Ayetler-Hadisler-Sorular-Yanıtlar -14-
Ahmet F. Yüksel
 

“Ve fiy enfusikum efela tubsirun ( Zariyat-21)
Nefislerinizde hâlâ görmüyor musunuz?”
Ayeti Kerime ile anlatılmak istenen nedir?

Allah’ ı bir tanrı mesabesinde, ötelerde görmek isteyenlere açık bir uyarı söz konusu. Bu sual-yönlendirmede, nefsinizde hatta nefs dediğiniz şey de “Ben’im” deme keyfiyeti bulunuyor.

“HU vel Evvelu vel Ahiru vez Zahiru vel Batın ( Hadid-3)
O’dur Evvel ve Ahir ve Zahir ve Batın”
Bu ayetin yorumu sizce nasıl olmalı?

Evvel ve sonra, zahir ve batın yani algılayıp algılayamadıklarınız; beş duyu ile değerlendirebildikleriniz ya da değerlendiremedikleriniz, tanıyıp tanıyamadıklarınız, beğendiğiniz veya beğenmediğiniz, nefret ettiğiniz, arkasından durmadan çekiştirip kötülediğiniz, seçip seçmediğiniz, ez- cümle kâinatta ne varsa, O’ dur diyor açıkça. Bu ayet, Vahdet-i Vücud’u gösteren bir emsaldir.

Mirac olayı Kuran’da hangi sure ile belirtilmiştir?
İsra suresinin 1. ayeti ile miraç olayı anlatılır.
(“Tenzih O Subhan’a ki, (özel) kulunu (abdu HU) geceleyin (gece içinde) Mescid-i Haram’dan, havlini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya isra etti... O’na ayetlerimizden gösterelim diye... Hakikat şu: O’dur Semi’, Basıyr.”)
Ancak, Hz. Ali’nin iniş sırasına göre düzenlediği kronolojik (buna Hz. Ali’nin Kur’an’ı derler) Kur’anı Kerim’de İsra suresinde anlatılan miraç olayından çok önce Necm suresinde (23. sure) bu konuya temas edilmektedir. Kronolojik sıralamada İsra suresi ise 50. sırada yer alıyor.

“Seferde, Ramazan’da oruç tutan, hazerde oruç tutmayıp iftar eden gibidir.”( Hadis)
Bu hadisi nasıl anlamalıyız?
Bu hadisi anlayabilmeniz için, en başta Hazer kelimesiyle ilgili bir açıklamada bulunmam gerekiyor. Hazer, kişinin oturduğu yerde oruç tutması anlamına gelir. Böyle olunca seferde oruç tutan ile normal düzeyde oruç tutmayan, aynı mesabede bulunmaktadır. Seferi olanın kurallara uyması gerekiyor. Bireyin inançlarını zorlama gibi bir şansı bulunmuyor.

Mümin aynı delikten iki defa sokulmaz.(Hadis)
Bu mübarek sözü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Basit, sıradan biri, başına gelen olaylar karşısında hayretini gizleyemeyerek şu itiraflarda bulunabilir: ‘Güya onu çok iyi tanırım ben! Böyle bir tuzağa nasıl düştüm, nasıl aynı hatayı tekrarladım onunla?” diyebilir. Ama mü’min, işini sağlama bağladığı için hatayı iki defa üst üste tekrarlamaz demek istiyor Allah Resulü (s.a.v). Mesele, sizin de fark ettiğiniz gibi gayet açık.

“Dünyanın eğer Allah indinde bir sinek kadar değeri olsaydı, kâfirlere bu dünyadan bir yudum su bile vermezdi” (Hadis)
Bu hadisi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu dünyanın değeri olmadığı için kâfirler de nasibini alıyor. “Ne alaka?” demeyin. Evet! İşaret edilmek istenen ana tema budur.

Resûlullah Efendimiz Kâbe’nin içinde hangi yöne doğru namaz kılardı?
Bir yerin girişi, o yerin veçhi sayılır. Resûlüllah Efendimiz’in bir vasfı ise hiçbir zaman geriye bakmamasıdır. Buna göre, Kâbe’nin kapısından içeriye girdiğinde tam karşı duvarı kıble olarak tutması olasıdır.

Gen nedir?
Canlı varlıklar, atalarından kalıtım yoluyla gelen karakterlerini ‘gen’ dediğimiz ve bilgisayar programlarına benzeyen birtakım yapılar vasıtasıyla alırlar. Kader adı verilen ve başımıza gelen şeylerin ana hatları bu genlerde yazılıdır. Genler, kromozomlar üzerindeki en küçük kalıtsal bilgi taşıyıcı bölgelerdir.

