
Astro-Güneş başlıklı bu yazıda, Güneş'in özelliklerinden, üzerinde pek
fazla düşünmediğimiz etkileşimlerinden, astroloji+astronomi yönü yanı sıra,
diğer değerlerinden söz etmek istiyorum...
Başımızda bakır bir tepsi gibi duran Güneş dışında hiçbir yıldız Dünya'ya
bir ışık noktasından daha büyük görünecek kadar yakın mesafede bulunmamaktadır.
Bu nedenle Güneş'in incelenmesi, yapısı hakkında detaylara girilmesi Gök Bilim için
büyük önem taşır. Gök Bilimciler Güneş'in yapısı konusunda kuramların büyük
bir bölümünü ispatlayamamışlarsa da bileşimi hakkında oldukça önemli bilgileri
vermişlerdir. Güneş'in tıpkı bir ateş gibi yandığını düşünmek yanlıştır.
Merkezde sıcaklığın 10 Milyon Santigrad olduğu tahmin edilmektedir. Buraya Güneş'in
güç santralı adı verilir. Radyo aktif ölçümlere göre Güneş'in en az 5 milyar
yaşında olduğu tespit edilmiştir. Güneş enerjisinin kavnağı nükleer
dönüşümlerdir. Hidrojen temel yapı taşıdır. Isı ve basıncın son derece yüksek
olduğu Çekirdiğe yakın yerlerde nükleer füzyon yolu ile ikinci en hafif element olan
Helyum oluşur. Helyum çekirdeğini oluşturmak için 4 hidrojen çekirdeği alır. Bu
süreç esnasında az miktarda kütle, büyük bir enerjiye dönüşerek yok olur.
Böylece açığa çıkan enerji sürekli ışınasını temin eder. Güneş'te kütle
kaybı saniyede 4 milyon tona ulaşır. Bu miktar Güneş'in toplam kütlesi yanında son
derece küçük bir rakam olarak kalmaktadır.
Hidrojen giderek tükenmeye başladığında Güneş'in yapısı, korkunç derecede
değişecek ve bugünkü aydınlatma gücünün en az 100 katına eriseceği, bir dev
yıldız aşamasından geçecek ve sonra küçük yoğun bir yıldız haline gelecektir.
(Black Hole) Dünyanın ömrü Güneş'in ömrü ile ortalama aynı yaşta olmaktadır.
Zira Güneş büyüdüğünde Mars, Merkür, Venüs ve Dünya gezegenlerini içine
alacaktır.
Güneşin bugünkü hali ile en azından 5 milyar yıl daha ömrü bulunmaktadır. Bu
nedenle erken gelen kıyamet kopma uyarılarının malesef bilimsel bir yönü yoktur.
Rene Descartes'ten Laplace'ye ve Immanuel Kant'a kadar uzanan çizgide bilim
adamlarının ortaya koydukları kuramlar, -ayrıntılardaki tartışmalar göz önünde
bulundurularak- Güneş'in maddesel bir kütleye sahip olmadığını, bulutsudan ve
belirli bir sıkışma süreci sonunda meydana geldiğini göstermektedir. Hidrojen
atomundan yoğunlaşmış bir enerji kütlesi olan Güneş, yüksek ısısı dolayısıyla
hidrojenini helyuma çevirirken sürekli bir enerji boşalımı meydana getirmektedir.
Yapısı gereği etrafa devamlı olarak radyasyon yayarken, Dünyamız da bu ışınlardan
nasibini alır.
Dünyaya ulaşan kozmik ışınlar, gündüzleri kısa dalgayı etkileyerek, radyolarda
parazitlenmeye yol açar ve kısa dalgadaki programları dinlememize engel olur. Buna
karşın, Dünya dönüp de bulunduğumuz yer, Güneş'i arka planına aldığı zaman,
ışınlar boşluktaki dalgaları etkileyemediğinden, gece kısa dalga radyo
kanallarını yakalamak kolaylaşır.
Radyoyu etkileyebilen Güneş ışınlarının bir bilgisayar gibi mikroçipleri olan
beynimizi etkilemesi olası mıdır?.. Bu sorunun cevabı "evet" olmalıdır.
Gündüz Güneş'in manyetik alanından etkilendiği için, kozmik anlamları yeterince
değerlendiremeyen beynimiz, gece olduğunda yani Dünya sırtını Güneş'e
döndüğünde, daha verimli çalışmaya başlar ve iyi düşünebilir. Gün boyunca
çözemediği problemleri, üstesinden gelemediği meseleleri daha net biçimde
değerlendirir. Hatta hayal gücümüz de çok daha iyi çalışır. İşte bu sebeple,
pek çok düşünür, yazar, ilim adamı geceleri çalışmayı tercih etmiştir.
