Cihazların Yaydığı Elektromanyetik Alanlardan Bigi Toplamak

 

Bu kavram bugün herkes tarafından biliniyor. Geçmiş dönemlerde haberlerde, filmlerde, çeşitli senaryolarla karşımıza çıktı. Bazen yarışmalar yapıldı; evin içine konan insanları kamera ve mikrofon yardımıyla günlerce izledik. Tabi ki bu göz göre göre yapılan bir gözlemdi. Bir de kullandığımız cihazların yaydıkları elektromanyetik alanlarından alınan bilgiler var.

Bunlar bilgisayar, telefon, cep telefonu, telsiz v.b gibi iletişim araçlarının çalışırken oluşturdukları elektromanyetik kirlilik de denilen bölümleridir. Cep telefonundan çıkan radyasyon diye adlandırılan dalgaların insan sağlığına zarar verdiği söylentilerini biliyorsunuz. Yani demek oluyor ki bu aletler çalışırken etrafa yaydıkları radyasyon dalgalarından haberdarız. Bunlar, aynı zamanda o cihazla ilgili bilgileri de barındırıyor.

Konu aslında uzun zaman öncesine, 1985’e dayanıyor. Bunu ilk duyduğumda çok şaşırdım, çünki o yıllarda bu teknoloji varsa ve biz bunu şimdilerde duyuyorsak, şimdi kullanılan teknolojilerden kesinlikle bihaberiz demektir. Konularımıza bir göz atalım.

TEMPEST (Transient ElectroMagnetic Pulse Emanation Standard - Geçici Elektro-Manyetik Darbe Oluşum Standardı)

Elektromanyetik kirlilik tartışmalarının bilinmeyen bir yönü de, kirlilikten yararlanmadır. TEMPEST diye uydurma bir sözcük ile anılan kirlilikten yararlanma, bilgi casusluğu ve istihbarat temeline dayanır. Madem ki, elektronik cihazlar, kablolarından ya da havadan istenmeyen elektromanyetik yayılıma neden oluyorlar, acaba bu yayılım kaydedilerek bilgiye ulaşmak olası mıdır? Sorunun yanıtı "evet"tir.

İstihbarat; hasım veya potansiyel rakiplere karşı yürütülen her türlü bilgi-veri toplama ve bunları değerlendirme çalışmalarına verilen addır. Veri-bilgi açık kaynaklar yoluyla elde edilebileceği gibi, gizli kaynaklardan da elde edilebilir. Günümüzdeki istihbarat veri ve bilgilerinin yarıdan fazlası açık kaynaklardan elde edilmekte. Yazılı ve görsel basın, kütüphane, bilimsel dergiler, uluslararası kongreler, hatta turistik geziler bile bilgi toplamanın açık kaynaklarını oluşturur. Özellikle internet ağı, günümüzde bilgiye en hızlı erişme yolu oldu.

İletişim istihbaratı, karşı tarafa ait alıcı ve vericiden oluşan iki nokta arasında uydu, mikro-dalga, radyo, telsiz, cep telefonu ve araç telefonu gibi araçlarla gerçeklenen haberleşme işaretlerinin aranması, yakalanması, izlenmesi, hatta şifrelerinin çözülmesi şeklinde tanımlanmıştır. Bu işlemler, doğrudan dinleme ile yapılabildiği gibi, karşı tarafın haberleşme devreleriyle ilişkilendirilen özel cihazlarla da gerçeklenir.

Elektronik istihbarat ise, karşı tarafa ait cihazların çalışırken istem dışı yaydıkları elektromanyetik dalgaların yakalanarak değerlendirilmesi etkinliğine verilen ad. Yani uzayda serbest halde bulunan istem dışı yayılmış elektromanyetik dalgaların analizinden bilgi ya da veri elde edilir. Bu en zorudur ve kapasite isteyen bir iştir.

Elektromanyetik Dinleme ve Güvenlik (EDG)
Bilgisayarınızın klavyesinden, ekranından, modem kablosundan ve daha nice yerinden yayılan elektromayetik salınımlar klavyede bastığınız tuşlara, ekranınızdaki görüntüye ve modeminizle bilgisayarınız arasında geçen bilgilere bağıntılıdır. Yeterli donanıma sahip herhangi biri bu ışınları bir veya iki kilometreye varabilen bir mesafeden kaydedebilir ve ekranınızda ne göründüğünü, klavyenizde ne girdiğinizi veya modeminizden ne geçtiğini bu ışınları işleyerek tekrar oluşturabilir.