Hıfz kelimesi ne anlama gelir?
Bu kavram, “muhafaza etmek, korumak” manasına geliyor. Ne var ki ayet ve hadislerde bu anlam kullanılmamıştır. Efendimiz (s.a.v) Kur’an’ı ezberleyene Arşi Kur’an, manasını biliyorsa Sahibil Kur’an, lafzını bilmiyorsa Lafüzül Kur’an der.

Genetik nakil ile nakil ilmi aynı şey midir?
Evet, aynı şeydir. Buna göre Resûlullah Efendimiz Hz. İbrahim’den genetik olarak bir şey almamıştır diyebiliriz. Nahl suresinin 123. ayetinde “Hanif olarak, İbrahim’in milletine uymanı sana vahyettik” denmesi, İslam dininde tanrısallığa yer olmadığının açık göstergesidir. Bu tanımlama, yine de Hz. Muhammed’in genlerini Hz İbrahim’den aldığına işaret değildir.

Hayvan kesmenin ( kan akıtmanın) mantığı nedir?
Hayvanı keserek kan akıtma işlemi, ondaki kanın pis oluşu ile alakalıdır. Çünkü kesilmeyen hayvanda kan, ette kalmıştır. Bildiğiniz gibi, beyne atardamar vasıtasıyla temiz kan gider, toplardamar vasıtasıyla tekrar vücuda yayılır. Pis kan akıtılmadığı takdirde, hayvan murdar olur. Toplumsal yaşamda hayvan kesmek vahşet gibi kabullenilse bile durum bu merkezdedir.
Mekke ve Medine dönemlerinde hayvanlar kanları akıtılıp kesildikten sonra hemen çengellere asılıyor ve çürümelerine fırsat kalmadan etteki suyun tebahhur etmesinden ötürü peksimet haline geliyor ve bozulmadan uzun süre saklanabiliyordu. Bu detay da işin farklı bir yanıdır.

Hatemün Nebiyyin ne anlama gelir?
Kur’an’ın en son kitap oluşuyla Allah Resulü’nün Hatemün Nebiyyin vasfını alışıdır.

Namazların dört rekât olmasının esprisi nedir?
Önceleri bütün namazlar iki rekât şeklinde kılınıyordu. Daha sonra Resulûllah Efendimiz (s.a.v.) tarafından dörde çıkarıldı. Resulûllah Efendimiz’in duyurduğu vahiylere “vahyi zahir”, duyurmadığı vahiylere “vahyi batın” denir. Kendindeki vahiyle dörde çıkarması vahyi batın ile ilgili olup asıl neden budur.

Çok sevdiğim birini kaybettim. Ahirette ona kavuşabilecek miyim?
‘Kişi sevdiği ile beraber olur’ Hadisi gereğince umarım ki, onu kucaklarsınız.

Tagyir ve tebdil kelimeleri arasında ne gibi fark bulunmaktadır?
“Tagyir” değişme, “tebdil” değişen şeyin yerine başkasının gelmesi demektir. Farkı takdir ettiğiniz anda bunu anlamış bulunuyorsunuz.

Dini terminolojide kullanılan su’l kelimesi ne anlama geliyor?
Sual; “sormak, dilenmek”, aynı zamandadua” manasına gelirken, Su’l kelimesi ise; sadece sormak anlamını taşır. İçinde dilenme olmayan sorma. Nitekim, Hz. Musa’nın duasını içeren Taha Suresinin 25-36 arası ayetlerinde böyle bir keyfiyet bulunmaktadır…

25. (Musa) dedi ki: “Rabbim, sadrımı açıp genişlet (Hakkel yakiyn eyle)”.

26. “İşimi bana kolaylaştır”.

27. “Lisanımdan düğümü (bilincimin külli manaları algılayıp değerlendirmesini engelleyen zihin düğümlerini) çöz”.

28. “Ki sözümü (derinliğine) anlasınlar (içlerine tesir etsin)”.

29. “Benim için ehlimden bir vezir oluştur”.

30. “Kardeşim Harun’u”.

31. “Onunla (O olarak) gücümü şiddetlendir”.

32. “Ve Onu işimde ortak yap”.

33. “Ki seni çokça tesbih (tenzih) edelim”.

34. “Seni çok zikredelim (ilim)”.

35. “Muhakkak ki sen (biz olarak) Basıyr’sin!”.

36. “İstediğin sana verildi, ya Musa!” dedi.

Sevgi ile kalın. Allah’a emanet olun.

 

 
 
Medine - 17.10.2006
sufizmveinsan@gmail.com
afyuksel@hotmail.com
sufafy@hotmail.com

http://sufizmveinsan.com