"Geçtiğimiz günlerde Beşiktaş-Çaykur Rize spor takımlarının maçında yaşanan talihsiz bir olay ile "Kültür Farklılıkları" bir kez daha gözler önüne sergilendi. 16 yaşında bir genç öldürüldü..."

Kültür Farkları..


asit bir anlatımla “Kültür” kavramını, toplumsal yaşamın fikir düzeyinin  ortaya konuluşudur diyebiliriz.

Kültür  düşünceyi zenginleştiren, zevki incelten, eleştiri anlayışını geliştiren, bir kimsenin davranışlarını niteleyen maddi/manevi ve ideolojik bilgilerin tümüdür.

R.Benedict’in temel  görüşüne göre; her kültür, bir toplumun temel varoluş biçimi çevresinde oluşur, yaygınlaşmasıyla değil, aynı zamanda toplumu oluşturan bütün kültürlerin varlığını kabul etmek ve onlara saygı göstermekle mümkün olabilir.

Kültürün de farklı kategorileri, açıklamaları var!.

Bakteriyel mikropların  çoğalmasından, ayırt edilmesine değin oluşan kültürden tutun, gruplaşmayı en az seviyeye indirecek,  zihni testler yapımına kadar var olagelen türde, pek çok kültür grupları mevcut.

Her bireyin farklı düşünce yapılarından kaynaklanan gruplaşmaların da, farklı kültür sınıflarını ortaya koyduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz.

Popüler Kültür diye adlandırabileceğimiz, halk tabakasını ilgilendiren kültürün yanı sıra, işçi kültürü, feodal kültür, ideolojik, milli, mistik kültür bu sınıflandırmaların  gözlemlenebilenleridir.

Özellikle, popüler kültürü üreten, izleyen/yaşayanlar arasında sanki bir içsel anlaşmanın varlığı söz konusudur. Halk tabakasını ilgilendiren  genele dönük bu yapılaşma içinde, ilgi duyulan konular, ucuz  halk alıntılarının varlığı ve eleştirisi üzerine kurulmuştur.

Asil görüntülü vakar sahibi, ne yaptığını bilen, yaşadığını düşünen birey, kültürünün getirisinden hemen fark edilir.

Müzik, sinema, edebiyat gibi kitlesel sanat etkinliklerinin oluşturduğu kültür birikiminin yanı sıra, çeşitli görüşlerin oluşturduğu bir mistik kültür sınıfı da haliyle bulunmaktadır.

Her sınıf da olduğu gibi kültür birikimine sahip gruplar içinde, uzmanların, akademisyenlerin ayrıcalıklı  konumları tartışılmaz bir husustur.

Birey onların ele aldığı yönleri saygı ile karşılamalı, bazı konuların kendini “‘aşmasın” dan ötürü haddini bilmelidir.

Mistizmin varlığı da  anlatılan kültür sınıfları içinde önemli bir yer tutar. Hatta nüfus’unun büyük bölümü İslâm olan ülkelerde ilk sıralarda yer alır. Karma din yapısına sahip uluslarda  görülen ayrıcalıklı kültür  seviyesi, mistik getirilerin anlayışı ile olgunlaşmıştır.

Mistizmde yaşanan ve bir felsefe şeklinde kabul edilen, varlığın özünü bilme, kendini tanıyabilme düşüncesi ile var olan, gözlemlenen 'Gerçek tasavvuf felsefesi’ veya tasavvuf kültürünün, diğer kültürlerin yanı sıra, mistizmde dahi farklı bir kültür anlayışının doğmasına neden olmuştur.

Popüler/Klasik anlamdaki din kültürün asla algılayamadığı  bu etmen, bireyi, Kur’an’ın özünü /ruhunu bilme yetisine ulaştırmaktadır.

Eski Yunan kültürünün simge isimlerinden Aristo, Eflatun ve Sokrat’ın da bulaştığı bu felsefeyi, batı alemi hayranlıkla izliyor.

 

İstanbul - 11.12.2004
afy@hotmail.com
sufafy@hotmail.com

http://sufizmveinsan.com

Popüler Bilim
Aralık 2004

 


Üst Ana sayfa e-mail