Bu ışınların varlığından şüphe duyuyorsanız herhangi bir ucuz radyoyla bilgisayarınızın yaydığı 'parazitleri' çeşitli bantlardan (FM, kısa dalgalar, ...) rahatça duyabilirsiniz. Özellikle ekranınızdaki değişik görüntülerin nasıl değişik parazitlere yol açtığına dikkat ediniz. Bu 'parazit yayınları' anlaşılabilir işaretlere çevirmek sanıldığından çok daha kolaydır.

EDG`nin fiziksel açıklaması
Bütün elektronik cihazlarda işlenen işaretler doğrudan veya dolaylı olarak aletin içindeki bazı elektrik akımlarının şiddetine yansır. Bu değişken elektrik akımları ise onlara dolaylı olarak yol açan işaretlerin frekanslarında kaçak elektrik işaretlerine ve elektronmanyetik salınımlara yol açarlar. Bu kaçak işaretler çeşitli yollardan çevreye yayılır. Bu yollar şunlardır:

Havadan yayılan elektromanyetik salınımlar (veya radyoelektrik dalgalar)

Elektrik dağıtım veya telefon şebekesine elektrik gürültü olarak yayılan işaretler

Çeşitli kabloların yüzeylerinden iletilen elektromanyetik dalgalar

Bu yollardan özel anten, self gibi aygıtlarla elde edilen işaretler uygun bir işleme devresinden geçirilerek (filtreleme, şiddetlendirme, eksik kısımları yeniden oluşturma...) kullanılabilir şekile getirilir. Bu işaretleri işlemek için en uygun yol doğal olarak sayısal işaret işlemedir (ingilizce Digital Signal Processing). İşaretler yeterli kaliteye sahipse, ve radyasyonu yayan aletin çalışma prensibi bu işe uygunsa, örneğin bir bilgisayar ekranı durumunda, benzer bir bilgisayar ekranının girişine eşzamanlama (ingilizce synchronisation) işaretleri tekrar oluşturularak verilebilir. Değillerse, yüksek frekanslı ham işaret doğrudan sayısallaştırılıp software olarak dönüşümü gerçekleştirilebilir.

EDG’ nin tarihi
1985 yılında Hollanda PTT`sinde çalışan Win Van Eck isimli bir mühendis, 'Computers & Security' isimli dergide yayınladığı 'Video Görüntüleme Birimlerinin Elektromanyetik Işınımları: bir dinlenme tehlikesi mi ?' yazısıyla bilgisayar ekranlarının dinlenebilirliğini kanıtlamış ve normal bir televizyon alıcısına yapılan birtakım değişikler ve küçük bir ek devreyle video monitörlerin gorüntülerinini gösterebilecek bir EDG aygıtının planlarını da vermiştir. Bu yazı, kamuoyunun dikkatini EDG`ye çeken ilk yazıdır. Hollanda PTT`si bu ilk yazıdan sonra Van Eck`in konuyla ilgili bütün araştırmalarını “gizli” olarak sınıflandırmıştır.

Kamuoyunun konuya büyük ilgi duymasının sonucu birtakım firmalar ve popüler elektronik dergileri basit Van Eck alıcıları satmaya veya planlarını vermeye başlamışlardır. Ancak, bu alıcılar, görüntüleme için normal bir televizyon tüpü ve tarama devresi kullandıklarından, yüksek çözünürlüklü bilgisayar monitörlerinin yayınımlarını eksik bir şekilde gösteriyorlardı.

Ayrıca en azından, İngiltere ve Tunus`ta “televizyon vergisi”ni ödemeyen vatandaşları tespit etmek için mahallelerde Van Eck alıcılarıyla donatılmış araçların dolaştığı, yaygın söylentiler arasındadır. Basit bir spekülasyon yapacak olursak diyebiliriz ki bu yöntemle kimin ne zaman hangi televizyon kanalını izlediği de tespit edilebilir; bu da izlenme oranlarının oldukça hassas ve ucuz bir şekilde tespit edilmesinde kullanılabilir.

Elektromanyetik dinlemeden korunma
Elektromanyetik güvenlik, bir bilgisayarın veya herhangi bir elektrik-elektronik aygıtın çalışması esnasında yaydığı elektromanyetik ışınımların üçüncü bir kişi tarafından alınmasını veya elde edilen işaretlerin işlenerek sözkonusu elektrik-elektronik aygıtın işlediği bilgilere ulaşılmasını engellemektir. Elektromanyetik güvenlik yöntemleri şunlardır:

Kullanılan aletlerin sözkonusu açıkverici dalgaları yaymasını zırhlama, filtreleme gibi yöntemlerle engellemek.

