|
Yasaklar/Engeller,
bireyin sınır tanımayan özellikleri nedeniyle konmuştur. Mutlaka
bir faydası vardır. Zira her aklına gelen, istediğini yapma
imkânına sahip olsaydı, dünya herhalde yaşanılabilirlik
kaydından çıkardı.
Yasaklarla mücadele gerçekten insan için önemi çok büyük bir
konu. Ve toplumdaki tüm fertlerin bu hususta duyarsız olması
mümkün
değil.
Mistisizmde de bireyin uyması gereken kurallar bütünü bellidir.
Neslimizin ilk insanı hüviyetinde olan Hz. Adem’e de
köklü bir yasak getirilmiş, ‘Şayet bu ağaca yaklaşacak
olursan, tart edilenlerden olursun’ denmiştir.
Bir başka örneği de şöyledir: ‘Sol elle yemek, içmek’
belirli nedenlerle haram kılınmış, yani yasaklanmıştır. Sen bunu
diler uygular, diler uygulamazsın. Ancak neticesine de
katlanırsın.
Yasaklar/Engellemeler, bir yerde kişisel hak ve
özgürlüğü sınırlayan kurallardır.Tabi, bu söylediklerimi makul
çevredeki işler için düşünün.
Ancak, yasak ve engel kavramının yürürlükte olduğu öyle alanlar
var ki insan bunları duyunca biraz
geriliyor!.. Meselâ ‘Çiçekleri
koparmak yasaktır’ şeklinde bir engellemeye insan tabii ki
razı olabiliyor. Ama, kamuya açık bir alanda ‘Buradan
geçilmesi yasaktır’ denilirse buna pek akıl sır ermiyor. "Mademki
kullanılmayacaktı, o halde neden yapıldı?" gibilerinden, akla
gelebilen bir soru, yasağı delip geçiyor. Veya bir toplumda,
konferans ya da sohbet esnasında edep, adap, rahatsız etmeme
gibi komik, izafi ve hiçbir anlamı olmayan beşeri düşüncenin
eseri bir uygulama ile soru sorulması yasaklanıyor, belirli
nedenlerle engelleniyorsa, o konferansın, sohbetin hiçbir yararı
olmayacak demektir.
Şayet böyle bir engelleme normal karşılanırsa, engelleyeni de
engellemek normal karşılanmalıdır.Bir başka örnek ise;
yasaklanmış gibi görünen, haddi zatında yasaklanma ile ilgisi
olmayan hususları kapsıyor.
Kur’an
buna şu şekilde değiniyor :
‘Cevabı verildiği takdirde hoşnut olmayacağınız şeyleri sual
etmekten kaçının.’
Burada, dar düşünen bireylere bazı şeyleri duymaktan kaçınmaları
tavsiye edilmiş. Bunlar, kişinin inisiyatifi ile alâkalı
hususlar. İsterse hoşuna gitmeyecek olan şeyi sorar,
kendini aşar, isterse kendini iyice sınırlar,
korkar/susar ve sual sormaktan imtina eder.
Değerli dostlarım:
Toplumun gelişmesini temin eden en büyük güç insanın
yaratıcılığıdır. İnsanın bu vasfı ile dünyayı nasıl mamur bir
hale getirdiğine tanık oluyoruz.
Yaratıcılığı önleyen, sınırlayan en önemli şey, ona
höt/zöt türünden yapılacak, makul olmayan yasaklar/
engellerdir.
Her alanda bu uygulama gerçekleşirse insanın bir değeri
kalmaz ve hayvandan farksız olur.
İnsanın kendisini hayvandan ayıran bir özelliğe sahip bulunduğu
gerçeği ise kesinlikle unutulmamalıdır!.
İstanbul - 25.12.2003
afyuksel@hotmail.com
sufafy@hotmail.com
http://sufizmveinsan.com
|