Aldıkları verimliliği tecrübe ile yakalayan çalışkan öğrenciler de derslerini
gece çalışır. Bütün bunların sebebi; geceleri Güneş'ten beynimize ulaşan parazit
dalgaların azalmasıdır...
Bizi ısıtan, daha fazla göründüğü yaz mevsiminin gelmesini dörtgözle
beklediğimiz Güneş, her şeyin canlılık sebebidir.. Tesirleri her yere ulaşır.
Dünya üzerindeki tüm canlılar hatta sular, maden ve bitkiler hayatiyetlerini ondan
alır. Çekim gücü ile planetleri, gök cisimlerini etrafında toplayarak bir sistem
meydana getirmiştir. Dünyanın merkez olduğu ve Güneş'in Dünya çevresinde
döndüğü inancı 1543 yılında Kopernik'in devrim yaratan ünlü eseri "De
Revolutionibus Orbium Caelestium"u yayımlamasıyla değerini yitirmiştir. Şu anda
Güneş, durgun bir ana yıldızdır. Uzak bir gelecekte, kendi bünyesindeki
değişiklik, her şeyin bir anlamda sonunu getirecektir.
Astroloji ilminde de, idrak, irade ve kudret anlamlarını
taşır. Bir yıldız haritasında kişinin Güneş'i, onun gücünü, etkileme
kapasitesini, kendine güvenini, başkalarını cezbedebilme yetisini gösterir. Beden ve
ışınsal yapısının temel enerji modelidir. Hersene bir kez, Güneş kendi burcunuzdan
geçer. O dönem, kişiler için yeni bir yıl gibidir. Bu enerji ile canlanır, yeni
başlangıçlar yapabilir, daha dikkat çekici olursunuz. Güneş'in karşıt burcunuza
gelmesi ise, enerji azlığına isteksizlik, yorgunluk, bıkkınlık gibi duygulara sebep
olur. Tembelliğe eğilim artar...
Bilindiği üzere, 21 Mart Nevruz günüdür. Bu günde Güneş Koç burcuna geçer.
Bir anlamda yeniliklerin başladığı, bitkilerin filizlendiği, canlılığın
arttığı, bereketlilik zamanıdır; ki bütün bunlar Güneş'in Dünya üzerinde
oluşturduğu etkilerin neticesidir.
Burada değineceğimiz önemli bir oluş da tutulum olayıdır. Güneş-Ay-Dünya
üçlüsünün birbirlerine karşı oluşan pozisyonlarına bağlı olarak Güneş
tutulması meydana gelir. Yeni Ay döneminde, Dünya ile Güneş arasına Ayın girmesi
ile Güneş tutulması gerçekleşir. Bu zamanda Ay, Güneş ve Dünya aynı doğrultuda
bulunur. Ay, Güneş enerjisini alarak kendi yönünden yansıtır. Bu durum, en az on
beş gün, çoğu zaman daha uzun bir süre etkilerini devam ettirir.
Astrolojik olarak Güneş tutulması; üzücü olayların tohumlarının atılması,
kriz ve bunalımların görülmesi, hayatımızda meydana gelecek değişikliklerin
yaratabileceği sıkıntılar, heyecan verici sürpriz gelişmeler, bilinçaltının
uyarılması sonucu sezgilerin artması gibi, canlıların davranışlarının da
farklılaşması söz konusudur... Tutulumlar; geçmişin yeniden canlanması, önceden
yaşanılan bazı şeylerin tekrar gündeme gelmesi anlamını taşır. Eğer doğum
haritanızdaki Güneş'inizin üstünde veya yakınında tam Güneş tutulması olursa,
eski konularla yeniden uğraşmaya, hoşunuza gitmeyen değişikliklere hazır olmanız
gerektiğine işarettir.
11 Ağustos 1999 Çarşamba günü, Aslan Burcu'nun 18. Derecesinde, Tam Güneş
Tutulması beklenmektedir. Dünyanın başka bazı bölgelerinde izlenmekle beraber, en
rahat Türkiye'den görüleceği yetkililer tarafından belirtilmektedir. Türkiye saati
ile 12:30 civarında İnigiltere'de başlayacak, saat 14:20'den itibaren Karadeniz'den
(Bartın) Güneydoğu'ya (Diyarbakır-Cizre) uzanan bir şeritte devam edecektir.
Millenium çağına girerken, asrımızın son Güneş tutulumunun hayırlı
olmasını, Ulusumuz ve Dünya barışına katkıda bulunmasını temenni eder, iyi
seyirler dileriz...
Ahmet F. Yüksel – Nuran Tuncel
Kaynakça:
Bilim ve Evren Gelişim Genel Kültür Ans.

|