Yayılan dalgalara gürültü ekleyerek anlaşılmaz kılmak veya aletlerin çalışma temelini değiştirerek yayılan işaretleri işlenen bilgiden arındırmak.

Birinci yöntemde ya doğrudan kullanılan elektronik malzemeler zırhlanır ve giriş-çıkışları filtrelenir veya zırhlı olması gerekmeyen aletler zırhlı odalarda kullanılır. Askeri ve diplomatik uygulamalarda genellikle ikinci yöntem kullanılır. Zırhlanacak odalar tamamen iletken bir maddeyle kaplanarak elektromanyetik yayılımları durdurucu Faraday kafesi oluşturulur. Odaların havalandırma girişlerine dalga kırıcı yansıtıcılar konur. Elektrik şebekesine olan bağlantılar açıkverici işaretlerin bulunabileceği frekansları kesen filtreler aracılığıyla yapılır. Bu tip odalar genellikle ses yalıtımına da tabi tutulur. Fiyatları epey yüksek olan bu tip odaların ayrıntılı planları İnternet`te bulunabilir. Elektromanyetik güvenlik TEMPEST güvenliği olarak da bilinmektedir. TEMPEST Teleiletişim sistemlerinden, bilgi işlem donatımından, kripto donatımından salımlanan elektromanyetik dalgalardan yetkisiz kişilerin bilgi çıkarsamalarını engelleyici güvenlik önlemlerinin tümüdür.

Türkiye`de TEMPEST
Türkiye`de ise ASELSAN`ın TEMPEST güvenliğiyle yakından ilgilendiği şüphe götürmez. Bazılarınız, iki-üç sene önce ÖSS-ÖYS sınav soru kitapçıklarının basıldığı matbaanın ASELSAN tarafından geliştirilmiş bir “elektromanyetik bulut” tarafından korunduğunu gazetelerde okumuşsunuzdur. Bu “bulutun” amacının matbaada çalışan personelin cep telefonu veya herhangi bir telsiz telefon aygıtıyla soruları dışarı aktarmasını engellemek olduğu söyleniyordu.

Herhalde bu bulutun, matbaada soru kitapçıkların hazırlanmasında kullanılan dizgi bilgisayarlarının, tarayıcıların veya yazıcıların elektromanyetik salınımlarını da örtmeye yaradığı söylenebilir. Bunun dışında, ASELSAN`ın kendi sitesindeki çeşitli askeri iletişim malzemeleriyle ilgili sayfalarında TEMPEST standartlarına uyan bilgisayarlar da var. Örnek olarak, DT-7251 Taktik Kontrol/Komuta Terminali (TAKTER-PC) 486DX2 tabanlı, TEMPEST ve EMI/RFI MIL-STD-461C standardlarına uyan bir PC (EMI/RFI, Electromagnetic Interference/Radio Frequency Interference yani Elektromanyetik ve Radyodalga Girişim demek). Türkiye`nin yurtdışı konsolosluk ve elçiliklerinde kripto aygıtları “Strong Room” adı verilen TEMPEST zırhlı odalarda çalışmaktadır. Joel McNamara`nın hazırladığı TEMPEST sayfasında çeşitli TEMPEST dinleme ve korunma cihazları satan şirketlerin sayfalarında linkler mevcut. Polis, gizli servisler, mafya ve büyük kuruluşların her türlü monitörle uyum sağlayabilen gelişmiş Van Eck alıcılarına sahip olduğu veya gerekliliğini hissettiği ilk anda olacağı şüphe götürmez. TEMPEST malzemeleri satan birçok firmanın web sayfası mevcuttur.

Bazı filmlerde görmüşsünüzdür, telefon direğine çıkan adamlar istedikleri kişinin telefonlarını dinleyebiliyordu. Bazıları da dinlenecek evin yakınına bir panelvan minibüs çekip kabloyla dinlemeye ihtiyaç olmadan, elektromanyetik dalgaları okuyarak yapabiliyorlar. Biraz daha gelişmişi de yakın bir daireyi tutup gizli bir bölmeden ilgili kişiyi izleyebiliyorlar, hatta hiç yerlerinden kımıldamadan direkt uydudan bağlantı kurulduğunu da görüyoruz. Globalleşme, etkisini bu tarafta da böyle gösteriyor anlaşılan. Herkesin herşeyi ortada aslında. Gizlilik, artık eskimeye başlayan bir kavram olacak gibi sanki.

Kaynak:
http://gsu.linux.org.tr/kripto-tr/kripto-link.html

 

Volkan Tolga
İstanbul - 26.04.2006
http://sufizmveinsan.com

volkantolga@hotmail.com

 


Üst Ana sayfa e-mail