|
İtiraf etmeliyim, uzun zamandır
aklımda, toplumda yaşanan bazı olumsuz sayılabilecek
gelişmelerle ilgili bir şeyler karalamak vardı.
İvmesini beşeriyetten almış bu konu için yazı
yazabilmek de takdir edersiniz ki, çok zor.
Çünkü, yazarken ‘o kıldan ince kılıçtan
keskin’ çizgiyi yakalayabilmek, kimi güçlerin ekmeğine
yağ sürmemek, bazı şeylere de artık netlik kazandırmak
gerekiyordu.
Sevgili dostlarım....
Düşünüyorum;
Boşa koysam dolmuyor,
doluya koysam almıyor!..
Nedeni de şu:
Gördüğüm kadarı ile, ortada “ sözleri ile
yaşamı birbirini tutmayan, örtüşmeyen, adeta dedikodu kümesi
haline gelmiş, hata ve eleştiri için fırsat kollayan, gözünü kan
bürümüş, geçmişi silebilmek için akla hayale gelmedik tezgâhları
kurmaktan asla çekinmeyen, kimilerinin dokunulmazlık zırhına
sığındığı, mütemadiyen sorguladığı, kulis çalışmalarıyla
takvimde kalmayı başardığı, akılcı çalışmayı ve iyi ilişkileri
akla getirmediği bir topluluk ” var...
A dan Z’ye kadar her şeyi
kendine göre kabul eden ve sınır tanımayan bu yayını
algılayabilmek için ulema olmaya gerek yok.
Böyle bir şeye neden gerek duyuluyor ki!..
Bu insanları kim yetiştirdi?
Neden paylaşmaya razı olamıyorlar?
Eleştirdikleri insanların, ne
düşündüklerini anlamaya ihtiyacı olmaz mı bunların?
Ayrıca, tenkit edilenlerin düşüncelerinde,
yaptıkları işlerde hiç mi gerçeğe yakın bir taraf veya
HAKİKÂT payı yok?
Bu hassas durumu cidden, aklım almış değil.
Ama bu arada, insan kendisine sormadan
edemiyor:
İnsan yaşamını karalayan, adeta zindana
çeviren düşüncelerden sıyrılmadan, bir anlamda Allah
Resûlü’nün uyardığı şekilde ‘Ölmeden evvel ölünüz’
hükmünü tatmayıp elem, keder, acı ve ıstıraptan helak olan bu
hal ile nasıl olup da şuurumuzda ‘varlık tektir, ben
Allah’ın ahlâkıyla ahlâklandım’ diyebilir?
Ayrıca, kişi istenileni yerine getiremiyor,
bir yerlerde takılıp kalıyorsa, o zaman Hakikât yolunu
izlediğini kim iddia edebilir ki?
Şuna kesinlikle eminim. Belki fark edilemiyor
ama, insanoğlu böylesine bir efeliği taslarken bütün duygularını
da, toprağın altına gömeceği et/kemik yığını içinde
saklıyor.
İşin püf noktası burası...
Meselenin farkında olanlar da var tabi ki...
Ancak, onların da işine gelmiyor, kolayı
/ eleştiriyi seçiyorlar.
Aramızdan birileri, şu söylenenlerden çıkan
sonuca çok şaşabilir, şaşmaktan öte bir güzel öfkelenebilirler
de.
Evet, buraya kadar anlatılanların hepsi
olumsuzluk işareti.
Bu arada, şunu söylemeden geçemeyeceğim.
Aslında ben bu dertten muzdarip değilim. Ne kimsenin
tökezlemesini istiyorum, ne de bekliyorum.
Benim niyetim, sadece tüm güzellikleri,
hayatı seyretmek
Hepsi bu!
Bodrum- 03.07.2003
afyuksel@hotmail.com
sufafy@hotmail.com
http://sufizmveinsan.com
|