Sabırlı ve hızlı olabilmek


İngilizlere göre sabrın tarifi i şöyle. '' Sabır: rahatsızlık veren bir acıyı, üzüntüyü, problemi veya herhangi başka bir şeyi şikayet etmeden veya kendi kontrolünü kaybetmeden kabul etme yeteneğidir. '' Sabır kelimesinin sözlük anlamı: “maruz kalmak”, “katlanmak” ve “çekmek”tir. Sabırlı olabilmek bir erdem sayılır.
Şiddetin, adaletsizliğin hüküm sürdüğü yerde, tepkisiz kalabilmeyi başarmaktır
Sabırlı olma hali, Semavi dinlerin ve Doğu düşüncesinin vazgeçemediği temel taşlarından biridir.

Yaşlı bilgeler, kariyerlerini bu nitelikten alırlar. Toplum içinde sabırlı olan bireyler, diğerlerine göre daha dikkât çekici olurlar.
Tasavvuf felsefesinde lider konumundaki fertler, büyük bir sabırla, saliklerin yaptığı abuk sabuk hareketlere kızmaz, metanet içinde, hatalarını tekrar etmemeleri için onları uyarırlar.
Adem Nebi’nin
sanal bir cennet ortamından bizlerin arasına sürülmesi / tard edilmesinin altında kesinlikle sabır ismin manası bulunmaktadır.

İnsan zamanla/tecrübeyle bu özelliği yakalar. Doğuştan bu meziyete sahip çok az insan bulunur. Sabrın devre dışı kalması, olayları yokuşa sürer. İşin içinden çıkılmaz hale dönüştürür. Bir kaos ortamının doğmasına neden olurken sorunları da çözülemeyecek hale getirir.

Ama buraya kadar anlattıklarım, sabırla, her şey al gülüm/ver gülüm düzeyinde gelişir anlamına gelmez.

Sabırlı olmak, atıl bir halde kalmak ya da yan gelip yatmak demek değildir. Ayrıca hızlı olabilmek de şarttır. Hızlı olmayan insan bana göre uykudadır. Sabırlı kişilerin hızsız bir şekilde bu dünyada yaşayabileceklerine şahsen hiç inanmıyorum.

Takdir edersiniz ki, düşüncede/ aksiyonda, çabuk karar verme yeteneği  aranır, sabır aranmaz.

Değinmek istediğim konu, ikisinin de birbirinden ayrı anlamları taşıdığı, hareket prensipleri içinde hızlıyı tercih etmenin, saldırı/şiddet veya beklenti gerektiren bir olayda da sabırlı, tepkisiz kalmanın yerinde olduğudur.

Bireylerdeki düşünce hızlılığı, hareketlerdeki dinamizm, bir olayın rengini hemen belli eder, somutlaştırır. Yavaş düşüncenin/hareketlerin sonucu ise maalesef geç alınır.

Böylesi anlarda Koç ve İkizler burçları diğerlerine üstünlük sağlar.

Sabırlı olan bir insanın hızlı olabilmesi, dine aykırı bir durum yaratmaz. Sabır taşı gibi kabul edilen yaşlı bilgelerin ne kadar çevik ve hızlı olduğunu sanırım hepimiz biliyoruz. Çözülebilecek bir sorun, onlar için anlık meseledir.

Hız her şeyi belirler. Belirli bir seviyede ilerleyen teknolojik gelişmeye ayak uydurabilmek için sürati yakalamak şarttır.

Örneğin, her an her yerde iletişim halinde olabilme hali bugün hızlı bir teknolojinin ürünü cep telefonları ile mümkün değil mi?. Uzaktan tek tuşa dokunarak yönlendirdiğimiz aletleri unutmayalım. Bu araçların varlığı, zamanın hızlı gelişimi ile ilgili.

Bütün bunlar bir yana, zaman ne kadar hızla akıp geçiyor fark edemiyoruz. Mevsimler birbirini kovalıyor, düşündükçe kendi kendimize hayret ediyoruz. Yıllarca görüşmediğimiz biriyle karşılaştığımızda, birlikte yaşadığımız hatıraları belleklerimizde hızla canlandırıp inanılmaz bir şekilde nasılda kaynaşıyoruz.

Yabancılık çektiğimiz konulara, ilk kez ayak bastığımız beldelere, oradaki insanların yaşam biçimlerine hızla adapte olmuyor,

yüce dinimizin eğitime verdiği önemi ve vahyin ilk emri olan ‘oku’ sözünü hızla kavramıyor muyuz?

Sevgili okurlarım...

Netice olarak bu yazdıklarımı siz yine de ihtiyatla değerlendirin.

Sabırlı olurken hızı,  süratli olurken sabrı iyi ayarlayın. İkisini birbirine karıştırmayın lütfen!..

 


 

İstanbul- 18.09.2003
afyuksel@hotmail.com
sufafy@hotmail.com
http://sufizmveinsan.com


Üst Ana sayfa e-mail