Hadisler - Sorular - Yorumlar - 10


Sevgili okuyucularım! Önce şu bilgileri size vermek istiyorum. Cuma Notları köşesindeki sohbetlerim mutlaka Cuma gününe hasredilen yazılarla ilgili değil. Bu bölümde dikkat çeken konuları, sizleri bir nebze olsun aydınlatacak hususları, haftada iki ya da üç gün kaleme alıyorum. Bazen gündem dışı konulara da (siyaset hariç) değindiğim oluyor. Bu arada, bazı okuyucular şahsıma hemen her gün değişik sorular yöneltiyor. Bunları ‘yaşça büyük biri olarak’ cevaplıyorum.
İşte sizle de paylaşmak istediğim ilginç olanları:

S. “Miraç gecesi cehennem bana gösterildi ve oradakilerin çoğunun fakirler olduğunu gördüm!”
Dediler ki “Ya Rasûlallâh! Mal yönünden fakir olanlar mı?” “Hayır, ilim yönünden fakir olanlar…” (Hadis)

C. Mal yönünden fakir olmanın cehenneme gidilmesine vesile olacağını düşünmek büyük hata olur. Yani konu apaçık ortada iken yine de böyle bir soruya gerek vardı herhalde diyorum. İlmi olmayanın imanı, imanı olmayanın çalışmaları da pek olmayacağı için fakir olanların bu mahalde olmaları söz konusu.

S. Her kim ilmi, âlimlere karşı böbürlenmek, sefihlerle münakaşa etmek veya insanların teveccühünü kazanmak için öğrenirse, Allâhû Teâlâ da onu ateşe sokar. (Hadis)

İlmi, beşeri münasebetlerde hava atmak, gururlanmak için kullananlara son derece sert bir uyarı bu mübarek kelam. Rahatsız olanlara tepki gösterenlere, “gaflet içindeler” diye bakmak gerekiyor.

S “124 bin Peygamber vardır. Bunların 313’ü Rasuldür.” Bu Hadisi nasıl açıklarsınız?

C. Bu hadise istinaden, 313 sayısının dışında kalanları  vahdet yaşamı dışında tutmak, kelimenin tam manasıyla yanlış olur. Zira, hiçbir Nebi ya da Rasulde şirk yoktur. Ancak, çoğunluğu tepeden inmeci ve despot tavırlar takınmadan, Nebilik kemalâtıyla ölüm ötesi yaşam için insanların hazırlanmalarını tavsiye eder.

S. Vahidiyet ile vahdaniyet aynı şey midir.?

C.Tasavvuf ehli vahidiyet ile vahdaniyet sözcüklerini benzer şeyler olarak mütalaa eder. Ne var ki bu sözcükler aynı anlamları içermiyor. Vahidiyet “teklik seyri”, Vahdaniyet ise “mana müşahedesi içinde olmak” anlamına geliyor...

S. Euzu çekmek ne anlama gelir?

C. Euzu’nun çekilmesi ezberlenen bir metnin tekrar edilmesi gibi olmamalı. Anlamını bilerek çekmek çok daha farklı olur. Örneğin Kelime-i tevhidin anlamı gibi. Günde 60. 000 kere “lâilahe illallah” desen ve anlamını bilemesen neye yarar ki?
Yine de tanrıya davetiye çıkartmış olursun!.
‘Euzu’
sığınırım anlamına geliyor. Kuleuzu birabbilfelak/ kuleuzubirabbinnas surelerinin ilk ayetlerini hatırlayın.
Ne diyordu;
De ki: “Sığınırım Felak’ın (karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran nurun) Rabbine”,
De ki: “Sığınırım Nas’ın Rabbine”.

S. Rububiyet / Rahmaniyet/ / Vahidiyet / Ahadiyet / Uluhiyet / Melikiyet / Amaiyyet makamlarını “altında “ kalmak suretiyle tasnif eder misiniz?

