EGO


Herhangi bir eylemde sübjektif, ya da kasıtlı olarak davranan ve bunu mutlak bir yaşam tarzı olarak kabul eden bir bireyin, sahip olduğu benlik şeklinde tanımlanıyor ego..
Korkularından arınmış, ama düşüncelerini sınırlamış bir insanın halini gözler önüne getirin. Egonun bir başka yönlü tarifi de budur.
İnsanoğlunun ihtiras halini alan isteklerini de, egonun marifetleri arasında sayabilirsiniz
İnsan varolduğundan beri ego vardır. Tarih pek çok ego sahibini tanıtır.

Neron,
Hitler, Ebu Cehil, ve soyu kesik yani ebter olan Ebu Lehep gibi..
"İnsanın egosu bilincinin sınırlanmasıyla mı oluştu. Yoksa bu duygu, Allah’ın onunla birlikte yaratmasıyla mı meydana
geldi ?" şeklinde  akla gelebilecek bir sorunun  yanıtı, mutlaka “ her birey programı istikametinde hareket eder “ şeklinde olmalı.
Zira yararsız ve propagandaya  yatkın bu duygunun diğer özellikler gibi insanla birlikte var edildiğini ve bireyin kabiliyet ve istidadı ile alakalı olduğunu düşünmek mantıklıdır.
Önemli olan kişinin bu badireyi atlatabilmesidir.
Zira, varoluş gayesinde bu durum yatmaktadır.
EGO; sınırlı bir yapı olmasına karşın sınırsız bir yaşam dileğine sahiptir. Bireye her zaman en iyi olduğunu düşündürtme onun en önemli özelliklerinden biridir.
Kendini sürekli acındıran, yapmacıklı tevazusunun farkına ancak şiddet gösterilerine başladığı anda varabilirsiniz !..
Ego, öz benliğini bulmak için hiçbir çaba göstermez. Bu yöndeki düşünceyi benimsemez. Bu niteliğe sahip bir birimde  öze dönük bir yaşam olamaz.

Kaybedeceğini anladığında klâsik taarruzlara başlar. Düşüncelerini meşrulaştırdıktan sonra sukut halinde olmaya istekli görünmesi onun bir örtüsüdür. İnsan, denilen varlığa, ego yakışık durmaz!..
Sadece, aklın Egoya direnebildiğini söylemek doğru olur. Zira akıl, uzağı görmeye yarayan bir ışıktır. Egoyu hırpalayacak aşağı indirebilecek tek etmen budur. Şayet, bizler bunu göremiyor ya da görmemekte direniyorsak bazı şeyleri kabullenmek zorundayız.

Ünlü felsefeci Oslo; “ Allah ile aranızdaki en büyük engel egonuzdur.” demektedir.

Allah Resulü Hz. Muhammed’in,
ümmetine değerlendirmelerinde ve geleceğe yatırım yaparken devamlı olarak egodan uzak  durmasını tavsiye etmesi ise bilinen bir husustur.

Egonun hakim olduğu bir yapıda gelenekleri, alışkanlıkları, abartılı söylemleri yok saymak elbette saçma olur. Bunların toplamı aslında egoyu imar eder.
Öz benliğini bulmuş gibi görünen bir kısım insanlar var. Onlar,  büyük bir kemalât içinde, egolarını tatmin etmekdeler. Ehli olan bu hassas noktayı iyi bilir. Bireysellik yanıyla farklılaşma isteği, egoya olan teamülün en belirgin bir işaretidir. Bu göreceliği anlamama, egoya hizmet eden bir zihin sayesinde olmaktadır.

Hayatın değişim isteğini sürdürmek istemesine karşın, egonun  yapılanmaya  kapalı olması, onun masum olmadığını gösteren bir delilidir.
Dikkat edin, “Ego” lu yaşam engelsiz olmuyor..!


İstanbul - 11.12.2003
afyuksel@hotmail.com
sufafy@hotmail.com
http://sufizmveinsan.com

 


Üst Ana sayfa e-mail