Neden Bayhan?...

Dergimizde yazmaya başladığımda güncel,basit konulara girmemek ilke edinmiştim. Aktüalitenin hepimizi bir şekilde etkilediği gerçek. Son haftalarda Türk seyircisi Pop Star’a kilitlenmiş durumda. En son geçtiğimiz cumartesi yarışın favori isimlerinden Barış’ın sürpriz vedası büyük bir kitlede şok etkisi yaptı. Bugüne kadar yarışmacılara moral veren,onları detaylı eleştirmemeye özen gösteren Ahmet SAN’ın yüzündeki derin ifadeyi benim gibi sizler de fark etmiş olmalısınız. Bu;Bayhan’ın birinciliğe doğru ilerleyişinin tedirginden başka bir şey değildi. Beklenmedik bir sonla karşılaşacak olmanın endişesi belki de.

Bizim derdimiz elbette reyting kaygıları ile yapılan,pek de ciddi bulmadığımız bir yarışmaya ciddi eleştiriler sıralamak değil. Milyonların gözü önünde cereyan eden olayda toplumsal,psikolojik ve hayata dair ne gibi dersler var, biraz tahlile çalışalım.

Yarışmaya Bayhan’ı bilerek taşıyan bu jüridir. Ama ne gariptir ki;”Senin tarzın popa uymaz,sen git arabeskçi ol” diye acımasızca eleştiri yapan,Türk halkının gözünün içine baka baka kendini Bayhan’ın geçmişinden soyutlamak,aklamak isteyenler de  bu jüride!...

Bayhan’ın adam öldürdüğü,gergin bir psikolojik yapıya sahip olduğu ortada. Türk Hukuk sisteminin anlamadığım yönü şu;bir insan cezasını çektikten sonra neden ömür boyu kamu haklarından mahrum olmak,devlet kademesinde çalışamamak gibi yaptırımlara uğrar?... Ceza ömür boyu sürecek ise; cezaevinde yıllarca yatmanın anlamı ne?..Jüri içinde :”Sen ömür boyu cezalı olmalısın,burada bulunmamalısın”mantığını savunanlar tutunamayıp programı terk ederken,halkın geniş bir kitlesi oyları ile <katil> diye vasıflanan birini yukarıya taşımakta ısrarlı görünüyor. İşte konunun can alıcı noktası da burası...Neden Türk Halkı böyle bir tavır içinde?..

1-Türk Halkı asırlardır mazlumun,haksızlığa uğrayanın yanında olmuştur. Jürinin Bayhan konusundaki acımasız eleştirileri,oyların artışında yüzde yüz etkilidir.

2-Türk Halkı statükocu,kuralcı,mevcut kurulu düzeni devam ettirici elit tabakayı hiç mi hiç sevmez!..
Seçkinci,üst düzey yaklaşımlar zaman içinde yıkılıp gitmiştir. Geçmişe bakalım...Siyaset,ekonomi, kültür alanlarında yapılan seçkinci dayatmalar,bir süre sonra geri teper. Bir dönem Anadolu vilayetlerine düzenlenen opera ve çok sesli koro çıkartmaları geniş halk yığınlarından hiç ilgi görmez.

Yarışmada müzik kalitesini temsil eden tek ismin Barış olduğunda herkes hem fikir. Ancak unutulan bir nokta şu ki;Barış seçkin bir sınıfa mensup ve seçkinler ona destek veriyor. Halk ise müzik kalitesinden çok kendine benzeyeni,kendi içinden geleni,kendi acılarını yaşayarak yükseleni, tırmalayarak basamakları çıkanı daha çok seviyor.

3- Türk Halkı,nereden gelirse gelsin kendine yakın hissettiklerini yüceltmektedir. Bunu her alanda görebilirsiniz. Halkla yakınlaşan,onlar gibi davrananlar sempati toplayarak işlerini genişletip şöhretlerine şöhret katarken,elit anlayışlar içinde kendini kasanlar ilgisizliğe mahkum olmuştur.

