|
Dertlenmek,
herhangi bir nedenden ötürü üzülmek, kaygı duymak, dertleşmek
ise; üzüntülerini, sıkıntılarını dile getirip, ruh halini,
düşüncelerini paylaşmak, bir kimse ile sıcak
ilişkiler kurabilmektir. Toplumsal
yaşamda ‘İnsan’ faktörü önemli olduğuna göre, dertleşmek
de dünyanın her yerinde yaygın olan ortak bir davranış şekli
olsa gerek!..
Batı
dünyasının bizden farkı, bu iletişim esnasında aşırı duygusallık
kokan sözcüklere, davranışlara yer vermemesi...
Dertleşme
yakınlığın bir göstergesi.
Değerli
dostlarım, birey bazen böyle bir yaklaşıma ihtiyaç duyar.
Derdini paylaşacak birilerini arar. Çünkü, düşüncelerini
dinletmek/aktarmak zorundadır.
Sevgimizi,
yakınlığımızı daha yoğun göstermek kadar makul bir davranış
olabilir mi ki?
İnsanın,
sıkıntılarını sürekli içine atma yerine bazı yakın dostları ile
paylaşması son derece hoş. Ne var ki, duygularını
paylaşabileceği dostlarının sayısı parmakla sayılacak kadar az.
Ve işin
enteresan yanı, bu tür yaklaşımların çoğu zaman olumlu sonuçlar
vermemesi.
Dertleşmenin
bazen ne kadar tehlikeli olduğunu bildiğim için bunu söyleme
gereğini duyuyorum. Bu nedenle kısa ve öz olmalı, uzun ve
dolambaçlı olmamalı.
Evet
dertleşelim diyorsunuz, karşınızdaki sözlerinizi dinlemiyor,
itibar etmiyor, sizinle ilgilenmiyor, dolayısıyla çare
üretemiyor ama dinler gibi gözüküyor. Bir bakıma ona varamıyor,
içinizi dökemiyorsunuz.
Diğer
taraftan derdini anlatmak isteyen birini can kulağı ile
dinlerken, öylesine abartılı şeyler konuşuyor ki, kulağınızı
tıkasanız bile vücudunuz sarsılıyor. Onun ne yapmak istediğine
bir anlam veremiyorsunuz. Maalesef, sözüm ona dostlar arasındaki
bu ‘iç dökme’ benzer diyaloglarla sürüp gidiyor.
Dertleşmenin
bilimsel yanı da var. Psikolojide buna ‘terapi’ deniyor.
Neticede sizi dinlemek zorunda olan bir mütehassısa para ödemek
zorunda kalıyorsunuz.
Ama emin
ellerdesiniz. Çünkü söylediğiniz şeyler Hipokrat yemini
güvencesiyle psikolog tarafından en azından başka birilerine
aktarılmıyor.
Zira bugün
dost diye tanımladıklarınıza söylediğiniz, paylaşım yaptığınızı
düşündüğünüz şeylerin, ertesi gün bir başkasının ağzında
dolaştığına şahit olursanız sakın şaşmayın.
Dolayısıyla, herkesle dertleşmek oldukça meşakkatli ve
tehlikeli. Sonuç almaya yönelik işbirliği yerine, bazen telafisi
mümkün olmayan problemleri, zorlukları da beraberinde
getiriyor.Ve yapılacak olası yanlışlıklarda bir özür ihtimali de
oldukça zayıf görünüyor.
Yani bir
bakıma dertleşmek bir şeffaflık ama, bütün bu gelişmelere karşın
neler getirebileceğini de çok iyi hesap etmek gerekir. Çünkü
kimi zihniyetin genelde dertleşme standardının çok gerisinde
olduğu aşikar.
Hatanın
köklerini ortaya çıkarıp, tekrarlanmamasını sağlayacak
önlemlerin alınacağı yerde, aksi hareketlerin yoğunlukta olması
uzak bir ihtimal değil...
Hz.
Resulûllah
bu itibarla
bir hadisinde:
“Bugün
dost olduğunuz kimselerle yarın düşman olabilirsiniz”
diyerek bizleri bu alış/veriş esnasında dengeli olmaya, ne
olursa olsun aşırıya kaçmamaya davet ediyor.
Böyle
durumlarda dikkatli olmakta yarar var!..
İstanbul
- 27.11.2003
afyuksel@hotmail.com
sufafy@hotmail.com
http://sufizmveinsan.com
|