusuyla karşı karşıya gelen mümin kitle söyle dua etti: "Ya Râb, üzerimize sabır ve sebat ihsan eyle, ayaklarımızı sabit kıl ve kâfir kavme karşı bize yardım et. " (el-Bakara, 2/250)nefsine hükmetmeyi bilmeyen, adalet ile hükmetmeyi nasıl becersin?.Bu talimatı başaramayan, diğer talimatlarda nasıl dirayetli olsun? Burada asıl maksat;
nehirde su içmemek değil, imkânlar ortasında bile imkânsız gibi dirayet kazanmayı öğrenmektir. Talut ve orduları işte onu başardığı için zafer kazanır.

Rasul’ü Her ŞeyeTercih etmek

Su  sınavını kazananlardan biri de Ebu Zer...Onu Ebu Zer yapan şeylerin arasında,su imtihanı başarması yer alır. En çok sevdiği şeyi nefsinden  önce Rasule vermiştir. Çölde kaldığı, sıcak ve susuzluktan bunaldığı bir savaş arefesinde ,yağmur sularıyla dolu buz gibi bir kaya kovuğu bulur.Su kırbasına o suyu doldurur.Kendi içmeye kıyamaz.Peygamberimiz o sıcakta kendinden daha layıktır  buz gibi yağmur suyuna.Çölde saatlerce ilerler.Yarı baygın kafileye yetişir.Konaklama yerine ulaştığında bayılır.Sahabe ve Rasul, koşarlar yanına. Su içirirler, kendine gelir.Bakarlar ki kırbası su dolu şaşkınlıkla sorarlar “Neden içmedin bu suyu?”Der ki “O kadar tatlı ve güzeldi ki Rasulullah’a hediye etmek istedim.” Bu hali görüp gözyaşlarını tutamayan Peygamber, öyle bir dua eder ki,orada olanlar ağlar. Cennet müjdesi alınmıştır artık.

Kıyamete Kadar Tekrarı İmkânsız Olay

ll.Mehmet’i Fatih Sultan Mehmet yapan da su sınavını başarıyla aşmasıdır. Yüzyıllar öncesinden Rasulullah’ın hadisi ile övülmüştür.”Konstantiniye fethedilecektir. Onu fetheden ordu ne kutlu ordu!O komutan ne kutlu komutandır!”.Kimsenin cesaret edemediği Haliç’e gemileri “Allah bana yeter”duasıyla  aşıran Sultan Mehmet’tir.Bu olay hakkında uluslararası bir ansiklopedi şu notu düşer: Kıyamete Kadar Tekrarı İmkânsız Olay!.. O da diğerleri gibi suyla  sınavı geçmiş ve Fatih Sultan Mehmet olarak dünya tarihinden  Bizans’ı silmiş,insanlığa İSLAMBUL armağan etmiştir.

Sudan Selamete Çıkanlar

Yunus su imtihanını “La ilahe ente sübhaneke inni küntü minezzalimin “diyerek aşmış. Hz.Eyyub için ise su, sabrının mükâfatı olarak verilmiştir. Kendisine verilen kaynak suyu ile yıkanan o yüce Peygamber hem hastalığından şifa bulmuş,hem de kendinden sonra gelecek tüm insanlığa kaplıca suyunun şifasını işaret ederek tedavi metodu sunmuştur. ( İşte yıkanacak bir yer, işte içilecek soğuk bir su!..." dedik) Sad/42

Osmanlı imparatorluğu döneminde bazı ruh hastalarının su sesi ile tedavi edildiklerini biliyoruz. Bir hadiste “Denizi seyretmemiz” buyurulur. Oradaki dinginlik ve ferahlık çoğu zaman terapi etkisi yapar kişilerde.

Mevlana mesnevisinde suyu şöyle sunar:” Yağmur pis şeyleri arıtmak için gökten yağar. Suda binlerce ilaç gizli. Ağaçlara gider meyve olur,içilir ilaç olur,deniz olur gemileri taşır. Yeryüzünün yetimlerini su besler”.(Mesnevi6-.cilt)Oysa yağmur ile helak olan binlerce kavim vardır. Ad kavmi gibi.Ya da yağmurun bereketiyle yeniden yeşeren kavimler.

Ecel Kapısında Kardeşini Tercih

Su sınavını kazananlardan biri de Bedir şehitleridir. Mümin kardeşini öz nefsine tercih eden şehidler. Bedir savaşı sırasında son nefeslerini vermek üzere olan şehidlere su götüren bir sahabe, diğer yanda inleyen kardeşini fark edince “ona götür “deyip kendisi susuz şehadet eden. Diğerine götürdüğünde ise, başka bir şehidin içmesi için kendinden vazgeçerek,susuz ölen.3 şehidi unutabilir miyiz?..Bir yudum dahi su içemeden, kardeşini kendilerine tercih eden bu sahabelerde su sınavını en güzel şekilde aşmışlardır.

Suya Doyamayan Rasül Torunları

Ya Kerbela!..Çölün en kurak yerinde susuzluktan kırılan, inanılmaz bir katliam kerbela...
Olayı kısaca özetlersek;  İbn_i Ziyad; Hür bin Yezid’e bir mektup yolladı. Mektubun içeriği söyle idi: “Bu mektubum sana ulaşır ulaşmaz ve elçim senin yanına gelir gelmez, Hüseyin’i baskı altına al ve onu sığınak ve suyu olmayan bir çöle sür.”  Hür bin Yezid, İbn-i Ziyad’ın emri doğrultusunda İmam Hüseyin (a.s)’ın kafilesini “Kerbela” denilen bölgede durdurdu. Ertesi gün Ubeydullah bin Ziyad’ın elçisi olan Ömer Bin Sa’d da dört bin savaşçıyla Kerbela’ya geldi.

Hz. Abbas Bin Ali (a.s) de  savaşarak İmam Hüseyin’in evlatlarına su getirmek için gayret gösterdiği bir sırada, düşmanın kalleşçe saldırısı neticesinde, canını İmam Hüseyin (a.s)'in yolunda feda etti.

Kerbela katliamı hâlâ ümmetin yüreğinde bir sızıdır.Susuz çölde şehid olan binlerce Müslüman’ın hatırası,Su sınavında kaybedenler ve kazananları taşır günümüze....

Şunu hatırlatmak gerekir ki, Hür bin Yezid, İmam Hüseyin’in şahadetinden önce, kendi yaptığından pişman olup tövbe etti ve İmam (a.s)’ı savunmak üzere  şahadete erişti.[25]

Adalet nedir?Ağaçlara su vermek. Zulüm nedir?Dikenlere su vermek. Adalet bir nimeti yerine koymak demektir,her su içen tohumu sulamak değil.Zulüm, bir şeyi yerinde kullanmamak,layık olmadığı yere koymak demektir.Bu da ancak belaya vesile olur. (Mesnevi)

Devam Edecek...

Arzum Gürel
arzum_gurel@mynet.com
Yozgat - 02.03.2004
http://gulizk.com


Üst Ana sayfa e-mail