Türk halkı Bayhan’ın yüreğindeki geçmişe olan pişmanlık ve ezikliği fark etmiştir. Bu destekte duygusal iletişimin bu noktasının rolü de büyüktür. Aydan,fizik ve müzikalite açısından daha iyi olmasına karşın, Firdevs’in elenmeyişinin altında da aynı duygusallık yatar. Okuma yazma bilmeden piyasaya atılan İbrahim Tatlıses’in bugün durduğu noktayı görüyoruz değil mi?..

4- Genel manada toplumlar yasaklara tepki verirler. TRT uzun yıllar arabeske kapılarını kaparken;halk Orhan,Ferdi,Müslüm gibi  sanatçılara akın eder. Halk yasakçı mantığa sürekli tepki halindedir. Yarışmada bu tepkinin rolü inkar edilemez. Bayhan,arabesk diye aşağılanan tarzı pop müziğe uyarlamak gibi ilginç ve zor bir tarzı denemiş,başarılı da olmuştur.

5- Türk Halkı müzik konusunda kendi öz değerlerini notalara dökenleri,Anadolu tarzı içten okuyanları sevmiştir. Uzun yıllar pop müziğe soğuk duran,türkülerle coşan insanımızın popçulara yüz vermeyip  Barış Manço’yu kucaklamasında Sarı Çizmeli Mehmet Ağa,Halil İbrahim Sofrası,Arkadaşım Eşek gibi söylemlerin rolü inkar edilemez. İngilizce’den tercüme parçalarla müzik yapmaya çalışanlar tutunamazken yediden yetmişe Barış Manço sevgisi oldukça dikkate değer.

Bayhan, pek hoşumuza gitmese de pop parçalarına kendi ruhunu katarak Anadolu söylemi ile okumaktadır. Halkın isyan ve çalkalanışları yansımaktadır ezgiye. Son dönemlerde terörist diye nitelenen Ahmet Kaya parçalarının çok satmasında da aynı şeyi görebilirsiniz.

6- Elit kesimin yargılamalarına soğuk bakmaktadır Türk halkı. Katil diye aşağılanan ama her halinden pişmanlığı,değişim özlemi belli olan Bayhan kucaklanmıştır. Halk içten içe şu soruyu sormuş ve cevabını Bayhan’la vermiştir:”Ey elit kesim!Sizler barlarda türlü ahlak dışı hareketleri yaparken,biz onları magazin diye izliyoruz. Eroin ve kokain alemleri düzenleyenler,eşcinselliği normal hale getirmeye çabalayanlar en az katiller kadar suçlu değil mi?!..Bayhan bunları yapmadı. Gençlik hisleri ile şeytana uydu ama pişman ...Neden fırsat vermek istemiyorsunuz?” Elitlerin vermek istemediğini Bayhan’a halk verecek gibi gözükmektedir.

7- Türkiye iki binli yıllarla ciddi toplumsal ve kişisel değişimlere gebedir. Siyaset,ekonomi ve kültür alanında izlediğimiz bu değişim;başta müzik olmak üzere geniş alanlara yayılarak devam edecektir.

Bu değişim sürecinde insanların nabzını iyi tutanlar,gündemi yakalayanlar başarılı olacak kendi fil dişi, kulelerinde statükolarından ödün vermeyenler silinmeye mahkum olacaktır.

Evet ,Sayın Ahmet San!...

Tedirgin olmakta haklısınız. Bayhan sizin gibi Galatasaray Lisesi mezunu değil. Barış gibi eğitimli de değil. Geldiği yer;Nişantaşı,Teşvikiye,Bağdat Caddesi hiç değil. Neden yükseliyor acaba?

Halk ne demek istiyor?

Bekleyip göreceğiz.

Mehmet DOĞRAMACI
İstanbul - 20.01.2004
asitane1967@yahoo.com
 http://gulizk.com

 

 


Üst Ana sayfa e-mail