C. Melikiyet (Halka dönük)
Rububiyet
Melikiyet (Hakk’a dönük)
Rahmaniyet
Vahidiyet
Ahadiyet
Ulûhiyet
Amaiyyet

S. İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: Allah Teâla hazretleri buyurdular ki: Büyüklük benim ridamdır, azamet de benim izarımdır. Kim, bunlardan birinde benimle iddialaşmaya kalkarsa, onu cehenneme atarım.
Bu kudsi hadisi nasıl anlayabiliriz?

C. Mutlak Yaratıcı kendini örtmeyi dilediğinde kim bu örtüyü açmak durumunda kalırsa yani zahir anlayışa ters düşen bir düşünce ya da eylemde bulunursa veya O yine kendini açığa çıkartmak istediğinde kim örtme eylemine girişmek isterse bir nevi iddialaşma içinde olacağından varacağı yer cehennem olacaktır.

S. Sağlıklı bir yaşam için insanın kendine bakması yeterli bir sebep olabilir mi?

Elbette gereklidir.  Doktorların bu yönde bizlere devamlı uyarıları var. Domates, elma, sarımsak yememiz, protein ihtiyacını karşılamamız ve stresten uzak durmamız yönünden.                                                                        Bunlara bir diyeceğim yok, ama bir de ilginç bir durum var şöyle ki; insan gıdasına dikkat ediyor, spor yapıyor, kısacası fazlasıyla kendine bakıyor. Bütün bunları yapmasına rağmen yine de tam tersine hareket edenlere nazaran daha çok hastalıkla mücadele ediyor.
Evet, “Nedir bu hal?”
demeniz mümkün.
Konuyu biraz daha açalım: Önceki yazılarımda belirttiğim gibi genetiğin hemen her konuda etkili olduğu unutulmamalı. Bu fikre istinaden “kendinize iyi bakmayın, abur cubur yemeğe devam edin” demiyorum. Ama yaşamınıza yön veren en önemli faktörün genetik olduğu bilincine varın. Bu arada ilginç bir bilgi aktarayım, bilim adamları diyor ki: DNA da aynen bizim konuşma dilimizin kurallarına benzer bazı kurallara tabi imiş!.

S. “Emri bi’l-ma’ruf venehyi ani’l münker.” Bu sözcüğün ihtiva ettiği anlam nedir?

C. İyiliği emredip insanları kötülükten sakındırmayı anlatan bu cümle, toplumda daima iyilerin kazanacağını da belgeleyen bir deyim olmaktadır. Zihniyet kirliliğini  önlemek ancak böyle mümkün olur diyorum.

S. İnsanlarda bulunan ve TAKINtı denen şey ne ile alâkalı olabilir?

C.  Bazı olaylarla birlikte ortaya çıkan ve bireyin yaşamını sekteye uğratan bu hal, astrolojik tesirler ve genetikle alakalıdır ve mutlaka aşılması gerekir.

S. Bir Cumhurbaşkanına şöyle bir soru yönlendirilmiş: “Vatanınızı seviyor musunuz?” Cumhurbaşkanı'nın yanıtı ise ilginç bir şekilde: “Ben Karımı seviyorum” olmuş. Bu cevabı nasıl değerlendirebilirsiniz?

C. Bu soruyu soranlar, herhalde soyut ve somut kavramların nerede kullanılacağını pek kestirememişler, farkında olamamışlar. ‘Soyut’ elle tutulamayan gözle görülemeyen ‘Somut’ ise elle tutulabilen canlı ve diri anlamına gelir. (Beş duyu boyutuna istinaden bu tarifi yapıyorum) İlk bakışta Cumhurbaşkanının yanlış gibi addedilen sözleri -mantık silsilesi ile hem de zihni cesaret itibariyle- oldukça değerli oluyor.

Sevgi ile kalın Allah’a emanet olun.

İstanbul - 15.03.2006
afyuksel@hotmail.com
sufafy@hotmail.com

http://sufizmveinsan.com


Üst Ana sayfa e-mail