|
Pluton’un Oğlak
burcuna geçmesi
ve önümüzdeki 16
yıl boyuncada bu
burçta kalacak
olması ülkemiz
açısından büyük
önem taşıyor.
Türkiye
Cumhuriyeti 1923
yılında ilan
edildiğinde
Pluton Yengeç
burcunda
ilerlemekteydi.
Burçlar kuşağı
Zodyak’taki
turunu 247 yılda
tamamlayan bu
gezegen, hangi
burçtan
geçiyorsa, o
burcun hassas
unsurlarını
dönüştürmeye
başlar, ölüm
kalım temalarını
ortaya çıkarır.
Pluton 1913-1914
yıllarında
Yengeç burcuna
geçti ve bu
tarih aynı
zamanda 1. Dünya
Savaşı’nın
başladığı zamana
denk gelir.
Şimdi aynı
gezegen bu
konumunun tam
karşısından
geçmektedir.
İlginç olan şu
ki, 29 Ekim 1923
tarihli
ülkemizin doğum
anına ait
haritada Yengeç
burcu
yükselmektedir
ve Pluton da
yükselen burçta
yer almaktadır.
Bir ülkenin
haritasında
yükselen burç
milli kimliği, o
ülkenin halkını,
özelliklerini ve
imajını çizer.
Ülkemizin
haritasında
Yengeç
yükselmesi bizim
vatana,
geleneksel
değerlere,
aileye ve
adetlere,
duygusal
korumacılığa çok
hassas biçimde
yaklaştığımızı,
güvenliğimizi
öne koyduğumuzu
gösteriyor.
Yükselen burçta
Pluton’un
varlığı ise, bir
ölüm kalım
savaşı
yaşadığımızı,
Osmanlı
İmparatorluğu’nun
küllerinden
yeniden
doğduğumuzu ve
bu ölüm kalım
savaşı içinde,
önemli travmalar
geçirdiğimizi de
yansıtmakta. Bu
kozmik görünüm
şimdi, Pluton,
ülkemiz
haritasındaki
burcun tam
karşına
geldiğinde,
yeniden muhasebe
edilmeye
başlanacaktır.
Söz konusu
yeniden ele alma
süreci bu yıldan
başlayarak
2014-2015
yıllarına kadar
artan biçimde,
dönüştürücü bir
baskı biçimini
alacaktır.
Pluton’un
geçtiği Oğlak
burcu ülkemizin
7. evinde yer
alıyor. Politik
astroloji
açısından bu ev,
bir ülkenin
diplomatik
anlaşmalarını,
partnerlerini ve
aynı zamanda
anlaşmazlıkları
ve açık
düşmanlıklarını
da temsil eder.
Kuşkusuz sözünü
ettiğimiz bu
uzun süreç
içinde,
diplomatik
partnerlerimiz
sayılan başta
ABD ve AB
dönüşüme
uğrayacaktır ve
bu dönüşüm zaten
yaşanan global
depresyon olarak
işlemeye
başlanmıştır.
Bunun ötesinde,
ülkemiz olumlu
anlamda,
kuruluşunda
yaşadığı
travmaları şimdi
daha farkında
biçimde ele
alabilir ve bu
korkularından
sıyrılarak,
diplomatik
alanda çok daha
aktif hale
gelebilir. Ancak
eğer ülke olarak
biz bunu aktif
biçimde
gerçekleştiremezsek,
bu kez Pluton
partnerlerden
gelecek baskı
ile,
manipülasyon
yoluyla
diplomasimizi
zorlamaya
başlayacaktır.
Geçmişe dayalı
senaryoların
terkedileceği,
dış politikanın
gerçekçi bir
biçimde revize
edileceği
yıllara doğru
ilerlemekteyiz.
Dostlar düşmana,
düşman
bellediklerimiz
yeni
işbirliklerine
girebilirler.
1914’ten sonra
ölüm kalım
savaşı ile
yaşanan süreç
şimdi çok daha
başka bir
boyutta ancak,
geçmiş temaların
devamı
niteliğinde
yaşanabilir. Tüm
bu göstergeler,
Yengeç burcunun
temsil ettiği
güvenlik, geçmiş
değerlere
duygusal
bağlılık,
hassasiyet ve
vatan
temalarının
diplomasi
konularında
dikkat çekici
biçimde
vurgulanacağını
gösteriyor.
Tarihi bir
dönüşümün, ilk
aşamasına doğru
ilerlemekteyiz.
Oğlak burcuna
ilerleyen
Pluton’un
getirdiği global
depresyon birkaç
yıl içinde,
2010’dan
başlayarak
siyasi sonuçlar
getirecek ve
dünya tarihine
daha agresif
tutumlar ve
liderler ortaya
çıkacaktır.
Ülkemiz de bu
süreç içinde,
kendi kimliğini
yeniden
tanımlamak
durumunda
kalacaktır. |