|
Varlığın
bölünemez, parçalanamaz bütünlüğü anlamına gelen bu felsefe çok
kimse tarafından benimsenir, ama iş yaşamına gelince, çok
önemsediğini söyleyen kişi dahi bu noktadan kaçar gider.
Sebeplerini şöyle izah edelim :
Vahdet yaşamı, olaylara kuşkusuz yeni anlayışlar getirir. Ancak
beraberinde de bir takım tereddütlerin, kuşkuların doğmasına yol
açar.
Dine yeni adapte olmaya çalışan bir kimseyi düşünün. Hükümler
ve kurallar bu birimin tabiatına nasıl zor geliyorsa, vahdet
yaşamı da böylesine çetin zorlukları içerir. Bu nedenle herkesin
yaşayabileceği bir şey değildir.
Aslında ne klasik anlamdaki dinde ne de vahdet yaşamında aykırı
ve imkansız bir teklif yoktur. Bireyin çok güç olarak kabul
ettiği, taşıyamayacağını ve altından kalkamayacağını sandığı
şeyler, her alanda olduğu gibi, burada da beşeri
takıntıları/özellikleri sayesinde gerçekleşmektedir.
Abartmadan söylemeliyim, Cami cemaati, aile bağlarına
sıkı sıkıya yapışanlar, komplo teorileri üretenler, aşıklar,
herkesi suçlayan bireyler, sahiplenenler, sürüler halinde
yaşamaya alışmış insanlar, ruhundaki ego dan kurtulmayı
beceremeyenler ne yazık ki vahdeti kolay kolay
yaşayamazlar.
Onların bugüne kadar yapa geldiği, dillerinde dolandırdığı şey
sadece Evliya menkıbeleridir.
Diğer yandan yaşantısını iyiliklere dayandıran
insanların da bu çok yönlü boyut itibariyle şanslarının pek
bulunmadığını söyleyebiliriz. Onlar sonu iflah olmayan bir yola
girmişlerdir. Bu türe de vahdet anlayışı ulaşamaz. Neticede bir
olay sonrasında kendilerinde, menfaat duyguları ağır basacak ve
beyin otomatikman durup, çalışamaz hale gelecektir. İnsanın
halife olduğu dikkate alındığında, böyle bir durumun kişilikle
ilgili olduğu gerçeği kesinlik kazanacaktır.
Vahdet yaşamı ilahi hükümlerin uygulanmasını asla red etmez.
Ancak birey, bu aşamalarda ki idrak düzeyi nedeniyle
çalışmalarını azaltabilir hatta belirli bir süre için askıya
dahi alabilir. Bu, istekle olacak bir şey değildir;
kendiliğinden oluşur.
Dışardan bakan bir insanın, böyle bir yaşamı sezinleyememesi,,
değerlendirememesi nedeniyle ona zındık, kafir gibi nitelikler
le yaklaşması normaldir. Esasen bu hal suçlayan kişiyle
alâkalıdır. Yaşayanı zerre kadar bağlamaz.
Vahdet boyutu insan fıtratının ve meyilli olduğu şeylerin son
bulduğu yerdir.
Söz konusu koşulu benimseyen insanın,
Allah’a
yaklaşma adına,
dünyadan el etek çekerek yaşamayı prensip edinmesi
yapılacak hataların en büyüğünü teşkil eder. Zira kim kimden
el çekiyorsa bilmeli ki orada Allah ona perdelidir.
Bu nokta itibariyle yapılan çalışmalar, menfaat elde etmek için
değil, gelecek yaşamla, ahiret boyutundaki fizyolojik
yapı ile ilgilidir.
Teklik seyri içinde Allah'ı görüyormuş gibi bir anlama
gelen ve ‘İhsan mertebesine yükselmek’ şeklinde
tanımlanan, ibadet türüne yer yoktur. Ruhunun yükseldiği bu
aşamada birey, ihtiyaçlarını bir tanrıdan değil kendi özünden
talep eder.
Özü ile tanrı arasındaki farkı değerlendirebilmek ise oldukça
güç bir meseledir.
Vahdete adapte olmanın ilk safhalarında ufak tefek
pürüzler/acemilikler görülürse de, sonraları taşlar
yerine oturur ve sistem için gerekli olan çalışmalar bir lezzet
alınmaksızın yapılır.
Vahdet-i vucüd felsefesi belki dilde kolay gibi gözükür, ancak
iş tatbikata dönüştüğünde durum değişir,
alışkanlıklar/şartlanmalar zaman içinde ağır basar ve
kişi farkında olmaksızın eski haline döner. Doğru olan
yapılmadıkça şirk batağına düşme tehlikesi her an için
mevcuttur..
Bu arada miskin Yunus’un "Cennet cennet
dedikleri bir kaç huri, isteyene ver sen onu, bana seni gerek
seni" şeklindeki sözlerinden, kişinin teklik yönüne
adım atılması için kullandığını algılayıp, bunun yanı sıra
ahiret boyutundaki mekansallığın ve terkibiyetin ilanihaye devam
etmesi durumunun ise zihinlerden çıkarılmaması
gerektiğini unutmayalım.
Aksi takdirde işler iyiden iyiye karışır ve içinden çıkılmaz
bir hal alır. Ayakta durabilmek, varoluş gayesine ulaşabilmek
için bu felsefeyi benimsemek ve yaşamak zorundayız.
Son derece sınırlı düşünceden
geniş bir yelpazeye ulaşabilmek kolay olmasa gerek.!
İstanbul-
14.08.2003
afyuksel@hotmail.com
sufafy@hotmail.com
http://sufizmveinsan.com
|